8. Ceza Dairesi 2023/4713 E. , 2024/1122 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/946 E., 2023/3249 K.
SUÇ : Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının 22.11.2021 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında iftira, başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Karşıyaka 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.12.2022 tarihli kararı ile, sanığın başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 07.06.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesinin hükmün kaldırılmasına, sanığın başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın suç işleme kastı olmadığına, kararın hakkaniyete, usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın parmak izi incelemesi yapılmadan önce gerçek kimliğini beyan ettiğine,
2. Sanığın temyiz isteği, lehe hükümlerin uygulanmasına, kararın bozulmasına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Dava konusu olay, olay günü sanığın üzerinde uyuşturucu madde bulunması üzerine kolluk görevlilerine kardeşi olan mağdura ait kimlik bilgilerini beyan ettiği iddiasına ilişkindir.
2. Mahkemece olay günü üzerinde uyuşturucu madde ile yakalanan sanığın işlediği suç nedeniyle hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla kardeşi mağdur ...’ye ait kimlik bilgilerini polis memurlarına beyan etmesi şeklindeki eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı kabulü ile sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde, sanığın olay gecesi kendi ismi yerine abisinin ismini kolluk görevlilerine söylemesi üzerine kolluk tarafından düzenlenen 08.10.2021 tarihli tutanağı abisi mağdurun ismi ile imzalamış olmakla üzerine atılı suçun tamamlandığı kabulü ile ilk derece mahkemesince teşebbüs hükümlerinin uygulanması isabetsiz görülmüştür.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükümde, olay günü üzerinde uyuşturucu madde ile yakalanan sanığın işlediği suç nedeniyle hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla görevli memurlara kardeşi mağdur ...’ye ait kimlik bilgilerini beyan ettiği, kolluk tarafından düzenlenen 08.10.2021 tarihli tutanağı abisi mağdurun ismi ile imzaladığı anlaşıldığından, sanığın unsurları oluşan atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Sanığın gerçek kimliğinin parmak izi araştırma sonucu tespit edildiği anlaşıldığından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 269 uncu maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında ve sanığın suç işleme eğilimi, kasıtlı suçlardan mahkumiyeti, suçun işleniş şekli ve özellikleri, bir daha suç işlemeyeceğine dair olumlu kanaat oluşmadığından, hükmedilen hürriyeti bağlayıcı cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmemesinde, ertelenmemesinde ve verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 07.06.2023 tarihli sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Karşıyaka 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!