WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2022/691 E.  ,  2024/3072 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/1114 D.İş
SUÇ : Parada sahtecilik
İNCELEME KONUSU
KARAR : Uyarlama yargılaması talebinin reddine yönelik karara karşı yapılan itirazın reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.04.2002 tarihli kararı ile hükümlü hakkında sahte para piyasaya sürmek suçundan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 316 ncı maddesinin dördüncü fıkrası, 318 inci maddesi, 81 inci maddesi uyarınca 2 yıl 13 ay 10 gün hapis ve 110.728.800 lira ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın 16.10.2020 tarihli dilekçesi ile eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin ikinci fıkrasına uyduğuna, daha lehe bir düzenleme içerdiğine ve uyarlama yargılaması yapılması talebine ilişkin Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.10.2020 tarihli ek kararı ile lehe-aleyhe kanun karşılaştırma yapıldığında hükümlü yönünden 765 sayılı Kanun'un daha lehe olduğundan uyarlama talebinin reddine karar verildiği ve itiraz üzerine Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.01.2021 tarihli ek kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca,18.01.2022 tarihli ve 2021/26499 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.02.2022 tarihli ve KYB-2021/2022/11409 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.02.2022 tarihli ve KYB-2021/2022/11409 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Uyarlama yargılaması yapılırken infaz yasası hükümleri nazara alınmaksızın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme karşısında, önceki ve sonraki temel ceza kanunlarının ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği, temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ve bireyselleştirmenin yapılması için de duruşma açılması gerektiği hususlarının gözetilmemesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5252 sayılı Kanun) 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında, 01.06.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak 5237 sayılı Kanun’un lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde duruşma yapılmaksızın da karar verilebileceği öngörülmüşse de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarihli ve 162/173 sayılı kararında açıklandığı gibi lehe olan kanunun belirlenmesi herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa veya sonraki kanun ile cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin hükümlerin uygulanması olanağı doğmuşsa yargılamanın duruşmalı yapılması zorunludur. Evrak üzerinde inceleme yapılabilmesi ise ancak belirtilen bu haller dışında söz konusu olabilecektir.
2. 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5252 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı, somut olayda hükümlünün üzerinde yapılan aramada iki adet sahte 20 milyon liralık banknot ile paralarda kullanılan 31 adet emniyet şeridinin ayakkabısının içerisinde saklanmış vaziyette bulunduğu, hükümlünün eyleminin 765 sayılı Kanun'un 316 ncı maddesinin dördüncü fıkrası, 318 inci maddesinde düzenlenen suç ile 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen parada sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilerek, hükümlü hakkında lehe olan kanunun saptanabilmesi için takdir hakkının kullanılması gerekeceğinden duruşma açılıp 765 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri uyarınca ayrı ayrı uygulamalar yapılıp cezalar belirlenerek sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe kanunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde uyarlama yargılaması yapılması talebinin reddine ilişkin karara yönelik yapılan itirazın reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.01.2021 tarihli ve 2020/1114 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2024 tarihinde karar verildi.