8. Ceza Dairesi 2023/3894 E. , 2024/5278 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1694 Esas, 2023/146 Karar
SUÇ : Halkın bir kesimini sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen bozma üzerine hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 14.03.2019 tarihli iddianamesiyle sanık ...'nın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 216 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen halkın bir kesimini sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama suçundan cezalandırılması, cezasında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince artırım yapılması ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Diyarbakır 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2019 tarihli kararıyla; sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 216 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 43 üncü maddesi gereğince 7 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
3. Diyarbakır 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2019 tarihli kararının sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine; Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 26.05.2021 tarihli kararıyla "basit yargılama usulünün tartışılması" gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4. Diyarbakır 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.07.2021 tarihli kararıyla; basit yargılama usulünün takdiren uygulanmamasına ve sanığın 5237 sayılı Kanun'un 216 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile 43 üncü maddeleri gereğince 7 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
5. Sanık müdafiinin Diyarbakır 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.07.2021 tarihli kararını istinaf etmesi üzerine; Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 27.04.2022 tarihli kararıyla "savcılık mütalaası alınmadan hüküm kurularak sanığın savunma hakkı kısıtlandığından" bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
6. Diyarbakır 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2022 tarihli kararıyla bozma ilamına uyularak sanığın 5237 sayılı Kanun'un 216 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile 43 üncü maddeleri gereğince 7 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
7. Diyarbakır 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2022 tarihli kararının sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 07.04.2023 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
8. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.10.2023 tarihli ve 8-2023/51044 sayılı, temyiz ret görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; kararın esas ve usul açısından hukuka aykırı olduğuna ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Dava konusu olay; sanığın FACEBOOK isimli sosyal medya paylaşım sitesinde, 22.08.2016 tarihinde "Kürt ölmesin türkün cani cehenneme" şeklinde; 15.11.2016 tarihinde "P*s müslümanlar" şeklinde paylaşımlar yapmak suretiyle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Sanık tüm aşamalarda ''Facebook hesabı bana aittir ve bu hesabın şifresi de bulunmaktadır ancak paylaşımları ben yapmadım. Olayın meydana geldiği dönemde internet kafe işletiyordum ana bilgisayarımda facebook'u açık olarak bıraktığım dönemde olmuştur. Ayrıca telefonumda masanın üzerindeydi. Telefonum üzerinden giriş yapıldığında şifre istememekteydi. Paylaşımlar internet kafede bulunan şahıslar tarafından yapılmıştır. Paylaşımın kimin yaptığını bilmiyorum suçlamayı kabul etmiyorum'' şeklinde savunma yapmıştır.
3. İhbar üzerine başlatılan soruşturma kapsamında yapılan açık kaynak araştırmasına göre; sanığın kimliği tespit edilmiştir.
4. İlk derece mahkemesince sanığın savunması hayatın olağan akışına aykırı değerlendirilerek; atılı suçtan zincirleme şekilde mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kurulan hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine dair sanık müdafinin temyiz isteminde; sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği hususunun temyiz sebebi olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki red düşüncesine iştirak edilmemiştir.
2. Açık kaynak araştırmasına göre; sanığın sosyal medya hesabı "herkese açık" durumdadır. Basın yayın yoluyla atılı suçu işlediği anlaşılan sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun'un 218 inci maddesi gereğince artırım yapılması gerektiği hususunun gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3. İhbar üzerine yapılan açık kaynak araştırmasında; sanığa ait olan sosyal medya hesabından 22.08.2016 tarihinde "Kürt ölmesin Türkün cani cehenneme" şeklinde; 15.11.2016 tarihinde "P*s müslümanlar" şeklinde paylaşım yapıldığı tespit edilmiştir. Söz konusu ifadelerin ifade ve düşünce özgürlüğü sınırlarını aştığı, atılı suçun unsurlarının oluştuğu anlaşıldığından, sanığın sosyal medya hesabının kendisine ait olduğuna ancak paylaşımları başkasının yaptığına dair hayatın olağan akışına aykırı savunmasına itibar edilmeyerek verilen mahkumiyet kararında ve uygulamada hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 07.04.2023 tarihli ve 2022/1694 Esas, 2023/146 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 10. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!