8. Ceza Dairesi 2023/3540 E. , 2024/1360 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/637 E., 2022/2554 K.
SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 07.02.2019 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul Anadolu 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.01.2020 tarihli ve 2019/125 Esas, 2020/69 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraat kararı verilmiştir.
3. İstanbul Anadolu 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.01.2020 tarihli kararının Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 21.12.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında, İstanbul Anadolu 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.01.2020 tarihli kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve duruşma açılarak yapılan yargılamada sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz isteği; sanık hakkında savunması alınmadan yokluğunda karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Temyizin kapsamına göre; dava konusu olay, sanığın, katılana ait kredi kartı bilgilerini ele geçirdikten sonra bu bilgileri, katılanın bilgisi ve rızası dışında internet üzerinden Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş'den 200,80 TL'lik fatura ödeme, Koton Mağazacılık Tekstil Sanayi A.Ş isimli işyerinden 14,98 TL'lik harcama işlemleri gerçekleştirmek suretiyle başkasına ait banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Katılana ait ... A.Ş'den verilen 5218 **** **** 8345 nolu kredi kartına ilişkin ekstre içeriğine göre; kredi kartı ile 26.07.2017 tarihinde Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş'den 200,80 TL ve Koton Mağazacılık Tekstil Sanayi isimli işyerinden 14,98 TL'lik harcama işlemleri yapıldığı anlaşılmıştır.
3. Koton Mağazacılık Tekstil Sanayi A.Ş.'nin 06.12.2017 tarihli yazı cevabında; katılana ait kredi kartından 14.98 TL'lik yapılan harcamanın 85******171 nolu IP üzerinden yapıldığı tespit edilmiştir.
4. Türk Telekom A.Ş'nin 29.12.2017 tarihli yazı cevabına göre; 85******171 nolu IP numarasının suç tarihinde sanık ... olduğu belirtilmiştir.
5. Turkcell A.Ş'nin 02.01.2018 tarihli yazı cevabında; katılana ait kredi kartı bilgileriyle ödeme yapılan telefon hat numarasının 0 538**** 91 nolu GSM hattı olduğu, bu hattın Arkadaş Tesisat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait olduğu belirtilmiştir.
6. Katılan beyanında; kredi kartı bilgileri kullanılarak bilgisi dışında alışverişler yapıldığını, zararının banka tarafından karşılandığını ve sanıktan şikayetçi olduğunu belirtmiştir.
7. Sanık kovuşturma aşamasında savunmasında; Arkadaş Tesisat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait adreste nalbur işi yaptığını, dükkanında POS cihazının bulunduğunu ancak katılana ait kredi kartı bilgilerini izinsiz kullanarak harcamalar gerçekleştirmediğini beyan ederek suçlamayı kabul etmemiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın katılana ait kredi kartı bilgilerini kullanılarak harcamalar yaptığına dair savunmasının aksine mahkûmiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına ilişkin gerekçe ile başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan hakkında beraat hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan beraat hükmünün, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 282 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde, “Sanık, müdafii, katılan ve vekilinin davetiye tebliğ edilmesine rağmen duruşmaya gelmemesi hâlinde duruşmaya devam edilerek sanığın sorgu tutanakları anlatılmak suretiyle dava yokluklarında bitirilebilir. Ancak, 195 inci madde hükümleri saklı kalmak üzere, sanık hakkında verilecek ceza, İlk Derece Mahkemesinin verdiği cezadan daha ağır ise, her hâlde sanığın dinlenmesi gerekir.” biçimindeki savunma hakkının kısıtlanamayacağı ilkesine dayanan yasanın emredici kuralına uyulması gerekirken, ''Sanık hakkında Dairemizce savunmasının alınması serbest bırakılması amacıyla yakalama emri çıkartılmasında, sanığın yakalama emrinin infaz edilmeyip hakkındaki çağrıların sonuçsuz kaldığı yerel mahkemece savunmasının alındığı nazara alındığında, yeniden dinlenilmesi yolundaki ara kararıyla hakkında çıkartılan yakalama emrinin infazı doğrultusundaki ara kararından vazgeçilmesine'' şeklinde ara karar kurularak sanığın savunması alınmadan yokluğunda yapılan duruşma sonucunda yerel mahkemenin beraat hükmü kaldırılarak daha ağır mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle anılan yasa maddesine aykırı davranılarak sanığın savunma hakkının kısıtlanması suretiyle hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde belirtilenler dışında başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 21.12.2022 tarihli kararının gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle 5271 sayılı Kanun' un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi gereğince İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!