8. Ceza Dairesi 2023/3063 E. , 2023/9804 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/179 E. 2022/721 K.
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında bozma üzerine kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1-Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 04.09.2013 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2-Adana 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.04.2014 tarihli kararı ile sanıklar hakkında atılı suçtan mahkumiyet kararları verilmiştir.
3-Adana 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.04.2014 tarihli kararının sanıklar müdafileri ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 14.12.2021 tarihli kararı ile suç vasfı yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
4-Bozma üzerine; Adana 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2022 tarihli kararı ile sanıklar hakkında mahkumiyet kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1-Sanık ... müdafinin temyiz isteği, suçun sübutuna, unsurlarının oluşmadığına ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2-Sanık ... müdafinin temyiz isteği, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve şayet beraat kararı verilmeyecekse vekalet ücretinin tahsil hususunun açık olmadığına ilişkindir.
3-Sanık ...'nin temyiz isteği, bir nedene dayanmamakta olup, müdafinin temyiz isteği ise, suçun vasfına, unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, şayet beraat kararı verilmeyecekse takdiri indirim ile haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1-Dava konusu olay, sanık ...'nin, katılan ... ile birlikte para karşılığında fuhuş işi yaptıkları, olay tarihinde katılanın arkadaşı olan ...'in, sanık ...'yi darp etmesi nedeni ile durumu nişanlısı olan sanıklar ... ve onun babası olan temyiz dışı sanık ...'ye bildirdiği, bu sebeple sanıkların ... ile hesaplaşmak için katılanı, müşteriymiş gibi arayarak buluşmak için sözleştikleri, buluşmaya sanıklardan ...'nun gittiği, katılan ile buluştuktan sonra, onu ara sokaklarda bir süre dolaştırdığı, ardından araç ile gelen sanıklar ..., ... ve kimliği tespit edilemeyen beyaz tişörtlü şahıs ile birlikte, katılanı zorla araca bindirerek tanık Y.Ç.'nin evine götürdükleri, sanık ...'nin de eve geldiği, daha sonra tanık S.Y. ile cep telefonu ile görüşmeleri neticesindeki telkinleri ile katılanı sabah saatlerinde tanık S.Y.'ye teslim ettikleri iddiasına ilişkindir.
2-Görevlilerce düzenlenen 26.08.2013 tarihli tutanakta, saat 05.00'da Polis Merkezi'ne gelen A.A.'nın birlikte yaşadığı ...'nun kaçırıldığını iddia ederek şikayetçi olduğu, yine aynı tarihli başka bir tutanakta ise, saat 14.40'ta Polis Merkezi'ne gelen ...'nun, sanıklar hakkında kaçırılarak alıkonulduğuna ilişkin şikayetçi olduğu belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun'un) 62 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen takdiri indirim nedenlerinin uygulandığı anlaşılmış, ilk haksız hareketin katılandan kaynaklandığına ilişkin dosyada delil bulunmaması nedeniyle aynı Kanunun 29 uncu maddesinde belirtilen haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin kararda bir isabetsizlik görülmediğinden sanık ... müdafinin bu hususlara ilişkin temyiz itirazları reddedilmiştir.
2-Olaylar ve olgular bölümünde belirtilen tutanaklar ile katılan anlatımları, sanık savunmaları ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların iştirak halinde atılı suçu işlediklerine dair mahkeme kabulünde isabetsizlik görülmemiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların düzeltme hususu dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii ile sanık ... müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazları da reddedilmiştir.
3-Sanıkların mahkûmiyeti sonrası, kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu avukatlık ücretine hükmolunması gerekirken Mahkemenin 04.04.2014 tarihli kararı ile hükmedilen 1.500,00 TL vekalet ücretinin mevcut 2023 yılı vekalet ücretinden mahsup edilerek kalan miktar olan 7.700,00 TL maktu avukatlık ücreti olarak belirlenmesi ile haklarında mahkumiyet kararı verilen birden fazla sanığın bulunduğu ve lehine vekalet ücreti hükmedilen katılanın, kurum olmadığı dikkate alınmadan "sanıktan alınarak" ve "katılan kuruma verilmesine" şeklinde belirtilmesi hususları hukuka aykırı bulunmuş ise de 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 322 nci maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2022 tarihli kararına yönelik sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii ile sanık ... müdafinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümlerin vekalet ücretine ilişkin "E" bendinin çıkartılıp yerine "kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıklardan eşit olarak alınarak katılana verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!