WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2023/3260 E.  ,  2024/1659 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1762 E., 2022/1324 K.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında Edirne Cumhuriyet Başsavcılığının 05.09.2019 ve 23.10.2019 tarihli iddianameleri ile yalan tanıklık suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Edirne 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.11.2019 tarihli kararı ile dava dosyaları birleştirilerek yapılan
yargılama sonunda, 01.07.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında yalan tanıklık suçundan beraatine karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi'nin, 10.10.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek sanığın beraatine ilişkin kararın kaldırılmasına ve yalan tanıklık suçundan iki kere erteli 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın ilk ifadesini şüpheli/sanık sıfatıyla verdiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olup bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A.İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, kendisiyle ilgili görülen dava sırasında etkin pişmanlıktan yararlanma talebinde bulunduğu, etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde alınan ifadesinde bahsettiği mağdurların yargılandığı davada tanık sıfatıyla dinlenirken, önceki beyanlarından farklı beyanda bulunması nedeniyle atılı suçu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında yapılan yargılama sonunda, sanığın yalan tanıklık suçundan beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesi kararının Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Mahkemece duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda, sanığın yalan tanıklık suçundan iki kere erteli 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın üzerine atılı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 272 nci maddesinde düzenlenen yalan tanıklık suçunun oluşabilmesi için; hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan bir soruşturma kapsamında, tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde failin gerçeğe aykırı olarak beyanda bulunması ve ayrıca, failin yetkili merci önünde tanık sıfatıyla dinlenen bir kimse olması zorunludur.
2. Sanığın eylemi ile ilgili tartışılması gereken bir diğer husus ise eylemin iftira suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkindir. 5271 sayılı Kanun'un 270 inci maddesinde düzenlenen iftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekmektedir.
3. İncelemeye konu olayda; sanığın daha önce kendisiyle ilgili görülen ceza yargılaması sırasında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istemesi üzerine alınan beyanlarında, mağdurlarla ilgili birtakım iddialarda bulunduğu, daha sonra bu mağdurlar hakkında açılan kamu davalarında tanık sıfatıyla dinlenirken etkin pişmanlık ifadelerinden kısmen farklı şekilde beyanda bulunarak yalan tanıklık suçunu işlediği iddia edilmekte ise de; sanığın etkin pişmanlık beyanlarını şüpheli/sanık sıfatıyla verdiği, dolayısıyla dava konusu olayda yalan tanıklık suçunun sübutu açısından zorunlu olan tanık sıfatıyla beyanda bulunma şartının gerçekleşmediği, bununla birlikte sanığın etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde verdiği beyanları, yetkili mercie ihbar veya şikayet olarak da değerlendirilemeyeceğinden, sanığın eyleminin iftira suçu olarak nitelendirilmesinin de mümkün bulunmadığı gözetilmeksizin, Bölge Adliye Mahkemesince yazılı şekilde yalan tanıklık suçundan mahkumiyet karan verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 10.10.2022 tarihli ve 2020/1762 Esas, 2022/1324 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.02.2024 tarihinde karar verildi.