WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2022/750 E.  ,  2024/3266 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1491 E., 2020/415 K.
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, çocuğun cinsel istismarı, silahla tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, temyizin reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine dair 12.06.2020 tarihli ek karar usul ve yasaya uygun bulunmuştur.
Sanığın katılan ...'ye yönelik eylemi nedeniyle açılan davaya Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, katılan kurum vekilinin sanığın katılan ...'ye yönelik eylem nedeniyle kurulan hükme yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün sanık ... katılan, silahla tehdit suçundan kurulan hükmün sanık bakımından temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 21.07.2017 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve silahla tehdit suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 106 ncı maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (c) bendi, (...) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.03.2018 tarihli kararıyla sanığın çocuğun basit cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi delaleti ile aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 62 nci ve 53 üncü maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, katılanlara yönelik eylemi nedeniyle silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, kişiyi hürriyeti yoksun kılma suçundan ise beraatine karar verilmiştir.
3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi tarafından 28.02.2020 tarihli kararla çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik istinaf talebinin esastan reddine, silahla tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümler kaldırılarak sanığın katılan ...'e yönelik eylemi nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (f) bentleri ve aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi gereğince 5 yıl 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve katılan ...'a yönelik eylem nedeniyle silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. Sanık müdafiinin çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararına yönelik temyiz talebinin ise 12.06.2020 tarihli kararla reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyizi;
Silahla tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerde sanığa alt sınırdan ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı bulunduğuna,
2. Sanık müdafiinin temyizi;
Karar ve gerekçelerin yerinde bulunmadığına, olayın tamamen kurgu olduğuna, mağdur ...'in ifadelerinin çelişkili olduğuna, mağdur ...'ın kendini kurtarmaya çalıştığına, mağdur ...'in mizansen hazırladığına, ... ve ...in beyanları arasındaki çelişkinin giderilmediğine, şüphenin sanık lehine yorumlanmasına ilişkin ilkenin ihlal edildiğine, mağdurun soyut beyanından başka delil bulunmadığına,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Müştekiler Muhsin ve ...'ın kızı olan katılan ...'in olay tarihinde 16 yaşında olduğu, Çorum'da ikamet eden erkek arkadaşı katılan ... ile buluşmaya karar verdikleri, 25.05.2017 günü Polatlı ilçesinde buluştukları, ...'ın Polatlı'da sanıktan günlük kiralık ev kiraladığı, katılan ...'in ...'ın kiraladığı eve gittiği, katılanlar evde birlikte bulundukları sırada sanık ...'nın ev anahtarının acil lazım olduğunu söyleyip ...'dan verdiği adrese anahtarı getirmesini istediği, ...'ın evden çıktığı, bir dakika sonra kapı zilinin aralıksız çaldığı, ...in ...'a mesaj atıp zili kendisinin mi çaldığını sorduğu, ...'ın mağdureye ev sahibinin verdiği adresi bulamadığını, gelene kadar kimseye kapıyı açmamasını söylediği,
...'ın eve geldiğini, kendisini ... olarak tanıtan şüpheli Abbas'la karşılaştıkları, içeri girdikten sonra sanığın katılanlara bağırmaya başladığı, ...e "niye kapıyı açmıyorsun" dediği, zorla telefonlarını aldığı, ...e anne ve babasının telefonlarını aldığını söylediği, bu sırada kendi telefon numarasını mağdurenin telefonuna kaydettiği, ...e "yaptığınız hoş değil, ben senin yedi sülaleni tanıyorum, ben polisim" diyerek kızmaya devam ettiği, telefonla konuşuyormuş gibi yaparak "başkanım bizim eve bir ekip gönderir misin" diye söylediği, ...'ı alarak binanın dışına çıktığı, bu sırada ...'ın ...e mesaj atarak "çantanı al ve evden çık" dediği, ...in alt kata indiği, sanığın ...in indiğini görünce apartmana geri girdiği, ...'ın ...i kolundan çekip dışarı çıkarttığı esnada sanığın katılanlara "içeri girin" diye bağırarak önlerine geçtiği, belinde bulunan silahı alarak ...'ın kafasına dayayıp tekrar bağırarak "içeri girin" dediği, katılanların korkarak içeri girdiği, silahı tekrar ...'a göstererek "sen aşağıya in, seni göreceğim, yoksa senin de kızın da hayatını sinkaf ederim" diyerek ...'ı dışarı çıkarttığı, ...'ın bir kat aşağıya inip tekrar yukarıya çıktığı, kapının önünde beklediği, sanığın mağdureye "olayı düzelteceğim" dediği, "yaptığının doğru olmadığını, babası duyarsa ne olacağını" sorduğu, mağdurenin ağlamaya başladığı, sanığın ...e sarıldığı, "sende bana sarıl" dediği, bir anda mağdurenin dudağından öptüğü, mağdurenin korkup ayağa kalktığı, ...e sıkıca sarıldığı, "biraz öpüşelim" dediği, ...i kanepeye ittiği, mağdurenin kanepeye uzanır gibi düştüğü, üzerine doğru gelip sıkıca sarıldığı, daha sonra eyleminden vazgeçtiği, zili çalan ...'ı içeri aldığı, olanları kimseye anlatmaması için katılanları tehdit ettiği, olanları öğrenen katılan ...'in anne ve babasının şikayetçi olduğu anlaşılmıştır.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
