WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2023/1828 E.  ,  2023/10177 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/171 Esas, 2019/193 Karar
SUÇ : 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin ikinci fıkrasına aykırılık
HÜKÜM : İlk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 19.10.2017 tarihli iddianamesiyle sanığın izinsiz olarak ateşli silah ve mermileri ülkeye sokma imal etme nakletme satma (6136 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin birinci fıkrasına aykırılık) suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.12.2017 tarihli kararıyla sanığın 6136 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin birinci fıkrasına aykırılık suçundan 5 yıl 10 ay hapis ve 11.660,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, adli para cezasının 24 eşit taksitte tahsiline, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve
suça konu tabancaların müsaderesine karar verilmiş; kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesince duruşma açılıp ilk derece mahkemesince kurulan hükmün kaldırılmasına ve sanığın 6136 sayılı Kanun'un 13 ncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince 4 yıl 2 ay hapis ve 8.320,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, adli para cezasının 24 eşit taksitte tahsiline, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve tabancaların müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; usule uygun şekilde alınan arama kararı olmadığından elde edilen delillerin hukuka aykırı delil olduğuna ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine; aksi halde sanığın eyleminin 6136 sayılı Kanun'un 13 ncü maddesinin birinci fıkrasına uyduğuna ve suç vasfında hataya düşüldüğüne ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; sanığın 6136 sayılı Kanun kapsamında olan 6 adet tabancayı Özlem Diyarbakır firmasına ait yolcu otobüsünde taşımak suretiyle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Diyarbakır 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 2017/994 Değişik iş sayılı arama kararına istinaden Narkotik Şube Müdürlüğünce yapılan aramada 25.03.2017 tarihinde dava konusu tabancalar ele geçmiş ve Diyarbakır 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 2017/1232 değişik iş sayılı, 26.03.2017 tarihli kararıyla el koyma talebinin kabulüne karar verilmiştir. Arama ve el koyma kararları dosya içerisinde ve UYAP ortamında mevcuttur.
3. Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 19.04.2017 tarihli raporuna göre dava konusu edilen 6 adet tabanca 6136 sayılı Kanun kapsamında olup, atışa mani herhangi bir arızası bulunmamaktadır.
4. Sanık aşamalarda, 6 adet tabancanın kendisine ait olduğuna, Suriye uyruklu ancak kimlik bilgilerini bilmediği birisinden 1.800,00 TL karşılığında satın aldığına ve ticaret niyeti olmadığına yönelik savunmada bulunmuştur.
5. 07.04.2017 tarihli uzmanlık raporunda dava konusu tabancaların ele geçtiği poşet üzerindeki genotipik özelliklerin sanık ...'den alındığı belirtilen sıvı kan örneğinden elde edilen genotip ile uyumlu olduğu belirtilmiş ve bu raporla sanığın silahların kendisine ait olduğuna dair ikrarı doğrulanmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Sanık müdafiinin usulüne uygun şekilde alınmış arama kararı bulunmadığından elde edilen delillerin hukuka aykırı delil olduğuna ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine dair temyiz isteminin incelenmesinde;
Ceza Genel Kurulunun 2018/20-1 Esas ve 2019/535 sayılı kararında da belirtildiği üzere, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın (Anayasa) "Temel Haklar ve Ödevleri" kısmında yer verilen "Özel hayatın gizliliği" ve "Konut dokunulmazlığı hakkı" dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez, kişiliğe bağlı temel haklarındandır. Anayasa'nın 13 üncü, 20 nci ve 21 inci maddelerinde bu hakların hangi hâllerde ve nasıl sınırlanabileceği belirtilirken, anılan hakların "vazgeçilmez" niteliği nedeniyle bu haklara müdahalenin ancak kanun ile öngörülmesi zorunlu kılınmıştır.

Gerek Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde gerekse Anayasanın ilgili maddelerinde ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda (5271 sayılı Kanun) özel hayatın gizliliği ve konut dokunulmazlığı hakkı ile kamu güvenliği arasında bir denge kurulmaya çalışılırken, birey ile kolluk arasındaki güç dengesizliği nedeniyle söz konusu hakların mümkün olduğunca yargı yerlerince verilen kararlarla sınırlanması esası benimsenmiştir. Ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında bu haklara yapılacak müdahalelerin sadece kanunla düzenlenmesi yeterli görülmeyerek hangi amaç için olursa olsun Sözleşme maddelerinde yer alan haklara kanun ile getirilen müdahalenin demokratik bir toplumun gereklerine uygun olması ve kamu otoritesine tanınan müdahale hakkının kötüye kullanılmasının da güvence altına alınması gerekliliğine işaret edilmiştir.
Adli arama, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 116 ncı ve 119 uncu maddeleri arasında düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 119 uncu maddesine göre ancak hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile konutta ve işyerinde arama yapılması mümkündür. Buna aykırı olarak gerçekleştirilen arama sonucu ele geçirilen deliller, hukuka aykırı yöntemler ile elde edilmiş olacağından, Anayasa'nın 38 inci maddesinin altıncı fıkrası ile 5271 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 217 nci maddesinin ikinci fıkrası, 230 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca hükme esas alınamayacaktır.
Somut olayda; Diyarbakır 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 2017/994 Değişik iş sayılı arama kararına istinaden Narkotik Şube Müdürlüğünce yolcu otobüsünde yapılan aramada dava konusu tabancalar ele geçmiş ve tabancalara el konulmuş; usulüne uygun şekilde ve kanunda belirtilen sürede elkoyma talebinin kabulüne karar verilmiştir; arama ve elkoyma kararları Ceza Muhakemesi Kanunu'na ve Anayasa'ya uygun olup kararlar dosya içerisinde ve UYAP ortamında mevcuttur.
2. Sanık müdafiinin suç vasfında hataya düşüldüğüne ve sübutun kabulü halinde sanığın eyleminin 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasına uyduğuna ilişkin temyiz isteği yönünden;
Dairemizin süregelen uygulamalarına göre; 1 ve 4 adet tabancanın bulundurulması ve taşınmasının 6136 sayılı Kanun'un 13 ncü maddesinin birinci fıkrasına; 5 ve daha fazla tabanca bulundurulması ve taşınmasının ise aynı Kanun'un 13 ncü maddesinin ikinci fıkrasına uyan suçu oluşturacağı dikkate alındığında; sanığın ikrarına göre kimlik bilgilerini bilmediği bir şahıstan 6 adet tabancayı satın aldığını ve satma amacı bulunmadığını beyanı ile tabancaların 6136 sayılı Kanun kapsamında olduğuna ilişkin Kriminal raporlar birlikte değerlendirildiğinde suç vasfına ilişkin Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 05.02.2019 tarihli kararında ve uygulamasında isabetsizlik bulunmamaktadır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 05.02.2019 tarihli kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2023 tarihinde karar verildi.