8. Ceza Dairesi 2023/5001 E. , 2024/1639 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/998 E., 2020/630 K.
SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz
HÜKÜMLER : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama, Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Banaz Cumhuriyet Başsavcılığının 20.02.2018 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında başka suç ile birlikte hakkı olmayan yere tecavüz suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Banaz Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.11.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan 5 ay hapis cezası ve doğrudan verilen 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, verilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
3. Sanık müdafiinin, istinaf kanun yolu başvurusu üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 18.02.2020 tarihli kararı ile sanık hakkındaki hakkı olmayan yere tecavüz suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak yerine, sanığın üzerine atılı "hakkı olmayan yere tecavüz" suçunun unsurları gerçekleşmediğinden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatine, " bu suç yönünden yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına'' ibareleri eklenmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; lehlerine vekalet ücreti takdirinin gerektiği ile sınırlıdır.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; sanığın katılana ait 226 ada, 10 nolu parselin 8.70 m2 lik alanına bina yapmak suretiyle tecavüzde bulunduğu iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif neticesinde alınan Fen ve İnşaat Bilirkişi Raporları ile sanığın katılanın arazisine yönelik üzerine atılı hakkı olmayan yere tecavüz suçunu işlediği sabit görüldüğünden sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince "...Sanığın, 226 ada 8 parsel sayılı tapulu taşınmazına yaptığı evinin 8,70 metrekarelik kısmının katılanın kayınvalidesine ait 226 ada 10 parsel sayılı taşınmazına taşkın olduğunun yapılan keşif ile belirlendiği, ancak söz konusu yerde 03.01.2013 yılında yenileme kadastrosu çalışmaları yapıldığı, sanığın 226 ada 10 parsel sayılı taşınmaza tecavüzünün olmadığı zannıyla taşınmazına ev yaptığı biçimindeki savunmasının taşkın inşaatın 8,70 metrekare olduğu da gözetildiğinde -kaldı ki, yenileme kadastrosu öncesi ve sonrası taşınmazların yüz ölçümlerinde meydana gelen değişikliklerde göz önöne alınarak- aksinin kanıtlanamadığı dolayısıyla somut olayda suç kastından söz edilemeyeceği..." gerekçesiyle sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Temyizin kapsamına göre yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesince yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmıştır.
2. Ancak, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer verilen; ''Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.'' şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine hazine aleyhine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 18.02.2020 tarihli, 2019/998 Esas ve 2020/630 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hüküm fıkrasına; "Sanık kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 2.180,00 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden tahsili ile sanığa verilmesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Banaz Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!