WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2022/888 E.  ,  2024/2643 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2011/295 E. 2011/538 K.

Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının 19.04.2011 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca üç kez cezalandırılması istemi ile açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.09.2011 tarihli kararı ile üç defa 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, temyiz edilmeksizin 06.05.2013 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 03.02.2022 tarihli ve 2020/4473 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.03.2022 tarihli ve KYB-2022/20374 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının,10.03.2022 tarihli ve KYB-2022/20374 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, sanığın müşteki ... adına düzenlenmiş birden fazla banka ve kredi kartından yapmış olduğu harcamalar nedeniyle her bir harcama yönünden ayrı suç oluştuğunun kabulü ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesinde yer alan "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır." şeklindeki düzenlemeye nazaran, sanığın hamili mağdur ... olan Garanti Bankasına ait 554******29036 nolu kredi kartının ve 401******7373037 nolu ATM kartının ve Yapı Kredi Bankasına ait 492******3629157 nolu kredi kartı ile izin ve haberi olmaksızın, Garanti Bankasına ait ATM kartından 1.400,00 Türk lirası, Garanti Bankasına ait kredi kartından 1.800,00 Türk lirası yine Yapı Kredi Bankasına ait kredi kartından 4,000,00 Türk lirası olmak üzere toplam 7.200,00 Türk lirası harcama yaptığı olayda, hamili ve mağduru aynı olan birden fazla kartın farklı zamanlarda birden fazla harcamada kullanılması halinde, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi gereğince eylemin tek suç kabul edilerek zincirleme suç hükümleri gereğince artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, her bir harcama için sanığın ayrı ayrı üç kez cezalandırılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir.
2. 5271 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre, cezaevinde bulunan sanığa gerekçeli karar tebliğ edilirken, tebliğ edilen karar içeriği okunup anlatılmak suretiyle tebliğ edilmesinde yasal zorunluluk bulunmasına rağmen, kararın okunup anlatılmaması nedeniyle yapılan tebligatın usulsüz olduğu ve bu itibarla inceleme konusu hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır.
3. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 272 vd. maddeleri uyarınca temyiz yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.03.2024 tarihinde karar verildi.