WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2023/3004 E.  ,  2023/9775 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/158 E., 2023/515 K.
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
KARAR : Direnme (Beraat)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 12.04.2023 tarihli ve 2023/158 Esas, 2023/515 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 22.12.2021 tarihli bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Dairemize gönderildiği belirlenmekle;
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 18.10.2018 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında cinsel amaçla cebir tehdit ve hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dava açılmıştır.
2. Ankara 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.11.2018 tarihli kararı sanık hakkında cinsel amaçla cebir tehdit ve hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 04.10.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan bakanlık vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat kararı verilmiştir.
4. Ankara Bölge Adliyesi Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 22.12.2021 tarihli kararı ile eylemin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna teşebbüs kapsamında olması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 12.04.2023 tarihli kararı ile önceki hükümde direnilmesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan bakanlık vekilinin temyiz istemi, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun sabit olduğu, sanığın cinsel saldırı eylemini gerçekleştirirken kolaylaştırmak ve mağdurenin kaçmasını önlemek için eylemi gerçekleştirdiği, sanığın cinsel amaçla suçu işlediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, katılan ... kalmakta olduğu ... Kız Yurduna gitmek amaçlı yürüdüğü sırada arkasından gelen ve çok az Türkçe bilen sanığın önce kendisine arkadan sarılarak göğüslerine ellediği, daha sonra tarlaya doğru kendisini çekmesi üzerine şahsı itekleyerek kendisinden uzaklaştırmaya çalıştığını, ancak bu arada şahsın el kol hareketleri ile cinsel ilişkide bulunmak istediğini kendisine anlattığını, bağırmaya başladığını ve yurtta bulunan dedesinin sesini duyup yanına doğru gelmesi üzerine sanığın kaçtığı, böylece sanığın cinsel amaçla cebir tehdit ve hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. 14.10.2018 tarihli teşhis tutanağı ile katılan ...'nun verdiği eşkal bilgilerine göre olay yerinde yapılan araştırmada eşkale uyan Afganistan uyruklu 20 yaşında ... oğlu ... olduğunu beyan eden üzerinde kimliğini tespit etmeye yarayan herhangi bir belge bulunmayan şahıs yakalanarak katılan ...'ya gösterildiğinde katılan olay günü kendisine cinsel saldırıda bulunan kişinin kendisine gösterilen şahıs olduğunu teşhis ettiği imza altına alınmıştır.
3. Tanık V.K, sanığın bir süredir besi çiftliğinde çalıştığı ve hayvanlarına baktığını, cinsel saldırı olayını görmediği, olay tarih ve saatinde sanığın çiftlikte olup olmadığını hatırlamadığını beyan ettiği, tanık Ş.S , ... Okullarına ait kız öğrenci yurdunda bakıcı olarak kaldığını, 11.10.2013 günü saat 13.00 sıralarında yurdun bahçesinde çalışırken torunu olan katılan ...'nun çığlık seslerini duyduğunu, yol üzerinde torununu gördüğünde erkek bir şahsın kendisine saldırdığını ve kaçtığını söylediği, şahsın kaçtığını gördüğünü beyan ettiği anlaşılmıştır.
4. Sanık, olay günü katılanı gördüğünü, şeytana uyduğunu, sadece omzuna dokunduğunu, katılanın bağırması ve babası olarak bildiği şahsın dışarı çıkması ile kaçtığını beyan ettiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Her ne kadar bozma ilamı nitelik itibariyle sanığın aleyhine ise de İstinaf Mahkemesinin direnme kararı vermesi karşısında sanığa daha ağır ceza vermesinin söz konusu olamayacağı gözetildiğinde bozma ilamına karşı diyeceklerinin sorulmaması hukuka aykırı görülmemiştir.
