WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2023/5168 E.  ,  2024/688 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/44 E., 2016/77 K.
SUÇ : Parada sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usûl hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 04.07.2012 tarihli iddianamesi ile sanığın parada sahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.05.2013 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçtan hükmolunan 1 yıl 8 ay 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. İtiraz üzerine Ankara 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 13.09.2013 tarih ve 2013/789 Değişik İş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği ve bu tarih itibariyle de kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.

3. Sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde 22.10.2014 tarihinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesince ihbarda bulunulması üzerine, Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kurulan hüküm açıklanarak, 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi somut bir nedene dayanmamaktadır.

III.OLAY VE OLGULAR
Olay, taksi şoförlüğü yapan sanığın şikayetçi Çağlar'ın çalıştığı lokantanın önünde durarak 24,00 TL tutarında yemek alıp karşılığında 200,00 TL'lik sahte banknotu verdiği, para üstü olarak 176,00 TL'yi alarak aracına bindiği, akabinde katılan ...'a ait büfe önünde durup buradan 10,00 TL'lik alışveriş yapıp karşılığında yine sahte 200,00 TL verdiği, 190,00 TL para üstü alıp aracına döndüğü son olarak kollukta bilgi sahibi olarak dinlenen İ.K. adlı şahsın işyerine geldikleri, burada sanığın alış veriş yaptıktan sonra bedelini 200,00 TL ile ödemek istediği, ancak bu şahsın paranın sahteliğinden şüphelenerek almadığı, sanığın bu parayı da alıp oradan uzaklaştığına ilişkindir.

IV.GEREKÇE
Sanık hakkında hapis cezasıyla birlikte adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de; aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle bu husus bozma nedeni sayılmamıştır.
1. Sanığın aynı gün içerisinde ve kısa süreli aralıklarla iki ayrı iş yerinden düşük tutarlı alışveriş yaparak sahte 200,00 TL parayı tedavüle sürdüğü, şikayetçilerce teşhis edildiği olayda, üzerine atılı suçu işlediği sabit olduğuna dair Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. 22.05.2013 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında suç eşyasının müsaderesine karar verilmiş ise de; müsadere kararı güvenlik tedbiri olmakla birlikte hükmün bir parçası niteliğinde olup, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte verilen müsadere kararı da bu hükme bağlı olduğundan askıda bir karardır ve hüküm açıklanıncaya kadar hukuki sonuç doğurma yeteneği bulunmamaktadır. Bu nedenle adli emanette kayıtlı iki adet sahte paranın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine, 5320 sayılı Yasa'nın 17 nci ve Sahte Banknotların İncelenmesi ve Değerlendirilmesinde Uyulacak Usûl ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 16 ncı maddeleri uyarınca Merkez Bankasına gönderilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ve bu aykırılığın Yargıtay tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentde açıklanan nedenlerle Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.04.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükme "suça konu iki adet sahte 100 TL'nin 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine, 5320 sayılı Yasanın 17. ve Sahte Banknotların İncelenmesi ve Değerlendirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 16.maddeleri uyarınca Merkez Bankasına gönderilmesine" ibarelerinin eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine
24.01.2024 gününde karar verildi.