8. Ceza Dairesi 2023/51 E. , 2024/1192 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/972 E., 2021/1644 K.
SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz ret, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Katılan vekilinin yüzüne karşı tefhim edilen hükme yönelik süre tutum talepli dilekçe ile temyiz başvurusunda bulunulmasından sonra, ''5271 sayılı Kanun'un 295. maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçenin tebliğden itibaren (7) gün içerisinde verilmesi halinde temyiz talebinin incelenebileceği, aksi halde sebep yokluğundan temyiz talebinin reddedileceği.'' hususu ihtar olunarak gerekçeli karar tebliğ edilmesine rağmen, katılan vekili tarafından temyiz gerekçelerini içerir bir ek dilekçe sunulmadığı anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık hakkında verilen kararın; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükmüne göre temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve sanık müdafinin talebi yönünden reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.03.2018 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.03.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat kararı verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Ceza Dairesinin, 06.10.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu kabul edilerek sanık hakkında kurulan hükmün kaldırılmasına ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz isteği, somut bir nedene dayanmamaktadır.
2. Sanık müdafinin temyiz isteği, suça konu fiille sanığın bir ilişkisinin bulunmadığına, şirketin babası Ahmet tarafından işletildiğine, suçta kullanılan hattın fiilen sanık tarafından kullanılmadığına, atılı suçun unsurlarının gerçekleşmediğine, dosyada her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Dava konusu olay; olay günü mağdurun, inceleme dışı sanık ...'e ait çağrı merkezi bünyesinde kullanılan sanık ... adına kayıtlı hattan arandığı, telefondaki şahsın, mağdura sigorta borcu bulunduğunu, ödememesi halinde daha fazla ödeme yapması gerekeceğini söyleyerek iradesini sakatladıktan sonra kredi kartı bilgilerini temin ettiği, ardından mağdurun kredi kartından 1.200,00 TL değerinde harcama yapıldığı, sanık ...'in bu şekilde suça iştirak etmek suretiyle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü;
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığı kabul edilerek nitelikli dolandırıcılık suçundan beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık hakkında kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf talebi kabul edilerek, sanık hakkında kurulan hükmün kaldırılmasına ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Katılan vekilinin temyiz talebi yönünden;
5271 sayılı Kanun'un 294 üncü maddesinde düzenlenen, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.'' şeklindeki düzenleme gözetilerek katılan vekilinin temyiz dilekçesinde herhangi bir sebep göstermediği anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık müdafinin temyiz isteği yönünden;
Mağdurun aşamalardaki beyanları, sanık savunmaları, banka cevabi yazıları ve tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Bölge Adliye Mahkemesinin sanığın atılı suçu işlediğine dair kararında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş ve kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Katılan vekilinin temyiz talebi yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz isteğinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık müdafinin temyiz talebi yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Ceza Dairesinin, 06.10.2021 tarihli, 2020/972 E. sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!