Ancak;
Mahkemenin direnme kararı, oluşa ve dosya kapsamına göre olay günü kalmakta olduğu yurda doğru yürümekte olan mağdurun yanına yaklaşan sanığın aşamalarda değişen beyanına karşın, katılanın şahsın arkasından yaklaştığı, bedenine arkadan sarılarak elleri ile gögüslerini tuttuğu, bağırdığı halde bırakmadığı, yaklaşık 10 dakika mücadale ettiği, para söyleminde bulunduğu, ellerinden tutarak yakında bulunan tarlaya çekmeye çalıştığı, el kol hareketleri ile cinsel ilişkiye girmek istediğini anlatmaya çalıştığı, bağırıp direnmesi üzerine kendisini bıraktığı yönündeki aşamalardaki uyumlu beyanı karşısında sanığın kastının basit cinsel saldırı eylemi sonrası cinsel ilişkiye girmek amacıyla katılanı tarlaya götürmek olduğu ancak katılanın direnmesi ile sanığın eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna teşebbüs suçunu oluşturması nedeniyle yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle direnme kararı yerinde görülmediğinden Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 22.12.2021 tarihli bozma kararının, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy çokluğu ile DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 11.12.2023 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Sayın çoğunlukla görüş farklılığımız; hürriyeti tahdit eyleminin cinsel saldırı eylemi süresiyle sınırlı olup olmadığı hususuyla ilgilidir.
YGK. 23.03.2021 tarih ve 2021/13 K. 2017/14-776 Esas sayılı kararında "cinsel saldırı eylemi süresiyle sınırlı olarak alıkonulma halinde ayrıca kişi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluşmayacağına karar vermiştir."
Bu karardaki süre kavramı cinsel saldırı (istismar) eyleminin icra-i hareketlerine başlamasından başlayıp suçun oluşmasına kadar geçen zamanı içermektedir.
Bu karardaki görüş çoğunluk ve tarafımızca da kabul görmektedir.
Olayımızdaki hürriyeti tahdit eyleminin cinsel saldırı eylemi içerisinde kalıp kalmadığının belirlenmesi için olayın oluşunun ortaya konulmasından sonra cinsel saldırı eyleminin başlandığı ve bitişinin belirlenmesi gerekecektir.
Dava konusu olay; katılan ...'nun kalmakta olduğu kız yurduna doğru giderken sanığın arkasından gelerek sarıldığı ve göğüslerini ellediği, daha sonra tarlaya doğru kendini çekmesi üzerine şahsı iterek kendinden uzaklaştırmaya çalıştığı, ancak sanığın el-kol hareketleriyle cinsel ilişkide bulunmak istediğini anlattığı, mağdurenin bağırması üzerine yurtta bulunan dedesinin yanına doğru gelmesi üzerine sanığın eylemini tamamlayamadığı olayda;
Sanığın icra hareketlere başladığı ve eylemi sonlandırdığı ana kadarki kastının cinsel saldırı olduğu, bu süre içerisinde hürriyetini tahdit eylemini de gerçekleştirdiği, cinsel saldırı suçunun tek hareketli bir suç olmadığı, sonuçlanıncaya kadar icra hareketlerine devam edildiği, sanığın kastının sarkıntılık olduğunun kabul edilmesi halinde sanığın göğüslerini elledikten sonra götürmeye çalışması ayrıca hürriyeti tahdit suçunu oluşturacaktır. Sarkıntılık tek hareketle oluşacak bir suç olduğu için bu suçun icrai hareketleri bittikten sonraki eylemleri ayrı suç oluşturacaktır.
Cinsel saldırı suçu bir mekanda başlayıp o mekanda bitebileceği gibi saldırının başladığı mekanın dışına da zorla götürülerek başka mekanda da suçunun sonuçlanabileceğinden bu gibi hallerde mağdurun başka mekana götürülmeye çalışılması eylemi de cinsel saldırı suçunun eylemini oluşturacağından olayımızda olduğu gibi ayırca hürriyeti tahdit suçunu oluşturmayacaktır. Bu nedenlerle bölge adliye mahkemesinin direnme kararı doğru olduğundan hükmün esastan reddi gerekirken dosyanın Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine ilişkin sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 11.12.2023