8. Ceza Dairesi 2023/1789 E. , 2024/7740 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/984 Değişik İş
SUÇLAR : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
KARAR : İtirazın kabulü
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2018 tarihli 2017/611 Esas, 2018/186 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; genel güveliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükümlerin, istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 13.07.2020 tarihli ve 2020/810 Esas, 2020/1934 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve hükümlerin aynı tarihte kesinleştiği anlaşılmıştır.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) geçici 5. maddesinin d bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmamış" ibaresinin aynı bentte yer alan seri muhakeme usulü yönünden Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptaline dair Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/787 Esas, 2022/44 sayılı Kararı üzerine oluşan yeni duruma göre; hükümlü ... yönünden lehe olan hükümlerin uygulanması ve infazın durdurulmasına yönelik talebin reddine ilişkin Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2022 tarihli ek kararına yapılan itirazın Nevşehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.12.2022 tarihli ve 2022/984 Değişik İş sayılı kararıyla kabulüne ve infazın durdurulmasına karar verilmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.05.2023 tarihli ve 2023/1246 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/54175 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/54175 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenleme ile;
02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde,
Somut dosya kapsamında, sanığın mahkumiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanunu'nun 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, kararın 15/02/2018 tarihinde verildiği ve 13/07/2020 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesi'nin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, 1982 Anayasasının 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce mahkemesince karar verilip kesinleştirildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gözetildiğinde, hükümlü hakkında seri muhakeme usulü uygulanması ve infazın durdurulması talebinin reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir. "
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. Seri muhakeme usulü, 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesi yeniden düzenlenerek ceza muhakemesi sistemimize girmiştir. Yine aynı Kanun'un 31 inci maddesiyle 5271 sayılı Kanun'a eklenen Geçici Madde 5’in birinci fıkrasının (d) bendinde de “1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükmü bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü … uygulanmaz.” hükmüne yer verilmiştir.
2. 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiği belirlenmiştir.
3. Anayasa Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararıyla 5271 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan 01.01.2020 tarihinde kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış dosyalarda seri muhakeme usulünün uygulanmayacağına dair hüküm iptal edilmiş ve 01.01.2020 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanılmıştır.
4. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde, hükümlünün üzerine atılı suçların 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, bununla birlikte hükümlünün mahkûmiyetine ilişkin Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2018 tarihli ve 2017/611 Esas, 2018/186 Karar sayılı kararının, Anayasa Mahkemesinin yukarıda belirtilen iptal kararından önce verildiği ve 13.07.2020 tarihinde kesinleştiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Anayasa Mahkemesinin kararları" başlıklı 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "İptal kararları geriye yürümez." şeklindeki düzenleme de dikkate alındığında Anayasa Mahkemesinin iptal kararının geriye yürümeyeceği, bununla birlikte iptal kararının kesinleşmiş dosyaları kapsamadığı, anılan kararın iptal kararı yürürlüğe girmeden önce kesinleştiği, yürürlük tarihinden önce kesinleşmiş kararlar hakkında seri muhakeme usulünün uygulanamayacağı gözetilmeden itirazın reddi yerine Mahkemesince kabulüne karar verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Nevşehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2022 tarihli ve 2022/984 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!