8. Ceza Dairesi 2023/4257 E. , 2024/1796 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/695 E., 2023/389 K.
SUÇ : Parada sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.12.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.04.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında sahte olduğunu bilmeden kabul ettiği parayı bu niteliğini bilerek tedavüle koyma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 197 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ve 53 nci maddesi uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. İlgili kararın, sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (8). Ceza Dairesinin 06.10.2022 tarihli ve 2020/9149 Esas, 2022/13664 Karar sayılı kararı ile "... sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 197/1. madde ve fıkrasında tanımlanan suçu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir, tartışma ve davaya bakma görevinin, anılan maddedeki hapis cezasının üst sınırına göre 5235 sayılı Yasanın 12. maddesi uyarınca Ağır Ceza Mahkemesine ait bulunduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı biçimde hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğu..." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozmaya uyularak yapılan yargılamada; İstanbul Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesi 08.06.2023 tarihli kararıyla sanık hakkında parada sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 197 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 inci maddesinin ikinci fıkrası, 54 üncü maddesi, 58 inci maddesinin birinci fıkrası, altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl hapis ve 5 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına ancak öncesinde sanık aleyhine temyiz olmaması nedeni ile kazanılmış hakkı saklı tutularak sanığın 4 ay hapis cezası olarak infazına ve 54 üncü maddesi uyarınca sahte banknotun müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; kendisinin vermiş olduğu gerçek paranın, sahte para ile değiştirme ihtimalinin bulunduğuna, üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin iddianın şüphede kaldığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay, dövme ustası olan sanığın olay günü Cemre Bitkisel Ürünler isimli işyerinden 20,00 TL değerinde bir adet güneş yağı aldığı, karşılığında mağdura 200,00 TL'lik sahte banknot vermek suretiyle sahte parayı tedavüle sokarak atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Türkiye Cumhuriyeti ... İstanbul Şubesi'nin sahte banknot inceleme ve değerlendirme raporunda, ele geçirilen banknotun sahte olduğu, aldatma kabiliyetinin olduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı, para destesi veya paketi içinde yer alması durumunda sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olmadığı, uzmanlarca veya veznedarlar gibi para işinin bir parçası olan insanlarca sahte olduğunun anlaşılacağı belirtilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesince, Dairemizin 06.10.2022 tarihli ve 2020/9149 Esas, 2022/13664 Karar sayılı bozma ilamına uyularak karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Mağdurun beyanları, ... raporu ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın muhafaza ettiği sahte paraları düşük tutarlı alışveriş yapmak suretiyle tedavüle koyduğunun anlaşılması ve ayrıca bu suç tarihi öncesinde de başka bir şahısla birlikte yine sahte paralarla alışveriş yaparlarken yakalandıklarının anlaşılması karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde isabetsizlik görülmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
2. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, bozmadan önce verilen ve yalnızca sanık tarafından temyiz edilen Mahkemenin, 01.04.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin 1 inci ve 2 nci fıkraları ile 3 üncü fıkrasının 1 inci cümlesinin uygulanmasına hükmedildiği, aleyhe temyiz olmaması nedeniyle bu durumun 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanık lehine kazanılmış hak oluşturduğunun gözetilmemesi dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.06.2023 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına sonuç cezanın belirlendiği bölümden sonra gelmek üzere "Sanık hakkında Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararından sonra oluşan duruma göre ve 15.04.2020 gün ve 13100 sayılı Resmi Gazetede aynı gün giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde yapılan değişiklik nazara sanık hakkında, TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. Fıkrasının uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi, hükmün (5) nolu maddesinde yer alan "anlaşılmakla" ibaresinden sonra gelmek üzere "1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca" ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.02.2024 tarihinde karar verildi
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!