WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2023/4777 E.  ,  2024/1699 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/512 E., 2023/595 K.
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 17.07.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca dava açılmıştır.
2. Konya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2016 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 10.04.2023 tarihli kararı ile sanık müdafii tarafından temyizi üzerine atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğinden bozulmasına karar verilmiştir.
4. Konya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.07.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği;
Suçun yasal unsurları oluştuğu halde hatalı değerlendirme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, senedin yağması suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak katılan hakkında dava açılmasına sebebiyet vermesine ilişkindir.
2. Sanığın 12.05.2008 tarihinde Konya KOM Şube Müdürlüğüne, sekreter olarak çalışmakta olduğu iş merkezinde hırsızlık olaylarından dolayı işvereni olan katılanın kendisini sorumlu tutarak elinde kamera kayıtları olduğuna dair iddiada bulunup, kendisinden üç aydır 10 milyar para aldığı yönünde bir itirafname yazdırdığını ve sonra da dört adet senedi tehditle imzalattığını belirterek şikayetçi olduğu belirlenmiştir.
3. Katılan hakkında Adana (Kapatılan) 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.06.2013 tarihli ve 2009/17 Esas, 2013/154 Karar sayılı kararı ile "Tüm deliller, duruşma safhasında dinlenilen tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, müşteki Ö.Ö.'ye sanık N.A. tarafından izafe edilen hırsızlık fiilinin gerçekleştiği, sanığın eyleminin zararını karşılamaya yönelik olduğu kanaatine varıldığı, bu noktada bilgisayarda ele geçirilen tutanağın sonradan düzenlenmiş olduğu iddia edilmiş ise de, müştekinin de kabul ettiği itirafnamenin varlığı karşısında anılan tutanağın ehemmiyet arzetmemesi nedeni ile bu hususun üzerinde durulmadığı, bu aşamada 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin birinci fıkrası, açısından yapılan değerlendirmede müştekinin ifadesinde sanığa yönelik tehdit ve yaralama iddiasının yer almaması nedeniyle atılı suçun oluşmadığı, sanığın elde etmeye çalıştığı menfaatin haksız olmadığından şantaj suçunun da oluşmadığı" kanaatiyle sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5271 Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiş ve bu karar temyiz edilmeden 05.07.2013 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
4. a) Sanık hakkında Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 30.07.2013 tarihli kararı ile iftira suçundan, "şüphelinin savunmasında iddiaya konu olayın aynen daha önce anlattığı şekilde olduğunu, müştekiye yönelik herhangi bir iftira etmesinin söz konusu olmadığını, kendisine ve ailesine yapılan baskı nedeniyle sonradan şikayetinden vazgeçtiğini bildirerek suçlamayı kabul etmemiş olması, müşteki hakkındaki iddiaya konu olayla ilgili davanın halen Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/17 Esas sayılı dosyasında görülüyor olması, bahse konu mahkemeden gönderilen bilgi ve belgeler ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, yargılaması ağır ceza mahkemesinde halen devam etmekte olan bir olaydan dolayı iftira suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmayacağı anlaşıldığından" kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve bu karara karşı katılan vekilinin itirazı üzerine Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 27.11.2013 tarihli ve 2013/1749 Değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği,
b) Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 20.06.2014 tarihli ve 2014/902 Değişik iş sayılı kararı ile iftira suçundan kamu davası açılabilmesi için yeni delil bulunduğu gerekçesiyle itirazın reddine dair kararın kaldırılmasına karar verilmesi üzerine Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 17.07.2014 tarihli ve 2014/17081 Soruşturma, 2014/11454 Esas sayılı İddianamesi ile 30.07.2013 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesinden sonra Adana (Kapatılan) 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/17 Esas sayılı dosyasının sonuçlanarak katılan hakkında beraat kararı verilmesinin yeni delil sayılarak sanık hakkında iftira suçundan dava açıldığı belirlenmiştir.
c) Sanık hakkında Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 15.07.2014 tarihli kararı ile hırsızlık suçundan zamanaşımı nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği belirlenmiştir.
