8. Ceza Dairesi 2023/3196 E. , 2023/10216 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/137 E., 2023/143 K.
SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 17.10.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul 40. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 4 yıl hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
3. İstanbul 40. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2015 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 03.02.2020 tarihli kararı ile "Hüküm tarihinde Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda başka suçtan tutuklu olması nedeniyle kendiliğinden duruşmaya gelme olanağı bulunmayan ve duruşmalara katılmak istediğini beyan eden sanığın, hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı son oturumda bizzat veya SEGBİS ile hazır edilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla CMK.nın 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması," nedeniyle sair yönleri incelenmeden bozulmasına karar verilmiştir.
4. İstanbul 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.02.2023 tarihli kararı ile sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi kapsamında kaldığı belirtilerek, dava dosyasının Ağır Ceza Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmiştir.
5. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.04.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan, 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi; sübuta, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, etkin pişmanlık hükümlerin uygulanması gerektiğine ve saire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; sanığın adına kayıtlı 0 850 *** 16 00 numaralı hattan aranan katılana " sigorta yaptırdığı ve bu sigortanın iptal edileceği" söylenerek kredi kart bilgilerinin ve telefonuna gelen şifrenin alındığı ve akabinde kredi kartından 700,00 TL çekim yapıldığı iddiasına ilişkindir.
2. Katılanın GSM hattı ile 0 850 *** 16 00 numaralı hat ile 22.11.2013 tarihinde iletişim kurulduğu belirtilmiştir.
3. Katılanın iletişim kurduğu 0 850 *** 16 00 numaralı hattın sanık adına kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.
4. Katılanın kredi kartı bilgileri kullanılarak 22.11.2013 tarihinde ... isimli işyerinden 705,05 TL'lik alışveriş işlemi yapıldığı belirlenmiştir.
5. Söz konusu alışverişin 78......195 numaralı IP adresi üzerinden yapıldığı ve söz konusu IP adresinin ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
6. Katılan beyanında; '' 22/11/2013 tarihinde saat:14:00 sıralarında 0850 333 16 00 nolu telefondan 'Genel Sağlık Sigortası Finans Müdürü ...' adını veren bir kişi benim Yapıkredi Bankası'nın Sarıyer şubesine bağlı 4506 342 3533 3799 numaralı kredi kartıma bağlı olarak yapılan güvence sigortasının iptal edilmesi talebimle ilgili olarak aradığını beyan ederek sigorta işlemlerinin iptal edilebilmesi için kredi kartı bilgilerimi istedi. Yaklaşık 2 hafta kadar öncede bu şekilde aranmıştım, ben kendilerine böyle bir talebim olmadığını söyleyince ilgili bankayla gidip görüşebilirsiniz dediler. Bende bankaya giderek konuyu anlattım, banka görevlileri Yapıkredi Bankası Genel Müdürlük ile görüşmemi istedi, bende bu durum üzerine orada bulunan görevliler ile irtibata geçtim. Bu kez de bankanın Sigorta Şirketine yönlendirildim. Sigorta şirketi bilgisayarlarının çalışmadığını bana bilgi veremeyeceklerini söyleyerek telefonu kapattılar. Bende bankaya sigortamın iptal edilmesi için yazılı dilekçe verdim. Ancak yukarıda da belirttiğim gibi 22/11/2013 tarihinde tekrar arandım. Bana dilekçem üzerine aradıklarını söylediler. Bu nedenle ben banka görevlilerinin aradığını düşünerek kredi kartı bilgilerimi telefondaki şahsa verdim. Daha sonrada banka görevlileri ile irtibata geçtim, beni arayan numarayı kendilerine söyleyince bu numaranın kendilerine ait olmadığını söylediler, bu durum üzerine kredi kartlarımı iptal ettirdim. Ardından saat:14:06 da ... İletişim şirketine 700 TL ödeme yapılmış olduğunu banka görevlileri tarafından öğrendim. Bu durum üzerine işlemin iptal edilmesi için bankaya fax yolu ile dilekçe gönderdim. 27/11/2013 tarihinde bankayı tekrar aradım, nasıl bir işlem yapıldığını sorunca, faxın kendilerine iletilmediğini söylediler. Bu nedenle aynı tarihte bir kez daha bankaya fax çektim. Aynı gün saat:17:59 da 0543 668 49 68 numaralı telefondan merkezi sağlık sigortası isimli kuruluştan arandım. Telefondaki şahıs kredi kartımla adıma yapılan sigorta işlemlerini devam ettirip ettirmeyeceğimi sordu, bende taleplerini mail ile tarafıma gönderilmesini isteyince, Sadece telefondan işlem yapabileceklerini söyleyip telefonu kapattılar. '' şeklinde anlatımda bulunmuştur.
