8. Ceza Dairesi 2023/4180 E. , 2024/4582 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/365 E., 2023/203 K.
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, silahla tehdit
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanıklar müdafiilerinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul (Anadolu) Cumhuriyet Başsavcılığının 08.02.2019 tarihli iddianamesiyle sanıklar ..., ..., ... hakkında başka suçlarla birlikte silahla tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul Anadolu 59. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.12.2021 tarihli kararı ile sanıklar ..., ..., ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bendi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca 8 yıl hapis cezası ile mahkumiyetlerine, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, silahla tehdit suçundan 5271 sayılı Kanun' un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 07.02.2023 tarihli ve 2023/365 Esas, 2023/203 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekili ve sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, eksik inceleme ve yetersiz araştırma ile hüküm kurulduğuna, sanığı atılı suçu işlemediğine, şüphe üzerine karar verildiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanmadığına, atılı suçun birden fazla kişi ile birlikte, silahla işlendiğine dair katılanın yanlı beyanı dışında delil bulunmadığına, alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir sebep bulunmadığına, lehe olan takdiri indirim hallerinin gözetilmediğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Sanıklar... ve ... müdafiinin temyiz sebepleri; eksik ve hatalı hüküm verildiğine, masumiyet karinesi ve şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, sanıklar hakkında yeterli olmayan gerekçe ile alt sınırın üzerinde ceza verildiğine, sanıkların atılı suçu işlediğine ilişkin somut ve her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına, katılan beyanlarının çelişkili olduğuna, katılanın iftirada bulunduğuna, sanıkların savunma hakkının kısıtlandığına, re'sen gözönünde bulundurulacak sebeplerle kararın bozulması sanıkların beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
3. Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanıklara üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, sanıkların, silahla ve birden fazla kişi tarafından tehdit kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan teşdiden cezalandırılmaları gerektiğine, sanık ...' un evinde ele geçen katılanın imzasını haiz senedin müsaderesine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanıkların olay tarihinde fikir birliği içerisinde ve iştirak halinde hareket ederek müşteki Ufuk'u kendi araçlarına bindirip araç içerisinde ve durdukları boş alanda darp ettikleri, cebir ve şiddet kullanarak ve silahla tehdit ederek kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü;
İlk derece mahkemesince; "...sanıkların üzerine atılı Birden fazla kişi tarafından Cebir Tehdit veya Hile Kullanarak Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçunu ayrı ayrı işledikleri iddia, iddiayı doğrulayan doktor raporu, beyanlar ve tüm dosya kapsamından anlaşılmış olmakla sanıkların cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir..." şeklindeki değerlendirmeyle sanıkların üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri sabit kabul edilerek mahkumiyetlerine karar verilmiş, silahla tehdit suçunun kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun nitelikli halleri kapsamında kaldığı, ayrıca suç oluşturmadığı şeklindeki değerlendirmeyle silahla tehdit suçundan beraat kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü;
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı kabul edilmiş ve istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Mağdur ... vekilinin, sanıklar hakkında silahla tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemi yönünden;
Mağdur ...' un, hükümden sonra 27.03.2024 havale tarihli dilekçesi ile sanıklar hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini bildirmesi karşısında, mağdurun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının olmadığı, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanıklar hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla mağdur vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanıklar ... ve ... müdafiinin, sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemleri yönünden;
1. Dava dosyası içeriği, mağdur anlatımları, mağdur anlatımlarını doğrulayan doktor raporu, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, sanıkların savunmaları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanıkların davaya konu eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin ilk derece mahkemesinin kabulünde isabetsizlik görülmediği, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafiinin, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, eksik inceleme ve yetersiz araştırma ile hüküm kurulduğuna, sanığın atılı suçu işlemediğine, şüphe üzerine karar verildiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanmadığına, atılı suçun birden fazla kişi ile birlikte, silahla işlendiğine dair katılanın yanlı beyanı dışında delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanık ... müdafiinin, eksik ve hatalı hüküm verildiğine, masumiyet karinesi ve şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin somut ve her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına, katılan beyanlarının çelişkili olduğuna, katılanın iftirada bulunduğuna, sanığın savunma hakkının kısıtlandığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Mahkemesince gerekçesi gösterilmek suretiyle temel hapis cezasında teşdit uygulandığından, ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 61 inci maddeleri uyarınca birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği durumlarda temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle tayin edilmesi gerektiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve sanıklar müdafiilerinin bu hususa ilişkin temyiz sebebi reddedilmiştir.
3. 5237 sayılı Kanunun 62 nci maddesinde belirtilen hususlar gözönünde bulundurularak sanıklar hakkında takdiri indirim uygulanmadığı anlaşılmakla hükümde bu hususta hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sanık ... müdafiinin, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemi yönünden;
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 08.02.2019 tarihli iddianamesinde talep edilmediği halde ek savunma hakkı tanınmadan sanık ... hakkında, daha fazla ceza tayinini gerektiren 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının ve bu fıkranın (a) ve (b) bendinin uygulanması sureti ile 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesine aykırı olarak sanığın savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Mağdur ... vekilinin temyiz istemi yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle mağdur vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yönünden,
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 07.02.2023 tarihli ve 2023/365 Esas, 2023/203 Karar sayılı kararında sanıklar ... ve ... müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
C. Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden;
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 07.02.2023 tarihli ve 2023/365 Esas, 2023/203 Karar sayılı kararının başkaca yönleri inclenmeksizin 5271 sayılı Kanun' un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği Tebliğname' ye aykırı olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul Anadolu 59. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2024 tarihinde karar verildi.
...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!