8. Ceza Dairesi 2023/4208 E. , 2023/10436 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/653 E., 2019/340 K.
SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 30.09.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.02.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan beraat kararı verilmiştir.
3. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, duruşma açılarak verilen, 13.02.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanın istinaf başvurusu kabul edilip, hüküm kaldırılarak, sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın temyiz isteği, somut bir nedene dayanmamaktadır.
2. Sanık müdafiinin temyiz isteği, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, mağdurun beyanlarının çelişkili olduğuna, sanığın mahkumiyeti için dosya kapsamına göre her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca beraat kaarrı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre, dava konusu olay, müştekinin olay günü sanığa ait "... Danışmanlık" unvanlı şirketin kullanımında olan telefon numarası ile aranarak kredi kartı aidatlarının geri ödeneceği, bunun için kredi kartı bilgilerinin gerektiği söylenip, müştekiye ait kredi kartı bilgileri ele geçirildiği, sonrasında, onun bilgisi ve rızası olmaksızın 300,00 TL harcama yapıldığı, bu suretle başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan beraat kararının, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılarak sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Olayın intikal şekli ve zamanı, müştekinin aşamalardaki beyanları, sanığın aşamalardaki birbiri ile çelişkili savunmaları, banka cevabi yazıları, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi içeriği, mağdur ile yapılan ikinci görüşmenin ses kaydına ilişkin 02.02.2015 tarihli CD çözüm tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın somut bir nedene dayanmayan ve sanık müdafiinin, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, mağdurun beyanlarının çelişkili olduğuna, sanığın mahkumiyeti için dosya kapsamına göre her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca beraat kaarrı verilmesi gerektiğine yönelik temyiz talebi yerinde görülmemekle, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 13.02.2019 tarihli ve 2018/653 Esas, 2019/340 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.12.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!