8. Ceza Dairesi 2023/3670 E. , 2023/10444 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/1235 E., 2015/1003 K.
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, Onama
Sanık hakkında mala zarar verme suçu dışında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kartal Cumhuriyet Başsavcılığının 15.11.2012 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2.İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında katılan ...'a yönelik eylemi nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına, katılan ...'a yönelik eylemleri nedeniyle mala zarar verme suçundan, doğrudan verilmek suretiyle, 2000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, tehdit suçundan 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezası ve hapis cezalarının ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ...'ın temyiz isteği, mala zarar verme suçu bakımından somut bir nedene dayanmamakta, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu bakımından, suçu işlemediğine, yetersiz inceleme ile hüküm kurulduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, tehdit suçu bakımından suçu işlemediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanık ...'ın aralarında bir inşaat firmasında ortaklık ilişkisi bulunan katılanlardan ...'ın telefonunu aralarında alacak verecek meselesinden ötürü ortaya çıkan uyuşmazlık sonrası, iş yerine gidip kırdığı, kısa mesaj yoluyla ...'ı tehdit ettiği, katılan ...'ın oğlu olan katılan ...'ın hesabına, kendisinin ortak olduğu şirketin hesabından para gönderildiğini öğrendiği için, katılan ...'ın iş yerine yanında temyiz dışı sanık ... ve katılan ...'ın amcası ... da olduğu halde araba ile gittiği, ...'a bankaya gideceklerini söyleyerek katılan ...'ın iş yerinden izin aldığı, sonrasında arabaya bindirip bankaya götürdüğü, bu şekilde katılan ...'ın hürriyetini kısıtladığı iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1.Sanık hakkında katılan ...'a yönelik eylemi nedeniyle mala zarar verme suçundan kurulan hüküm yönünden:
Sanık hakkında hükmolunan cezanın türü ve miktarı dikkate alındığında, hükmün kesin nitelikte olduğu, temyiz incelemesine tabi olmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
2.Sanık hakkında katılan ...'a yönelik eylemi nedeniyle tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 225 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen düzenlemeye göre, hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilebilir. Hükmün konusu iddianamede gösterilen eylemlerle sınırlıdır. Bu kapsamda iddianamedeki anlatım ve nitelendirmeye göre, sanık ... hakkında katılan ...'ın iş yerine gidip yokluğunda tehditte bulunduğunun anlaşılmasına göre bu eylemden dolayı cezalandırılmasının gerekmesine karşın, iddianamedeki anlatımda bulunmadığı halde sanığın katılan ...'ı O'nun arkadaşı ...'nun telefonuna kısa mesaj göndermek suretiyle tehdit ettiği kabul edilerek bu şekilde işlendiği iddia edilen tehdit suçundan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden:
a.Sanığın aşamalardaki savunmalarına, temyiz dışı sanık ... 'ın aşamalardaki beyanlarına, katılan ... ve amcası ...'ın aşamalardaki ifadelerine tüm dosya kapsamına göre, sanık ...'ın, katılan ... ile ortak olduğu şirketin hesabından Aliosman tarafından oğlu olan katılan ...'ın banka hesabına bir miktar para gönderildiğini öğrendikten sonra katılan ...'ın iş yerine, yanında temyiz dışı sanık ... ve katılan ...'ın amcası İbrahim Saraçda olduğu halde araba ile gittiği, sonrasında katılan ...'a bankada birlikte işleri olduğundan bahisle, kendisi ile gelmesi gerektiğini söylediği, ...'ın bunu kabul ettiği ancak iş yerinden izin alamadığı, bunun üzerine sanığın kendisinin, katılan ...'ın işvereninden izin aldığı ve hep birlikte bankanın bulunduğu yere gittikleri, öğle arası tatili olması nedeniyle bankanın yanında bulunan çay bahçesinde bir müddet bekledikleri bilahare öğle tatili bittikten sonra bankaya para çekmek için gittiklerinde katılan ...'ın hesabına bloke konulduğunu öğrendikleri ve parayı çekemedikleri anlaşılan olayda, tüm olay süresince sanığın, yanında katılanın amcası da bulunan katılan ...'ın, rızası dışında onu cebir, tehdit veya hile ile alıkoyduğuna dair dosya kapsamında cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığı anlaşılmakla sanığın atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
b.Mahkemenin kabul ve uygulamasının değerlendirilmesinde ise, sanık ...'ın eylemini temyiz dışı sanık ... ile gerçekleştirdiği kabul edilmesine karşın, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
1.Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik eylemi nedeniyle mala zarar verme suçundan hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanığın mala zarar verme suçu bakımından temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2.Gerekçe bölümünün ikinci ve üçüncü bentlerinde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2012/1235 Esas, 2015/1003 Karar sayılı sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarından verilen kararlarına yönelik sanık ...'ın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.12.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!