... ile mağdurenin arkadaş oldukları, ...'nin ikamet ettiği Çorum'dan Polatlı'ya geldiği, burada sanıktan günlük ev kiraladığı, sanığın diğer evlerin dolu olması nedeniyle kendi evini kiraladığı, daha sonradan başka bir evin boşalması üzerine ...'ı arayarak diğer evi göstereceğini söylediği, ...'ın evden çıktığı ancak sanıkla buluşamadığı, bu sırada sanığın eve geldiği ve kapı zilini çaldığı, mağdurenin ...'ı aradığı, ...'ın görüşme sonucunda sanık olduğunu anladığı, sanık ile ...'ın birlikte eve girdikleri, sanığın ...in yaşının küçük olduğunu görünce bağırdığı, babasının telefonunu istediği, "yaptığınız hoş değil" dediği, polisi arayacağını söylediği, bu sırada ... ve mağdureye tabancasını göstererek tehdit ettiği, bir ara ... ile birlikte kaldığı, mağdureyi dudağından öptüğü, bu sırada ...'ın kapının dışında beklediği, daha sonra olay yerinden ayrıldıkları, eylemin 15 yaşını bitirmiş mağdureyi zorla sarkıntılık düzeyinde kaldığı anlaşılmakla, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 103 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca cezalandırılmasına ayrıca olay esnasında sanığın müşteki ve mağdureyi silahla tehdit etmek suçundan aynı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmasına, sanığın üzerine atılı hürriyeti tahdit suçundan cezalandırılması için her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle bu suçtan sanığın beraatine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
Sanığın mağdur ...'i önce apartman boşluğuna çıkarıp sonra tekrar daire içine sokup dudağından öpme eyleminin ani ve kesintili olup süreklilik arz etmediği, cinsel tatminden çok cinsel yönden rahatsız etmeye yönelik olduğu yönündeki kabul ve uygulamanın dosya kapsamına ve hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle bu husustaki istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği, ilk derece mahkemesince sanığın mağdur ... katılanı alıkoyduğuna ilişkin delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilip her ikisine tek eylemle zincirleme silahla tehditte bulunduğu gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, sanığın mağdur ... ve ...'ı evden çıkarıp apartman ortak kullanım alanı olan boşlukta her ikisine adli emanette kayıtlı kuru sıkı tabancayı yöneltip mağdur ...'i tekrar bina içine soktuğu olayda tek eylemle iki ayrı mağdura karşı aynı suçun işlenmesi söz konusu olmayıp sanığın katılan ...'a karşı ...'ı bulunduğu yerden başka bir yere götürmemesi, bir yerde zorla alıkoymaması karşısında eyleminin aynı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi kapsamında silahla tehdit suçunu oluşturduğu, her ne kadar iddianamede eylem hürriyeti tahdit suçu olarak nitelendirilmiş ise de 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen suçun bileşik suç olduğu, sanığın ...'a karşı eylemlerinin bileşik suçun silahla tehdit unsurunu oluşturduğu, ayrıca hürriyeti tahdit suçunun oluşmadığı, ilk derece mahkemesince hem hürriyeti tahdit suçundan beraat kararı verilip tek fiil ile birden çok mağdura karşı zincirleme silahla tehdit suçundan mahkumiyet kararı verilmesi ise tek fiil nedeniyle hem beraat hem mahkumiyet kararı verilmesi sonucunu doğurup çelişki oluşturduğu düşüncesiyle sanığın mağdur ...'e yönelik eylem nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş, hülasa sanığın apartman ortak kullanım alanına çıkardığı mağdur ...'e kuru sıkı silah doğrultup rızası dışında tekrar ikametinin içine soktuğu, üç dakika kadar burada tuttuğu, bu süre içerisinde dudağından öptüğü ve koltuğa itekleyip üzerine eğildiği, fakat daha sonra eylemine devam etmekten gönüllü olarak vazgeçtiği, kapıyı açıp mağdurun çıkmasına rıza gösterdiği şeklinde gerçekleşen olayda mağdurun 15-18 yaş grubunda yer aldığı, sanığın tehditle gerçekleştirdiği eylemin 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasına uyduğu, sanığın eylemini silahla işlemesi nedeniyle aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin, mağdurun çocuk olması nedeniyle 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendinin uygulanması gerektiği kabul edilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Katılan ... vekilinin katılan ...'ye yönelik eylem nedeniyle silahla tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığın katılan ...'ye yönelik eylemi nedeniyle açılan davaya Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, katılan kurum vekilinin sanığın katılan ...'ye yönelik eylem nedeniyle kurulan hükme yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
B. Çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm yönünden;
5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar veren 12.06.2020 tarihli ek karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan ek karara yönelik temyiz talebinin reddiyle ek kararın onanmasına karar verilmiştir.
