8. Ceza Dairesi 2023/3450 E. , 2023/9806 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/325 E., 2015/718 K.
SUÇ : Sahte banka veya kredi kartı üretme ve sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 20.03.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında sahte banka veya kredi kartı üretme ve sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçlarından kamu davası açılmıştır.
2. Adana 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.04.2015 tarihli kararı ile Gaziantep Asliye Ceza Mahkemesine yetkisizlik kararı verilmiştir.
3. Gaziantep 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.12.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında sahte banka veya kredi kartı üretme suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile ve sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan 3 yıl 4 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi; ceza miktarına, zamanaşımına uğradığına, benzer eylemlerden dolayı dosyalarının birleştirilip 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanması gerektiğine ve saire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, mağdur bankaya katılan adına başvurarak sahte kredi kartı ürettiği ve sahte olarak üretilen kredi kartı ile harcama işlemi yaparak yarar sağladığı iddiasına ilişkindir.
2. Katılan adına 12.04.2013 tarihinde 78....151 nolu IP kullanılarak internet üzerinden kredi kartı başvurusunda bulunulduğu, 25.05.2013 tarihli sözleşme imzalanarak aynı tarihte kredi kartının teslim ediliği belirlenmiştir.
3. Kredi kartı tesliminde katılan olarak N.. 34..04 seri nolu nüfus cüzdanının ibraz edildiği, bu nüfus cüzdanı katılana gösterildiğinde fotoğrafın sanığa ait olduğu tespit edilmiştir.
4. 07.02.2015 tarihli bilirkişi raporunda; kredi kartı üyelik sözleşmesi, kimlik tespit tutanağı, kuryenet teslim tutanağındaki yazı ve imzalarının katılanın elinden çıkmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
5. Katılan adına sahte olarak üretilen 4059 **** **** 5600 numaralı kredi kartı ile 25.05.2013-23.07.2013 tarihleri arasında birden fazla harcama yapıldığı belirlenmiştir.
6. Katılan beyanında; '' Şikayet tarihinden önce İstanbul'da bulunan HSCB bankasının avukatı olduğunu söyleyen bir kişi beni telefon ile aradı, adıma düzenlenen kredi kartının borcunun ödenmemesi nedeni ile icra takibi başlatacaklarını söyleyerek borcu ödememi söyledi. Ancak benim böyle bir kredi kartım olmadığını, harcamaları benim yapmadığımı söyledim. Bu görüşmeden sonra 10 yıl beraber çalıştığım ...'un gayri resmi eşi olan Hatice Sığdır'al hatır sormak için aradım. Bu görüşme sırasında Hatice bana eşi ...'in adıma kredi kartı alarak kullandığını söyledi. Bu görüşmeden sonra da banka avukatı olduğunu söyleyen kişi birkaç defa daha arayarak icra takibi başlatılacağını söyledi. Bunun üzerine savcılığa suç duyurusunda bulundum. '' şeklinde açıklamada bulunmuştur.
7. Sanık savunmasında, ''Suçlamayı kabul ediyorum, ... 20 yıldır birlikte çalıştığım arkadaşımdır, Metin esrar işi ile uğraşır evinin etrafına esrar ekip satıyordu, Metin kendisine bir kredi kartı lazım olduğunu söyledi sen bu işleri biliyorsun bana yardımcı ol dedi ben de bu işlerden çok ceza aldığımı söyledim kendisini vazgeçirmeye çalıştım, kendisi beni ikna etti kimliğini verip kredi kartı başvurusunda bulunmamı söyledi, ben kredi kartı başvurusunu şubeden yaptım internet üzerinden yapmadım, müştekinin kimliğinin fotokobisini çektim üzerine kendi resmimi yapıştırdım, HSCB bankasına Gaziantep şubesine gittim, müşteki adına kredi kartı başvurusunda bulundum, kredi kartı başvurusuna resmimin yapıştırılmış olduğu kimlik fotokobisini ibraz ettim, banka kimlik fotokobisini kabul etti, kredi kartı sözleşmesi yanımda düzenlendi, kredi kartı sözleşmesi altındaki imza bana aittir, kredi kartı düzenlendikten sonra kredi kartını ben teslim aldım, kredi kartı sözleşmesi ve kredi kartı teslim tutanağının altındaki imzalar bana aittir, suça konu kredi kartı ile 500 TL alış veriş yapıp aldığım malzemeleri Metin'e verdim, 320 TL nakit para çekip 180 TL sini ben aldım gerisini Metin'e verdim, 180 TL'yi Metin'e geri iade etmedim, müştekinin eşi müştekinin kredi kartı almasını istemiyordu, bu nedenle kendi kimliğini kullanarak benim kredi kartı almamı istedi. '' şeklinde beyanda bulunmuştur.
IV. GEREKÇE
1..Sahte olarak oluşturulan kredi kartının değişik zamanlarda birden fazla kullanıldığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereği tayin olunan cezadan 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca arttırım yapılmaması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Katılan beyanı, banka cevabi yazıları, bilirkişi raporu, sanığın ikrarı tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın mahkumiyetine dair kararda bir isabetsizlik bulunmadığı, sanık hakkında cezalandırma yapılırken, alt sınırdan uygulama yapılarak cezaların belirlendiği, sanık hakkında aynı bankaya karşı başkaca yargılama olmadığı, sanığın üzerine atılı suçların kanunda yer alan cezalarının üst sınırları itibariyle 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince olağan zamanaşımı olarak 15 yıl, olağanüstü olarak ise 22 yıl 6 ay olarak belirtildiği, suç tarihinden itibaren gerek olağan gerekse olağanüstü zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla; yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın, ceza miktarına, eylemlerin zamanaşımına uğradığına, benzer eylemlerden dolayı dosyalarının birleştirilip 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkin ve yerinde görülmeyen sair temyiz sebepleri reddedilmiş ve hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.12.2015 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!