WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Temmuz 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2023/1492 E.  ,  2024/1195 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1663 E., 2023/441 K.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık hakkında verilen kararın; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükmüne göre temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.10.2019 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Küçükçekmece 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 08.03.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükmün kaldırılmasına ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz isteği, tutanağın sanığın isteği dışında imzalatıldığına, tüm harcama işlemlerinin yetkililerin bilgisi dahilinde yapıldığına, şirketten habersiz şekilde kredi kartlarının kullanılmasının mümkün olmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, bilirkişi raporunun yetersiz olduğuna, hangi işlemin usulsüz olduğunun net olarak tespit edilmediğine, şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine, teşdidin hatalı olduğuna ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.
2. Katılanlar vekilinin temyiz isteği, sanık hakkında en üst sınırdan ceza tayini gerektiğine, takdiri indirim nedenlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Dava konusu olay; katılan şirkette harcama yetkilisi olan sanığın, şirket ihtiyaçlarının karşılanması için kendisine tahsis edilen kredi kartlarından, kendisi için de birçok kez harcama yapmak suretiyle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda, sanığın eylemlerinin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilerek bu suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan vekilinin istinaf başvurusu kabul edilerek, İlk Derece Mahkemesince güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükmün kaldırılmasına ve sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Bölge Adliye Mahkemesince, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 3 üncü ve 61 inci maddeleri uyarınca, hak ve nesafet kuralları ile orantılılık ilkesi gözetilerek, sanık hakkında yazılı şekilde ceza tayin olunmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Katılanın aşamalardaki beyanları, sanık savunmaları, tanık ifadeleri, bilirkişi raporu ve tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Bölge Adliye Mahkemesinin sanığın atılı suçu işlediğine dair kararında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafii ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiş ve kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 08.03.2023 tarihli, 2022/1663 Esas sayılı kararında sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Küçükçekmece 15. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.02.2024 tarihinde karar verildi.