WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2023/1973 E.  ,  2023/10250 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :2022/1353 E., 2022/1751 K.
SUÇ :Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM :Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 08.04.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
2. Eskişehir 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.04.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Eskişehir 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.04.2016 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (8). Ceza Dairesinin 08.02.2022 tarihli kararı ile; "..basit yargılama usulü yönünden mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu...'' nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma sonrası Eskişehir 7. Asliye Ceza Mahkemesisinin, 27.05.2022 tarihli kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi uyarınca değerlendirme yapılarak basit yargılama usulünün uygulanması ile sanık hakkında 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve sanık müdafii bu karara karşı itiraz yoluna başvurmuştur.
5. İtiraz üzerine yapılan yargılama neticesinde Eskişehir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.11.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın temyiz isteği; lehine olan maddelerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık müdafiin temyiz isteği; somut bir nedene dayanmamaktadır.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; Eskişehir 1. İnfaz Hakimliği'nin 06.01.2015 tarihli kararıyla hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak salıverilmesine karar verilen sanığın, denetimli serbestlikten faydalanma koşullarını kaybetmesi nedeniyle Eskişehir 1. İnfaz Hakimliği'nin 20.03.2015 tarihli kararıyla ceza infaz kurumuna iadesine karar verildiği, verilen bu kararın 23.03.2015 tarihinde sanığa tebliğ edilmesine rağmen teslim olmayarak hükümlünün kaçması suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 105-A maddesinin yedinci fıkrasının, hükümden önce 09.01.2014 tarihli ve 28877 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 26.12.2013 tarih ve 2013/133 Esas- 2013/169 Karar sayılı kararı ile iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun'un 46. maddesi ile değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 105-A maddesinin yedinci fıkrasının "Hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olması hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebilir. Kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilmesi hâlinde, hükümlünün cezasının infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam olunmasına infaz hâkimi tarafından karar verilir." şeklinde düzenlendiği, sanığın kesinleşmiş mahkumiyetlerinin infazı sırasında hükümlü olarak bulunduğu cezaevinden tahliye edilerek cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verilmiş olması karşısında, sanığın üzerine atılı müsnet suçun oluşabilmesi için sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başladıktan sonra alt sınırı bir yıl yada daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi ve bu suçtan dolayı hükümlü/sanık kamu davası açılmış olması halinde denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hakimi tarafından daha önce verilen tahliye kararı kaldırılarak hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilerek, bu kararın usulüne uygun olarak sanığa tebliğ üzerine sanığın belirlenen süre içerisinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına müracat etmemesi üzerine atılı suçun oluşacağı yasal düzenlemeden anlaşılmaktadır.

Somut olayda ise; denetimli serbestlik kararından sonra sanık hakkında verilen ancak dosyada bulunmayan içtima kararına esas suçların işleniş tarihlerinin belirlenip denetimli serbestlik kararının kaldırılması kararının yasal şartlara uygun olup olmadığı hususunda denetim yapılamaması karşısında, mahkumiyet kararına esas içtima kararı getirtilip dosya içine konulması, 7242 sayılı Kanun'un 46 ncı maddesi ile değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 105-A maddesinin yedinci fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınarak mahkemece değerlendirme yapılması, sonucuna göre infaz hakimliği kararı usul ve yasaya aykırı ise sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Eskişehir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.11.2022 tarihli kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2023 tarihinde karar verildi.