WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2023/4450 E.  ,  2024/1668 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/866 E. 2023/662 K.
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığının 18.06.2012 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.
2. İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.06.2013 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve bu hükmün 12.03.2015 tarihli karar ile açıklanıp hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
3. İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.03.2015 tarihli kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine ihbara konu suç ile ilgili uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığının araştırılması ve gerekçesiz şekilde hüküm kurulması nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.06.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği;
Suç sübut bulmadığı halde eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın mağduru cebir kullanmak suretiyle zorla alıkoyduğu iddiasına ilişkindir.
2. Mağdurun aşamalarda, eski erkek arkadaşı olan sanığın arkadaşı İrem ile birlikte iken bir araçla yanında durup kendisini kolundan tutarak zorla araca bindirdiğini, arkadaşı İrem'in de kolundan tutması nedeniyle onun da arabaya binmiş olduğunu, araçta başka arkadaşlarının da bulunduğunu, İrem ile birlikte hepsini araçtan indirip aracı önce Şile otobanından Ataşehir'e doğru sürdüğünü, orada aracı bir yere bırakıp taksi ile Ümraniye'de bir pansiyona gittiklerini, annesine gitmek istediğini söyleyince kendisini darp ettiğini, sabah olunca kaçmak isteyince de sanığın kendisini fark edip saçından tutup darp ettiğini, ancak sonra rızası ile kaçtığını annesine söyleyeceği konusunda onu ikna edince annesi ile buluştuklarını ve sanığın bir ara araçtan inmesini fırsat bilerek kaçtıklarını ifade ederek şikayetçi olduğu belirlenmiştir.
3. Üsküdar Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 06.06.2012 tarihli raporu ile mağdurun sağ dizinde 3 x 2 cm'lik meydana gelen sıyrık izinin basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde hafif nitelikte olduğu belirlenmiştir.
4. a) Mağdurun annesi Mine aşamalarda, İrem'in kızının zorla kaçırıldığını haber verdiğini, kızı ile ilk görüştüğünde ağlayıp kendisini kurtarmasını istediğini söylediğini, ikincisinde ise rızası ile kaçtığını söylediğini ancak durumu anladığını, ikna etmek suretiyle sanık ve kızı ile bir yerde buluştuklarını, sanığı ikna ettikten sonra yanından ayrıldıklarını,
b) Mağdurun arkadaşı İrem aşamalarda, mağdurun zorla sanık tarafından kolundan tutularak araca bindirildiğini, ancak kendisine yönelik bir eyleminin olmadığını,
c) Mağdurun arkadaşı Cemre kollukta, sanığın mağdurun saçından tutarak zorla araca bindirildiğini ifade ettiği, kovuşturma aşamasında ise olay yerinden uzakta olduğu için öyle gördüğünü, daha sonra Merve'nin kendisine zorla kaçırılmadığını söylediğini,
d) Sanığın arkadaşı Burak'ın aşamalarda, mağdurun ve arkadaşının kendi rızasıyla araca bindiklerini, zor kullanma olmadığını ifade ettiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu cinsel amaçla işlediği halde, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Mağdurun aşamalardaki anlatımları, bu anlatımları destekleyen bir kısım tanık beyanları, doktor raporu ve dava dosyasındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın mağduru cebir uygulamak suretiyle zorla araca bindirip bir süre alıkoyduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
4. Bozma öncesi verilen ve sanık müdafii tarafından temyiz edilen hükümde, hükmolunan hapis cezasının ertelendiği gözetilmeden, bozma kararından sonra erteleme hükümleri uygulanmayarak 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son hükmü uyarınca kazanılmış hak kuralının ihlal edilmesi dışında sanık hakkında kurulan hükümde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (4) numaralı bendinde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.06.2023 tarihli kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümden lehe hükümlerin uygulanmamasına yönelik (7) ve (8). fıkralarının çıkartılarak sonuç cezanın belirlendiği üçüncü fıkradan sonra gelmek üzere "1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son hükmü gereğince sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek, verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, aynı Kanun maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 2 yıl denetim süresi belirlenmesine, denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlenmeden veya uzman kişi görevlendirilmeden geçirilmesine," ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.02.2024 tarihinde karar verildi.