8. Ceza Dairesi 2023/4968 E. , 2024/1609 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/187 Esas, 2023/572 Karar
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının 06.02.2012 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a,b,f) bentleri, 110 uncu maddesinin birinci fıkrası, 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ve hakaret suçundan dava açılmıştır.
2. Kahramanmaraş 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2014 tarih ve 2012/176 Esas, 2014/82 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; hakaret suçundan ise, sanığa yüklenen fiilin hakaret değil tehdit suçunu oluşturduğu, tehdit suçunun ise kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurunu oluşturduğu belirtilerek hakaret suçundan ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
3. Mahkemece verilen kararın sanık ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 21.12.2021 tarih, 2019/5169 Esas, 2021/23156 Karar sayılı ilamı ile, sanığın mağdurun kolundan tutarak zorla araca bindirmesinin ardından, araç içerisinde iken elindeki bıçağı sağa sola savurduğu ve mağdurun, bıçağın yüzüne gelmemesi için elini kaldırması nedeni ile elinden yaralandığına dair anlatımı ve bu beyanı destekleyen doktor raporuna göre, alıkoyma eylemi sırasında cebir kullanan sanık hakkında şartları oluşmadığı halde 5237 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanarak eksik ceza tayini; ve tekerrüre esas adli sicil kaydı bulunan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda 07.06.2022 tarih ve 2022/315 Esas, 2022/773 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a,b,f) bentleri, 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına;hakaret suçundan ise sanığa yüklenen fiilin hakaret değil tehdit suçunu oluşturduğu, tehdit suçunun ise kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurunu oluşturduğu belirtilerek hakaret suçundan ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
5. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 25.01.2023 tarihli ilamı ile, bozma ilamının ikinci bendinde belirtilen sanığın adli sicil kaydında yer alan Kahramanmaraş 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 30.10.2011 tarih ve 2009/964 Esas, 2009/1116 Karar sayılı ilamı nedeniyle tekerrür hükümlerinin uygulanmamış olması; ayrıca sanığın eyleminin kül halinde 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan cebir ve tehdit kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu; hakaret suçunun oluşmadığı, tehdit eyleminin ise kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru olduğu, ayrı bir suç olarak değerlendirilmeyeceği anlaşılmakla 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hüküm kurulması gerekirken eylemin bölünerek hakaret suçundan ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ayrı ayrı hükümler kurularak, 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırı davranılması gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.
6. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, Kahramanmaraş 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 10.10.2023 tarihli kararı ile, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanığın temyiz istemi;
Dosyanın tekrar incelenmesi gerektiğine, aynı cezanın verildiğine ilişkindir.
2. Katılan ... vekilinin temyiz istemi;
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan en üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, mağdure çocuğun babası ile husumetli olan sanığın, olay günü okul çıkışı, kimliği tespit edilemeyen arkadaşının sürücüsü olduğu araçla, mağdurenin yanına gelerek kolundan çekmek suretiyle zorla araca bindirmesi ve mağdureyi araç içerisinde bıçakla yaralaması ve bir süre araçta alıkoyduktan sonra serbest bıraktığı ve bu suretle atılı suçun işlendiği iddiasına ilişkindir.
2. 14.11.2011 tarihli, sanığın da imzanın bulunduğu canlı teşhis tutanağına göre, mağdure çocuk sanığı kesin olarak teşhis etmiştir.
3. Mağdure çocuk hakkında, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesinden alınan 16.11.2011 tarihli adli raporda, sağ el sırtında 4 cm uzunluğunda cilt yarası, sol el sırtında ise 0.2 cm büyüklüğünde cilt yarası bulunduğu , basit tıbbi müdahale ile giderilebileceği tespit edilmiştir.
4. 16.11.2011 tarihli yer gösterme tutanağına göre, mağdure olay günü sanığın kendisini araçtan indirdiği yerin adresini göstermiştir.
IV. GEREKÇE
Olaylar olgular bölümünde belirtilen hususlar ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kahramanmaraş 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.10.2023 tarihli, 2023/187 Esas ve 2023/572 Karar sayılı kararında sanık ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!