8. Ceza Dairesi 2022/802 E. , 2024/1224 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/2189 E., 2018/2043 K.
SUÇ : Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Beraat
TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet savcısı, katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 08.12.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dava açılmıştır.
2.İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.05.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçtan 2 yıl 6 ay hapis cezası verilmiştir.
3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 12.12.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında verilen mahkumiyet kararı kaldırılarak beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, eksik inceleme üzerine karar verildiğine ilişkindir.
2.Katılan vekilinin temyiz isteği; suçun sabit olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; vergi dairesi başkanlığında gelir uzmanı olarak çalışan müştekinin olay günü bir mükellef olan sanığın yoklamasını yapmak amacıyla işyerine gittiği, sanığın vergi levhasını görmek istemesi üzerine sanığın müştekiden görevli kimliğinin ibrazını isteyerek kamu görevlisi olduğuna inanmaması nedeniyle müştekiyi darp edip iş yerinin kapısını kilitlemek suretiyle müştekinin çıkmasını engellediği iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesi'nin Kabulü
Sanığın müştekinin kamu görevlisi olduğuna inanmaması nedeniyle müştekiyi darp ettiği ve iş yerini üzerine kilitlediği, müşteki anlatımı, sanık savunması, doktor raporu ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla atılı suçtan sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B.Bölge Adliye Mahkemesi'nin Kabulü
Sanığın iş yerine girmeye çalışan müştekiye karşı koymasının ve dolandırıcı olacağından şüphelenen müştekiyi yakalatmak için polisi arayıp gelinceye kadar kendisi ile birlikte içeriye kilitleyen sanığın eylemlerindeki kastın kişinin hürriyetinden yoksun kılmak olmadığı gerekçesiyle sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Tebliğname yönünden;
Ceza Genel Kurulu’nun 17.05.2022 gün ve 2020/248 Esas, 2022/359 Karar sayılı ilamı ve 05.08.2017 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 20.07.2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanun'un 15 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, ''(1) Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; a) İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, ... karar verir'' ve aynı Yasa'nın 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ''(1) Hükme esas olarak saptanan olaylara uygulanmasında hukuka aykırılıktan dolayı hüküm bozulmuş ise, aşağıdaki hâllerde Yargıtay davanın esasına hükmedebileceği gibi hükümdeki hukuka aykırılığı da düzeltebilir: a) Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse'' şeklindeki düzenlemeler karşısında; ilk derece mahkemesinden gelen dava dosyasının tekemmül ettiği, başkaca toplanması gereken delil bulunmadığı hallerde bölge adliye mahkemesince duruşma açılmaksızın 'hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" şeklinde sanığın beraatine, davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunmasına karar verilebileceğinden Tebliğnamede bozma isteyen (1) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin temyiz talepleri yönünden;
Sanığın, mükellef yoklaması yapmak amacıyla işyerine gelen müştekinin vergi levhası istemesi üzerine, müştekinin tanıtım kartını göstermesine rağmen şüphelinin inanmadığı ve hakaret edip yakasından tutarak boğazını sıkmak suretiyle darp ettiği, polisler gelene kadar işyerinin kapısını kilitleyerek müştekinin gitmesine izin vermediği anlaşılmakla; şüphelinin kamu görevlisi olan müştekinin hürriyetini kısıtlatıdığı olayda; müştekinin istikrarlı anlatımları, sanığın tevilli yoluyla ikrarı ile dava dosyası kapsamındaki diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu cebir ve tehdit ile gerçekleştirdiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi gereğince cezalandırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde beraat kararı verilmesinde hukuka uygunluk görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 12.12.2018 tarihli 2018/2189 Esas sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, aynı Kanun'un 307 nci maddesinin 5 inci fıkrası uyarınca kazanılmış hakkı saklı tutularak Teblignameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!