7. Sanık savunmasında; '' Yüklenen suçu kabul etmiyorum, ben katılanı arayıp kredi kartı bilgilerini almadığım gibi başka bir kişiye de aratmadım, ... iletişim şirketine yapılan 700 TL ödeme ile ilgili benim hiç bir ilgim bulunmamaktadır, 0 850 *** 16 00 nolu numaralı telefon benim yetkilisi olduğum ... ... isimli firma adına kayıtlıdır. ben bu firmayı 2013 yılı Kasım ayında kapanışının yapılması için başvuruda bulundum kapanışı 31/12/2013 tarihidir. Firmanın faaliyeti 2013 yılı eylül ayında sona erdi, bahsi geçen telefon hattı sanal bir hattır ve 6 hanelik bir şifresi bulunmaktadır, bu hattın şifresini benden başka yalnızca şirkette yönetici olarak çalıştırdığım ... biliyordu, bu kişi benim firmamda 2013 yılı Temmuz ve Ağustos aylarında çalışmıştı, kapanış yapmadan bir ay öncesinde kendisine işten çıkarmıştım, telefon hattının herhangi bir bilgisayardan şifresi girilmek suretiyle internet üzerinden bahsettiğimiz telefon hattıyla görüşme yapılabilir şifreyi bir şekilde eline geçiren kişiler hattan arama yapmış olabilir hattı kullanan bilgisayarların IP numaralarından arayan kişilerin tespiti mümkündür. Bu konuyla ilgili benim hakkımda bir çok dava açıldı, benim yetkilisi olduğum şirketin kiraladığım işyerinin sahibi olan ... Danışmanlık isimli firma yetkililerinin suçu işlemiş olabileceklerini düşünüyorum, ben işyerimi kapatırken yalnızca masalar ve sandalyeler işyerimde kalmıştı, ... isimli kişi benim yanımdan ayrıldıktan sonra bu firmada işe başladığından benim telefon hattımı kullanmış olabileceklerini düşünüyorum, ben işyerinde Digitürk bayisi olarak çalışıyordum aşrıca Türkasistcart ismiyle konut yardım hizmetleri faaliyetinde bulunuyordum, '' şeklinde beyanda bulunmuştur.
8. Tanık B.Ö. beyanında; '' Sanık amcamın eşinin kuzenidir. 2013-2014 yılları arasında ...'ın sahibi olduğu ... isimli çağrı merkezinde çalıştım. ofis boy olarak çalıştım kırtasiye işlerini yapıyordum. Şirketin yöneticisi sanık ...'dir şirketi kuran da ... Tekavut'tur. ... amcam olur. ...'ın annesi ile benim babamın annesi aynı kişidir babaları farklıdır. ... normalde devlet memuru idi. Burada işine son verildi. İşsiz kaldıktan sonra ... ona beraber iş yapalım demiş çağrı merkezine ... ortak olmuş, çağrı merkezini yöneten sanık ...'dir. Ben amcamın çağrısı üzerine İstanbul'a geldim bana kendilerinin hacizlerinin olduğunu borçlarının olduğunu bu yüzden internet alamadıklarını söylediler bende kan bağı da olduğu için kabul ettim. Kendi üzerime internet hattı aldırdım. Bunu sanık ve amcam ... birlikte istedi. Ben bu iş yerinde çalıştığım sürede orada tablet telefon satıldığını biliyordum. Şişli emniyetinden beni çağırdılar IP tespit ettiğini söylediler bende bunun üzerine bu interneti kapattım bu olaydan dolayı bende mağdur oldum. Sanık olarak da yargılandım bir iki mahkemede cezada aldım çoğu mahkemeden beraat ettim dedi. Ben çağrı merkezinde arama işleri yapmıyordum. Sanık ve ... dışında bu çağrı merkezinde 50 den fazla insan çalışıyordu. Benim üzerime olan internet aboneliği şirketin sekreterinin kullandığı sabit telefona bağlı idi. Başka internet aboneliği var mıydı bilmiyorum " şeklinde açıklama bulunmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Dosyadaki olgular ve katılanın istikrarlı beyanları, katılan ile iletişim kurulan telefon hattının sanık adına olması hususları birlikte değerlendirildiğinde; katılan ile telefon ile iletişim kurularak ''sigorta yaptırdığı ve bu sigortanın iptal edileceği '' söylenerek kredi kartı bilgileri talep edilen katılanın, bilgileri paylaşması üzerine kredi kartı ile suç tarihinde çekim işlemi yapıldığı, sanık her ne kadar '' çağrı merkezi hizmeti verdiğini beyan ederek suçlamayı kabul etmemiş ise de, müştekinin iradesini fesada uğratarak elde ettiği banka kartı bilgilerini kullanarak rızası dışında çekim işlemi yapıldığı, yine sanığın yanında çalışan ve aramayı gerçekleştiren personelin, kendisinin emir ve talimatları doğrultusunda hareket ettiği kuşkusuz olduğundan aramanın sanık tarafından yapılıp yapılmadığı hususunun da sanığın cezai sorumluluğu açısından önem arz etmediği anlaşılmakla, sanığın, sübuta, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, etkin pişmanlık hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş ve hükümde bu yönden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz sebepleri reddine karar verilmiş ve hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.04.2023 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!