8. Ceza Dairesi 2023/4312 E. , 2024/1635 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/791 E., 2023/1234 K.
SUÇ : 6136 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyet hükmü kaldırılarak sanığın beraatine hükmedilmek suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının 07.01.2021 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunu'nun (6136 sayılı Kanun) 12 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen suçtan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.11.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen suçtan dolayı 10 ay hapis cezası ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusu üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 30.03.2022 tarihli kararı ile "...somut gerçeğin hiçbir şekilde kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması bakımından suç tarihinde sanığın, tanık Nurullah'ın da çalıştığı ve olayların çoğunlukla cereyan ettiği Emir Otel isimli yerde konakladığı, aynı otelde tanık Nurullah ile birlikte çalışan Hakan ve Gökhan isimli şahısların kimlik ve adres bilgileri tespit edilip olayla ilgili bilgi ve görgülerinin bulunup bulunmadığı hususunda beyanları alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bölge Adliye Mahkemesinin bozma ilamı sonrası seri muhakeme usulüne göre işlem yapılmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen dosyada seri muhakeme usulünün uygulanamaması üzerine yapılan yargılamada, Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.04.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen suçtan dolayı 10 ay hapis cezası ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusu üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 14.07.2023 tarihli kararı ile duruşma yapılmaksızın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280 inci maddesi birinci fıkrası (a) bendi uyarınca düzeltilmesi mümkün olduğundan, hükmün müsadere maddesi hariç bütünüyle yerinden çıkartılarak yerine "sanığın atılı suçu işlediği sabit olmadığından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,..." maddesi eklenerek dosyanın hükmü veren İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmesine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanık ile beyanı alınan tanığın arasında husumetin bulunmadığına, dosya içerisinde tanığın sanığa cürüm atfetmesini gerektirecek somut delil bulunmadığına, beyanlarının alınması istenen Gökhan ve Hakan isimli tanıkların da yöntemince araştırılmalarının gerektiğine, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kanuna ve usule uygun olmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; motorsiklet ile kamyonetin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesi olay yerine gelen kolluk ekiplerince 0716-0018 seri numaralı Pietro Beretta Gardone marka ruhsatsız tabancanın bulunması nedeniyle başlatılan soruşturma işleminde, kazaya karışan motosiklet sürücüsü ...'in, suça konu tabancanın kendisine ait olduğunu ve sanık ...'dan 3.200,00 TL karşılığında satın aldığını beyan etmesi üzerine sanığın 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Aydın Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğince düzenlenen 16.10.2019 tarihli uzmanlık raporunda, tabanca ve fişeklerin 6136 sayılı Kanun kapsamındaki vahim nitelikte olmayan silah ve fişeklerden olduğu, şarjörün ise 6136 sayılı Kanun kapsamında olmadığı belirtilmiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
İlk Derece Mahkemesince "...sanığın çelişkili savunması, sanık ve tanığın aralarında herhangi bir husumet bulunmadığına ilişkin karşılıklı beyanlar, tanığın sanığa iftira atmasını gerektirecek bir sebebin dosya kapsamında bulunmaması ve sanık ile ilgili olarak ayrıntılı beyanlarda bulunması hususları, kolluk kuvvetleri tarafından tanzim edilen tutanaklar, adli ve kriminal raporlar ile dosya kapsamında bulunan diğer deliller hep birlikte değerlendirildiğinde, sanığın tanığa suça konu silahı para karşılığında sattığı.." gerekçesiyle ve ''eylemin kişisel gereksinime dayalı bireysel satış'' niteliğinde olduğunun kabulü ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen suçtan dolayı cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince "...Tüm aşamalarda inkara dönük ve tutarlı sanık savunmalarına mukabil atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair tanık Nurullah'ın atfı cürüm niteliğindeki beyanlarından başka her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı..." gerekçesiyle sanığın atılı suçu işlediği sabit olmadığından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden;
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
B. Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden;
Dosya kapsamı, sanığın aşamalardaki savunmaları, tanık Nurullah'ın beyanları, olay yeri görgü tespit tutanağı, kriminal uzmanlık raporları, HTS kaydı, Bölge Adliye Mahkemesi bozma ilamı, araştırma tutanağı ve dava dosyasındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Bölge Adliyesi Mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının tanık N.D'nin beyanlarının dikkate alınabileceğine, dinlenmeyen tanıkların yöntemince araştırılması gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 14.07.2023 tarihli kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.02.2024 tarihinde karar verilmiştir.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!