WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2023/3469 E.  ,  2023/9864 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/197 E. 2022/367 K.
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle ve sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Aralık Cumhuriyet Başsavcılığının 24.05.2013 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 39 uncu maddesi uyarınca dava açılmıştır.
2.Aralık Asliye Ceza Mahkemesinin 09.07.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, üçüncü fıkrasının son cümlesi, 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.Aralık Asliye Ceza Mahkemesinin 09.07.2014 tarihli kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 24.02.2022 tarihli kararı ile sanığın savunma hakkının kısıtlanması, temel cezanın tayininde kademeli uygulama yapılması ve 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin beşinci fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozma kararı üzerine Aralık Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sonuç olarak kazanılmış hak gereği sanığın 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği;
Nitelikli hallerin oluştuğuna dair somut delil bulunmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın katılanı cinsel amaçla hürriyetinden alıkoyduğu iddiasına ilişkindir.
2. Katılan ...'nın aşamalarda, olay akşamı saat 20.00 sıralarında köydeki düğünden annesi ile birlikte dönerken dayısının oğlu olan sanık ile temyiz dışı sanık ...'in karşılarına çıkıp havanın yağışlı olduğunu söyleyerek eve bırakma teklifinde bulunduklarını, kendisinin sanığın motosikletine annesinin de diğer sanık ...'in motosikletine bindiğini, hava yağışlı olduğu için başını kaldıramadığını, ancak bir ara baktığında evlerinin yolundan değil de başka bir yoldan Aralık ilçe istikametine gittiklerini gördüğünü, neden evlerinin yolundan gitmediğini sanığa sorduğunu, sanığın da o yolun çamurlu olduğunu söylediğini, sanığın yolda kendisini kaçırdığını söylediğini, bir süre sonra sanığın bir petrolde motorun arıza yaptığını söyleyerek durduğunu, bir ara temyiz dışı sanık ...'in yanlarına geldiğini, ona da kendisini niye kaçırdıklarını sorup yardım istediğini, ancak şahsın "bundan sonrasına ben karışmam" deyip gittiğini, yaklaşık 2-3 saat oyalandıktan sonra saat 02.00 sıralarında sanığın kendisini temyiz dışı sanık ...'ın evine götürdüğünü, annesini araması için telefon istediğini, ancak ne sanığın ne de ev sahiplerinin vermediğini, temyiz dışı sanık ...'ın kendisine “... artık konu çözüldü, annengil dayıngile gitmiş, annen demiş ki zaten yabancı kişiye kaçmamış, akrabaya kaçmış, bir şey olmaz demiş" dediğini söylediğini, telefon istemeye devam edince de bu şahsın devamla "... büyüklerine karşı gelme, zaten olan olmuş, artık eve gitsen de bir şey fayda etmez" dediğini, yaklaşık bir saat kadar bekledikten sonra temyiz dışı Hamit'in geldiği araca sanık ile bindiklerini, temyiz dışı sanık Hamit'in kendilerini evine götürdüğünü ve “... sana bir şey olmaz, sabah annen gelir birlikte konuşursunuz” dediğini, sabah saat 09.00 sıralarında bir yolunu bulup ... isminde bir kadının evine girdiğini, zorla kaçırıldığını söylediğini ve bu şahsın telefonu ile annesini arayıp yardım istediğini, bu sırada sanığın gelip kendisine engel olmaya çalıştığını, daha sonra annesi ve akrabalarının gelip kendisini aldığını beyan ederek müracaatta bulunduğu belirlenmiştir.

3. Tanık olarak beyanına başvurulan Z.'nin, olay günü oğlu, gelini ve kız kardeşi ile birlikte kahvaltı yaparken kapı önünden bir ses duyduğunu, çıkıp baktığında tanımadığı bir bayanın kendisine "beni zorla kaçırdılar, lütfen yardım edin" dediğini, bayanı içeri aldığını, arkasından bir erkek şahsın gelip "ben bu kızı kaçırdım, kimseye haber vermeyin, ailemiz toplandı, bu durumu çözeceğiz" dediğini, daha sonra kızın akrabalarının gelip alıp gittiklerini beyan ettiği, bu beyanın Z.'nin ikametindeki diğer kişilerin ifadeleri ile doğrulandığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Hükmün gerekçesinde "sanık ...'un katılan ...'yı eve götürme bahanesiyle bir müddet gezdirdiği" şeklindeki değerlendirme ile eylemin bozma öncesinde olduğu gibi hile ile gerçekleştiğinin kabul edildiğinin anlaşılması karşısında, Tebliğnamedeki (1) nolu bozma görüşüne iştirak olunmamıştır.
2. Katılan ...'nın aşamalardaki anlatımları, tanık beyanları ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın, yağışlı havadan dolayı katılanı evine götürme bahanesi ile motosikletine bindirip farklı yollara saparak temyiz dışı sanıklar ... ve Hamit'in evlerine götürmek suretiyle hürriyetinden alıkoyduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
4. Sanık hakkında kurulan hükümde 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle cezasının 3 yıl 4 ay hapis cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sonuç cezanın 3 yıl 4 ay hapis cezası olarak belirlenmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (4) numaralı bentte açıklanan nedenle Aralık Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2022 tarihli kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (6.) paragrafında yer alan "sonuç olarak 3 YIL 4 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," ibaresinin çıkarılarak yerine "cezasının 3 YIL 4 AY HAPİS CEZASI ÜZERİNDEN İNFAZINA" yazılması suretiyle hükmün, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2023 tarihinde karar verildi.