WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Temmuz 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2023/1628 E.  ,  2023/7699 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/162 E., 2023/125 K.
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Şarkışla Cumhuriyet Başsavcılığının 29.09.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi uyarınca dava açılmıştır.
2. Şarkışla Asliye Ceza Mahkemesinin 25.12.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
3. Şarkışla Asliye Ceza Mahkemesinin 25.12.2014 tarihli kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 24.02.2022 tarihli kararı ile atılı suçun oluştuğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma kararı üzerine, Şarkışla Asliye Ceza Mahkemesinin 14.02.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği;
1. Sanık hakkında tayin edilen temel cezanın az olduğuna, yapılması gereken artırımların yapılmadığına,
2. Erteleme kararının hatalı olduğuna ve denetim süresinin az belirlendiğine,
3. Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğuna, cinsel amaç gütmesi hususunun dikkate alınmadığına,
4. Cebir hile tehdit olmaksızın şeklindeki değerlendirmenin de hatalı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın on beş yaşından küçük katılanı hürriyetinden alıkoyduğu iddiasına ilişkindir.
2.a. Katılan ... aşamalarda, sanığın kendisini zorla kolundan tutup kaçırdığını, Gülsu Parkının kenarında yürüdükleri sırada cami imamı M.P.'yi gördüklerini, ona sanığın kendisini kaçırdığını söylediğini, sanığın M.P.'ye küfredip oradan uzaklaştığını beyan ettiği,
b. Kollukta bilgi sahibi olarak beyanına başvurulan katılanın kardeşi N.S.P., sanığın katılanı zorla kaçırdığını beyan ettiği, kovuşturma aşamasında ise bu hususta ifade vermek istemediğini belirttiği,
c. Kollukta bilgi sahibi olarak beyanına başvurulan S.D., katılanı zorla alıp götürdüğünü, kendilerinin orada kaldıklarını belirtmesine karşın, kovuşturma aşamasında sanığın katılanın kolundan tutup zorla kendilerini araca bindirdiklerini belirterek çelişkili beyanda bulunduğu,
ç. Tanık M.P. aşamalarda, Kuran kursu bitiminde öğrencilerin evlerine dağılmasının ardından katılanın eve gitmeyip cami yanındaki park alanındaki kamelyada kardeşi ile beklediğini görünce eve gitmesini söylediği halde biraz daha ders çalışacağını söyleyerek gitmediğini, daha sonra babasının katılanı aramak için camiye geldiğini, Gülsu Parkı öğretmenevi hizasında evine giderken katılan ile bir gencin birlikte yürüdüklerini gördüğünü, katılanın kitaplarının bu şahsın elinde olduğunu, katılana ailesinin, jandarmanın onu aradığını söylediği sırada yanındaki gencin kendisine tepki gösterdiğini, polisi aramak için hamle yaptığında gencin kitapları aracın üzerine bırakıp hızlıca uzaklaştığını, o sırada katılanın gence "hani beni bırakmayacaktın, koruyacaktın" şeklinde seslendiğini, sanığın ardından katılana kendisine cinsel yönden bir zarar verip vermediğini sorduğunda vermediğini söylediğini beyan ettiği,
d. Sanık savunmasında, cami yanında parkta oturduğu sırada tanımadığı bir kızın yanına gelip kendisi ile tanışmak istediğini söylediğini, kardeşine ve komşu kızına da evlerine gitmelerini söylediğini, bunun üzerine katılanla Gülsu Parkına doğru yürümeye başladıklarını, daha sonra karşılarına cami imamının çıktığını, birbirleri ile ağız dalaşında bulundukları sırada polis otosunu gördüğünü ve panikle kaçtığını, katılanı alıkoymadığını ifade ettiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanık hakkında hükmedilen erteli hapis cezasının kısa süreli olmaması nedeniyle hak yoksunluğuna hükmedilmemesi infazda gözetilebileceğinden bozma sebebi yapılmamıştır.
A. Artırım Nedenleri Uygulanmadan Hüküm Kurulduğuna Yönelik
Mağdurenin vücudunda bir yaralanmanın olmaması, tanıklar ve tanıkların kendi beyanları arasındaki aşamalardaki çelişkiler dikkate alındığında, tarafsız tanık olan M.P.'nin beyanlarına göre, dava konusu olayda, sanığın mağdura yönelik eylemini cebir ve / veya cinsel amaç ile gerçekleştirdiğine yönelik sanığın savunmasının aksine şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından, katılan vekilinin bu hususa ilişkin temyiz sebebi reddedilmiştir.
B. Erteleme Hükümlerinin Uygulanmasının Hatalı Olduğuna Yönelik
5237 sayılı Kanun'un "Hapis cezasının ertelenmesi" başlıklı 51 inci maddesinin inceleme konusu ile ilgili birinci ve üçüncü fıkraları;
"(1) İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası
ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının verilebilmesi için kişinin;
a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması,
b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması gerekir."
(3) Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz."
Şeklinde düzenlenmiştir. Mahkemece ertelemeye engel adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında "sabıkasız geçmişi ve suçu işledikten sonra yargılama sürecinde göstermiş olduğu pişmanlık göz önüne alınarak tekrar suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat oluştuğu" hususları göz önünde bulundurularak hapis cezasının ertelenmesine ve sonuç olarak belirlenen ceza kadar denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş ve katılan vekilinin temyiz sebebi reddedilmiştir.
C. Diğer Yönlerden
1. Katılan sıfatı alan ...'in gerekçeli karar başlığında "katılan" yerine "mağdur" olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
2. Katılan ve tanıkların aşamalardaki anlatımları ile dava dosyası kapsamındaki diğer tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, suç tarihinde onbeş yaşından küçük olması nedeniyle rıza açıklama ehliyeti bulunmayan katılanı yanında tutan sanığın eyleminin atılı suçu oluşturduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Şarkışla Asliye Ceza Mahkemesinin 14.02.2023 tarihli kararında katılan vekili tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.10.2023 tarihinde karar verildi.