C. Katılan ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
1. Katılan beyanları, sanık savunmaları, tüm dosya kapsamı ve Bölge Adliye Mahkemesi kabulüne göre, sanığın cinsel istismarda bulunmak amacıyla katılan ... ve arkadaşı ...'ı silahla tehdit ederek bu şekilde başbaşa kaldığı ...e yönelik basit cinsel istismar suçunu işlediği anlaşılan olayda ayrıca oluşan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da alt sınırın üzerinde temel ceza belirlenmesi suretiyle cezalandırılmasına ilişkin kabul ve uygulamada hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delilerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımlarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
D. Katılan ...'ye yönelik eylem nedeniyle silahla tehdit suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın savunmaları, katılanların beyanları ve tüm dava dosyası birlikte değerlendirildiğinde, olay günü katılan ...'ın kız arkadaşı ... ile birlikte kalmak amacıyla sanıktan günlük kiralık ev kiraladığı, katılanların evde bulunduğu sırada sanığın ...'ı anahtarları bırakması bahanesiyle dışarıda adresini verdiği bir dükkana çağırdığı ancak ... evden çıktıktan hemen sonra katılan ...'in yalnız bulunduğu evin zilini çalmaya başladığı, ...'a danışan ...in o gelene kadar kapıyı açmadığı, sanık ... ...'ın eve birlikte girdikleri, amacına ulaşamayan sanığın kendisini polis olarak tanıtarak katılanlara bağırmaya başladığı, olayı ailelerine haber vermekle tehdit ettiği, sanığın katılan ...'ı evden çıkardığı ancak katılan ...'in evde kalmasını istediği, ...in ...'ın isteği üzerine evden çıkması üzerine elindeki kuru sıkı silahı katılanlara doğrultarak tekrar eve girmelerini sağladığı, burada yine ...'ın yeniden evden çıkmasını istediği, yalnız kaldığı 16 yaşındaki katılan ...'i zorla öptüğü, iterek yere düşürdüğü ancak katılanın ağlaması üzerine eylemini kendi isteğiyle sonlandırdığı ve katılanları olanları kimseye anlatmamaları konusunda tehdit etmeye devam ettiği anlaşılan olayda, olayın başından itibaren katılan ...'e yönelik çocuğun cinsel istismarı fiilini işlemeyi amaçlayan sanığın bu amaçla cebir, tehdit ve hile kullanarak katılan ...'le yalnız kalmaya çalıştığı, olayın her iki katılanın apartmanın dışında bulundukları aşamasında sanığın katılanlara silah göstererek apartmana geri girmeye zorlaması şeklinde gelişen eyleminin katılan ...'e yönelik işlenen suç yanında ayrıca katılan ...'a yönelik olarak da cebir veya tehdit kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturacağı ve bu suçtan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası (a) bendi, beşinci fıkrasınca ayrıca ceza verilmesi gerektiği gözetilmeden delillerin takdirinde ve suç vasfının tayininde hataya düşülmek suretiyle silahla tehdit suçundan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Katılan ... vekilinin katılan ...'ye yönelik eylem nedeniyle silahla tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 28.02.2020 tarihli ve 2018/1491 Esas, 2020/415 Karar sayılı kararında katılan kurum vekilinin sanığın katılan .......'ye yönelik eylem nedeniyle kurulan hükme yönelik temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 12.06.2020 tarihli ve 2018/1491 Esas, 2020/415 Karar sayılı ek kararına yönelik sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden ek kararın, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Katılan ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 28.02.2020 tarihli ve 2018/1491 Esas, 2020/415 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
D. Katılan ...'ye yönelik eylem nedeniyle silahla tehdit suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Gerekçe bölümünde (D) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 28.02.2020 tarihli ve 2018/1491 Esas, 2020/415 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 307 nci maddenin 5. fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca takdîren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine, kararın bir örneğinin ise Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.04.2024 tarihinde karar verildi
...