WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2023/5169 E.  ,  2024/1689 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/2797 E., 2019/133 K.
SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle ve gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 12.05.2016 tarihli iddianamesi ile sanığın, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama ve kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme suçlarından cezalandırılması talep olunmuştur.
2. Bakırköy 32. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.04.2017 tarihli kararı ile sanığın, atılı suçlardan unsurları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.
3. Bakırköy 32. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.04.2017 tarihli kararına karşı katılan vekili tarafından, istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 23.01.2019 tarih, 2017/2797 Esas, 2019/133 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile,
A. Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına,
B. Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan ise 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri
Üzerine atılı başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunun başkası tarafından işlenmesine rağmen, eksik araştırma ile hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay, 0 850 *** ** 04 numaralı hattan aranan katılana "Türkiye İş Bankası Genel Müdürlüğü'nden aradıklarını, kredi kartından sigorta primi kesilmesine dair talimatın iptali için kredi kartı bilgilerine ihtiyaç olduğu" söylenerek, kredi kartı bilgileri ile katılanın cep telefonuna gelen şifrenin alındığı ve akabinde kartından 946,06 TL tutarında harcama yapıldığı iddiasına ilişkindir.
2. Türkiye İş Bankası A.Ş'nin 06.05.2016 tarihli yazısından; katılana ait İş Bankası 5406 **** **** 9507 numaralı kredi kartından, olay tarihinde, Ukrayna ülkesine ait Pujsc Fidobank Bankasının üye işyeri olan KRASNYI isimli iş yerinden, mail order yöntemi ile 3D şifre kullanılarak 946,06 TL harcama yapıldığı belirtilmiştir.
3. Katılanı arayan 0850 *** ** 04 numaralı telefonun yetkilisi sanık ... olan İkon İletişim Telekominikasyon A.Ş. adına kayıtlı olduğu belirlenmiştir.
4. Sanık savunmasında "0 850 *** ** 04 nolu hattı kullanarak asistanlık hizmetleri yapmakta olduğunu, katılanı tanımadığını ve dolandırılması olayıyla bir ilgisi olmadığını, adına tahsisli bu numarayı İzmir'deki şubesi tarafından kullanılan bir hat olduğunu beyan etmiştir.

IV. GEREKÇE
Tebliğname ve Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Dosyadaki olgular ve katılanın istikrarlı beyanları birlikte değerlendirildiğinde; olay tarihinde, 0 850 *** ** 04 numaralı hattan aranan katılana "Türkiye İş Bankası Genel Müdürlüğü'nden aradıklarını, kredi kartından sigorta primi kesilmesine dair talimatın iptali için kredi kartı bilgilerine ihtiyaç olduğu" söylenerek,katılana ait Türkiye İş Bankası A.Ş'den verilme 5437 **** **** 2864 numaralı kredi kartı bilgilerinin alındığı, akabinde bu bilgiler kullanılarak Ukrayna ülkesine ait Pujsc Fidobank Bankasının üye işyeri olan KRASNYI isimli iş yerinden, mail order yöntemi ile, 3D şifre kullanılarak 946,06 TL harcama yapıldığı, arayan numaranın sanık adına kayıtlı olduğu ve sanığın yetkilisi olduğu çağrı merkezi tarafından kullanıldığı sabittir.
Sanık her ne kadar "Çağrı merkezi yetkilisi olduğunu, ayrıca aramayı da kendisinin gerçekleştirmediğini, İzmir'deki şubesi tarafından bu hattın kullanılmış olduğunu" beyan ederek suçlamayı kabul etmemiş ise de, çağrı merkezi veya danışmanlık şirketi adı altında kurulan bir çok şirketin, şahıslar ile "Hediye kontör veya para puan kazandınız ya da kredi kart aidatı, sigorta masraf aidatı iadesi yapılacağı" gibi farklı sebeplerle şahıslarla iletişime geçerek, kişilerin iradelerini fesada uğratmak suretiyle kredi kart bilgilerini ve telefonlarına gelen 3D güvenlik şifrelerini edindikleri, daha sonra bu bilgiler ve şifreyi kullanarak karttan mail order yöntemi ile rıza dışı harcama yaptıkları, işlemleri genelde şifre ile yaparak ve harcama sonrası şahıslara küçük teknolojik ürünler, ASİST kart veya bir kısım belgelerin yer aldığı kargolar göndererek, yapılan işlemi yasal bir hizmet paket satışı şeklinde gösterdikleri, oysa ki mağdurlardan bilgilerin ve şifrelerin ele geçiriliş biçimi hileye dayandığından gerçek anlamda verilen bir rızadan bahsedilemeyeceği açıktır.
Nitekim Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) entegrasyon ekranından, sanığın benzer eylemleri nedeni ile açılmış derdest ve kesinleşmiş dava dosyaları incelendiğinde, sanığın yetkilisi olduğu şirketin bu şekilde faaliyet sürdürdüğü, keza harcamanın yabancı ülke menşeli iş yerinden yapılmış olmasının da faaliyetin yasal olmadığını kanıtlar nitelikte olduğu, ayrıca aramanın sanığın şirketinde çalışan ve onun emir ve talimatları doğrultusunda hareket ettiği kuşkusuz olan bir personel tarafından gerçekleştirilmesinin de sanığın cezai sorumluluğu açısından önem arz etmediği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin, sanığın eyleminin sabit olduğu yönündeki kabulünde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiş ve Tebliğnamedeki eksik araştırmaya ilişkin bozma düşüncesine de iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 23.01.2019 tarih, 2017/2797 Esas, 2019/133 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 32. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.02.2024 tarihinde karar verildi.