8. Ceza Dairesi 2023/1207 E. , 2023/4494 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyle temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 26.01.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan kamu davası açılmıştır.
2.İstanbul Anadolu 48. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.01.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.
3.İstanbul Anadolu 48. Asliye Ceza Mahkemesinin,11.01.2016 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 14.04.2021 tarihli kararı ile "... temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren CMK.nın 251/3. maddesinin uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine yapılan yargılama sonucuna göre;.İstanbul Anadolu 48. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi; suçun subüt bulmadığına çelişkilerin giderilmediğine ve lehine hükümlerin uygulanmadığı gibi sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; sanığa Maltepe Açık Ceza İnfaz Kurumun'a teslim olması için verilen yol izni süresinin bitiminden itibaren 48 saatlik sürenin geçmesine rağmen kuruma dönmediği ve hükümlünün kaçması suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1.Tüm dava dosyası kapsamına göre olay tutanakları ile firar fiş birlikte değerlendirildiğinde suçun unsurlarının oluştuğuna sanığın hükümlünün kaçması suçunu işlediğine ilişkin Mahkeme kabulünde her hangi bir usul ve yasaya aykırılık olmadığı, dosya kapsamında herhangi bir çelişki bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafinin suçun sübutuna dair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Mahkemece sanık hakkında lehine olan 5237 Sayılı Kanun'un 62. maddesi uygulanmış, aynı Kanun'un 50, 51 ve 5271 Kanun'un 231 inci maddelerinin uygulanmama gerekçesi kararda isabetli olarak tartışılmış olup sanık müdafiinin lehine maddelerin uygulanması gerektiğine dair temyiz sebebi yönünden kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3.İstanbul Anadolu 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.02.2023 tarihli kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen;
Sanığın 5237 sayılı Kanun'un 292 nci maddesi birinci fıkrası gereğince cezalandırılmasına karar verilirken, hüküm fıkrasında temel cezaya atıf yapan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında sayılı Kanun'un ( 5275 sayılı Kanun) 97 nci maddesinin birinci fıkrası gösterilmeyerek, 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesimin altıncı fıkrasına davranılması, dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.02.2023 tarihli kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istemi açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında hükmün (1) inci fıkrasında yer alan "...eylemine uyan..." ibaresinden sonra gelmek üzere "5275 sayılı
Kanun' un 97 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle" ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!