5. a) Dosyada fotokopisi mevcut "itirafımdır" başlıklı sanık tarafından imzalanan belge içeriğinde, "Ağustos 2004'ten beri O. İnş. N.A.'nın sekreterliğini yapmaktayım. Bulunduğum şartlar ve borçlarım nedeniyle bir çıkmaza girmiştim ve miktarını tam olarak hatırlayamadığım bir miktar parayı Nusret Bey'in haberi olmadan çantasından aldım. 3 aydır yaklaşık 10 milyar parayı aldım. Bunları keyfi ihtiyaçlarım için değil, hacizde olan borçlarıma harcadım. Şu an diyecek bir şeyim yok. Sadece ekmeğini yediğim ve haketmediğini düşündüğüm patronum N.A.'dan özür diliyorum. Çok pişmanım" şeklinde ifadenin yazılı olduğu belirlenmiştir.
b) Dosyada fotokopisi mevcut "tutanaktır" başlıklı katılan ve diğer bir kısım işyeri çalışanları tarafından birlikte imza altına alınan tutanakta "02.02.2005 tarihine kadar şirketimizde çalışan Ö.B.'nin N.A.'ya ait çantadan gizlice aldığı ve daha sonra yaptığı hırsızlığı itiraf ettiği ve paranın bir kısmını koyduğu yeri itiraf ettiği üzere, almış olduğu paranın aşağıda belirtilen kadarını, D. İş Merkezi 3. kat mutfağında buzdolabının yanında bulunan açık peçete destesinin arasında bulduk ve el değmeden zapt- u rapt altına aldık. İş bu tutanak tarafımızdan imzalanmıştır. 6 X 50 TL ve 1 X 500 Euro" ifadesinin yazılı olduğu belirlenmiştir.
c) Sanığın Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesine hitaben yazdığı 27.10.2010 tarihli dilekçesinde, kolluğun yönlendirmesiyle ve maddi anlamda kızgın olması nedeniyle katılan hakkında bir takım abartılı ifadelerde bulunduğunu, katılanın kendisine fiziki baskı, cebir ve şiddet uygulamadığını, kendi iradesi ile senetleri verdiğini ifade ettiği belirlenmiştir.
d) Tanık olarak beyanlarına başvurulan A.R.B., Y.A., H.A.'nın tutanak içeriğini doğruladıkları, D.M.D.'nin, şirkette çalıştığı sırada sanığın katılana yönelik hırsızlık eylemi nedeniyle işyerinden kovulduğuna şahit olduğunu, A.E.'nin sanığın hırsızlık olayından dolayı işyerine alınmaması talimatı verildiğini, ifade etmişlerdir.

IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinde düzenlenen iftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekmektedir. Suçun oluşabilmesi için failin 5271 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinde belirtilen yetkili makamlara müracaat etmesi gerektiği, dava konusu olayda sanığın, yetkili makamlara bir müracaatı olmayıp katılan hakkında yürütülen soruşturma kapsamında kolluk tarafından beyanına başvurulduğu, Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.08.2018 tarihli ve 2015/312 Esas, 2018/209 Karar sayılı, 26.06.2020 tarihinde kesinleşen kararın gerekçesinde de bu hususun "üzerinden seneler geçtikten sonra dönemin kolluk görevlilerince yönlendirme yoluyla alınan ifadeler sonucunda N.A.'nın Ö.Ö.’e zorla senet imzalatma konusu yani yağma suçu haline dönüştürüldüğü ve bunun da N.A. tarafından kurulduğu iddia edilen örgütün cebir, şiddet ve tehdit boyutu olarak lanse edildiği" şeklinde açıklandığının anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin suç işlemediğini bildiği kimselere suç isnadı biçiminde olmadığı, iftira suçunun unsurları itibariyle oluşmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Konya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.07.2023 tarihli, 2023/512 Esas ve 2023/595 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.02.2024 tarihinde karar verildi.