WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2023/3311 E.  ,  2023/10212 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/45 E., 2022/347 K.
SUÇLAR : İftira, yalan tanıklık
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması, temyiz isteminin reddi

Sanıklar ..., ..., ... hakkında yalan tanıklık suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendi uyarınca temyiz edilemez nitelikte olduğu,
Sanık ... hakkında iftira suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul (Anadolu) Cumhuriyet Başsavcılığının 21.03.2018 tarihli iddianamesiyle sanık ... hakkında iftira suçundan, sanıklar Adem, Ayhan, Muhammet hakkında yalan tanıklık suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul Anadolu 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2021 tarihli kararı ile sanıklar hakkında yalan tanıklık ve iftira suçlarından görülen kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı düşmesine karar verilmiştir.
3.Katılan vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 24.03.2022 tarihli kararı ile sanık ... hakkında iftira suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılarak 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat hükmü kurulmuş ve istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, sanıklar ..., ..., ... hakkında yalan tanıklık suçundan kurulan zamanaşımı nedeniyle düşme kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ... vekilinin temyiz isteği; istinaf mahkemesinin vermiş olduğu kararın haksız ve hukuka aykırı olduğuna, yalan tanıklık suçunun şikayete tabi suçlar arasında yer almadığına, re'sen soruşturulduğuna, şikayet süresi olmadığına, şikayetten vazgeçme olsa bile kamu davasının düşmeyeceğine, davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesinin kanuna aykırı olup yargılamaya devam edilmesi ve sanıkların cezalandırılması gerektiğine, sanık ...' in, iftira suçunu işlediğinin sabit olduğuna, ilk derece mahkemesi tarafından kurulan düşme ve istinaf mahkemesi tarafından verilen düşme ve beraat kararının haksız ve hukuka aykırı olduğuna, re'sen gözetilecek gerekçelerle usul ve yasaya aykırı bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasına sanıkların cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanık ...' in, suç tarihinde boşanma aşamasında olduğu eşi katılan ... hakkında, kendisine hakaret ve tehditte bulunduğunu ve darp ettiğini ileri sürerek asılsız suç isnadıyla iftira suçunu işlediği, tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulan diğer sanıklar Ayhan, Adem ve Muhammet' in de olayı gördüklerini söyleyerek yalan tanıklık suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü;
İlk Derece Mahkemesince, sanıklara atılı suçlar yönünden dava zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle ayrı ayrı düşme kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü;
1. Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar ..., ... ve ... hakkında yalan tanıklık suçundan ilk derece mahkemesince kurulan zamanaşımı nedeniyle düşme kararında bir isabetsizlik görülmeyerek katılan vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesince sanık ... hakkında iftira suçundan kurulan hükme yönelik incelemede; 5237 sayılı Kanun' un 267 nci maddesinin sekizinci fıkrasında iftira suçundan dolayı dava zamanaşımının mağdurun suçu işlemediğinin sabit olduğu tarihte başlayacağının açıkça düzenlendiği, dosya kapsamına göre zamanaşımı nedeniyle verilen düşme kararı usul ve yasaya uygun olmadığından kaldırılmasına karar verilmiş ve dosya üzerinde yapılan incelemede iftira suçunu kabul etmeyen sanığın katılana yönelik iftira kastı ile hareket ettiğine dair delil bulunmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine hükmedilmiş, 5237 sayılı Kanunun 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A.Sanıklar ..., ..., ... hakkında yalan tanıklık suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendinde yer verilen; “Davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirine ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen bu tür kararlar veya istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar”ın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme karşısında 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde yer alan; “... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
B.Sanık ... hakkında iftira suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede;
Dosya kapsamı, sanığın aşamalardaki istikrarlı savunmaları, katılan beyanları ve dava dosyasındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde Bölge Adliye Mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin, sanık ...' in iftira suçunu işlediğinin sabit olduğuna, beraat kararının hukuka aykırı olduğuna, sanığın cezalandırılması gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
A. Sanıklar ..., ..., ... hakkında yalan tanıklık suçundan kurulan hüküm yönünden,
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesinin, 24.03.2022 tarihli kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık ... hakkında iftira suçundan kurulan hüküm yönünden,
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 24.03.2022 tarihli kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 5.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2023 tarihinde karar verildi.