8. Ceza Dairesi 2022/994 E. , 2024/2893 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/1675 E. 2017/1224 K.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.11.2015 tarihli iddianamesiyle hükümlü hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Ankara 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2017 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 10.01.2018 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleştirme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 04.02.2022 tarihli ve 2021/2889 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.03.2022 tarihli ve KYB-2022/20668 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.03.2022 tarihli ve KYB-2022/20668 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre,
1-Müştekiyi telefonla arayan bir şahsın kredi kartı aidatını iade almaya hak kazandığını, paranın iade edilebilmesi için şahsi bilgilerinin gerekli olduğunu söylemesi üzerine, müştekinin daha önce hakem heyetine kredi kartı aidatı iadesi için başvuru yaptığından durumdan şüphelenmeden kendisinden istenen bilgileri paylaşmasını müteakip, hesabından 300 USD'nin Moldovya'daki bir banka, 282,89 USD'nin Almanya'da bulunan bir ödeme sistemi aracılığıyla tahsil edilmesi şeklinde gerçekleşen somut olaya ilişkin, her ne kadar sanık hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 19/11/2015 tarihli ve 2015/44146 soruşturma, 2015/45250 Esas, 2015/39029 sayılı iddianamesi ile başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan dava açılmış ve Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde suçun nitelenmesinde yanılgıya düşülerek sanığın başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu ve bu durumda delillerin takdiri görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu cihetle, mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın anılan Kanun'un 245/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesinde,
2-Mahkemesince eylemin nitelikli dolandırıcılık olarak kabulü ve alt sınırdan ceza tayininin takdir edilmesi durumunda dahi 3 yıl hapis cezasının yanında suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olmayacak şekilde adli para cezasına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmeyerek sanık hakkında eksik ceza tayininde,
Kabule göre de;
3-5237 sayılı Kanun'un 245/1. maddesinde yer alan "Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır." şeklindeki düzenlemede atılı suç için hapis cezasının yanında adli para cezasının da öngörüldüğü gözetilmeden, sanığın yalnızca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmak suretiyle eksik ceza tayininde, isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. Mağdur ...'nin 11.02.2015 tarihinde kolluğa yaptığı müracaatı ile yaklaşık 1,5 yıl önce kredi kartı masraflarını ve aidatlarını alabilmesi için tüketici hakları hakem heyetine başvuru yaptığını, 10.02.2015 tarihinde 15.45 sıralarında kullandığı hattını 0212 *** ** 35 numaralı hattan arayan ve adını Tolga olarak söyleyen bir şahsın başvurusu sonucunda kredi kart masraf ve aidatlarının hesabına yatacağını söyleyerek kendisinden adres bilgilerini, kredi kart numarasını ve güvenlik kodunu istemesi üzerine verdiğini, telefonuna gelen kodu söylediğini, telefonu kapattıktan sonra dolandırılmış olabileceğini düşünerek bankayı aradığında kartından 282,99 $ ve 300,00 $ çekilmiş olduğunu öğrendiğini beyan ederek şikayetçi olduğu belirlenmiştir.
2. HSBC cevabi yazısı ile mağdurun kredi kartından 10.02.2015 tarihinde Payparam LP isimli işyerinden 282,99 USD ve NIHAYETBULDUM isimli işyerinden 300.00 USD şeklinde alışverişler yapıldığı belirlenmiştir.
3. Bahse konu 0212 *** ** 35 numaralı hatta ait aboneliğin mağdur ... adına kayıtlı olduğu ve abonelik bilgilerinde yer alan referans cep telefonunun diğer hükümlü ...'a ait olduğu ve abonelik bilgilerinde yer alan adresin de hükümlü ...'a ait olduğu belirlenmiştir.
4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde;
a) Mağdur ...'yi telefonla arayan bir şahsın kredi kart aidatını iade almaya hak kazandığını, paranın iade edilebilmesi için şahsi bilgilerinin gerekli olduğunu söylemesi üzerine, mağdurun daha önce hakem heyetine kredi kart aidatı iadesi için başvuru yaptığından durumdan şüphelenmeden kendisinden istenen bilgileri paylaşmasını müteakip, hesabından 300,00 USD'nin Moldovya'daki bir banka, 282,89 USD'nin Almanya'da bulunan bir ödeme sistemi aracılığıyla tahsil edilmesi şeklinde gerçekleşen eylemin başkasına ait banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu oluşturduğundan Mahkemenin suçun nitelemesine ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden (1) ve (2) numaralı bozma istemleri,
b) 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince hapis cezası yanında ayrıca adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de, kanun yararına bozma sonucu hükümlü aleyhine karar verilemeyeceğinden (3) numaralı bozma isteği yerinde görülmediğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce belirtilen nedenlerle yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!