WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2022/670 E.  ,  2024/2645 K.
"İçtihat Metni"
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/351 E. 2018/587 K.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 07.03.2018 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde İzmir 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2018 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin usulüne uygun şekilde 05.07.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 23.01.2018 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 292 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.10.2018 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin usulüne uygun şekilde 29.11.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 17.01.2022 tarihli ve 2021/422 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.01.2022 tarihli ve KYB-2022/10451 Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.01.2022 tarihli ve KYB-2022/10451 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Hükümlünün cezasının infazı sırasında, İzmir 1. İnfaz Hakimliğinin 12/01/2018 tarihli ve 2018/271 esas, 2018/262 sayılı kararıyla hapis cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verilip tahliye edilmesini takiben, denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması için denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına rağmen müracaat etmemesi nedeni ile hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan kamu davası açılmasını üzerine İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/10/2018 tarihli ve 2018/233 esas, 2018/963 sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verildiği, yine hükümlünün bahse konu denetimli serbestlik tedbiri kararının kaldırılarak kapalı ceza infaz kurumuna iadesine dair İzmir 2. İnfaz Hakimliğinin 24/01/2018 tarihli ve 2018/530 esas, 2018/565 sayılı kararının tebliğine rağmen 2 gün içerisinde teslim olmaması nedeni ile aynı suçtan İzmir 34. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılarak anılan Mahkemenin 31/05/2018 tarihli ve 2018/351 esas, 2018/587 karar sayılı ilamı ile mahkumiyetine karar verildiğinin anlaşılması karşısında,
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 21/11/2018 tarihli ve 2018/7328 esas, 2018/13100 karar sayılı ilamında, "...5275 sayılı Kanunun 105/A-8 maddesinde; "Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeyenler ile kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 292. ve 293. maddelerinde yazılı hükümler uygulanır." hükmü düzenlenmektedir. Anılan düzenlemede "denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeme" ve "kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olmama" iki seçimlik hareket olarak belirtilmiştir. Somut olayda; sanığın, hakkında uygulanmasına karar verilen denetimli serbestlik tedbiri nedeniyle İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğü'ne başvuruda bulunmadığı anlaşılmaktadır. "Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeme" şeklinde gerçekleşen sanığın eyleminin, anılan hükmün kapsamında kaldığı, bu aşamaya kadarki hali itibariyle mezkur suçu oluşturduğu, sanık hakkında İnfaz Hakimliği'nden kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı aldırılmasının suçun oluşumuna etki sağlamayacağı...." şeklinde belirtildiği üzere, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 105/A-8 maddesinde yer alan "Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeyenler ile kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 292 nci ve 293 üncü maddelerinde yazılı hükümler uygulanır." şeklindeki düzenleme gereğince "denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeme" ile "kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmama" eylemlerinden herhangi birinin gerçekleşmesi halinde firar suçunun oluşacağı ve sonraki eylemin ayrı bir firar suçunu oluşturmayacağı gözetildiğinde,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir” şeklindeki 223/7. maddesi gereğince;
Sanığın her iki dosyaya konu eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 292/1. maddesinde seçimlik olarak düzenlendiğinin ve tek suç olduğunun anlaşıldığı; İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davaya ait 23/01/2018 tarihli iddianamenin, İzmir 34. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davaya ait 07/03/2018 tarihli iddianameden önce düzenlenmiş olması nedeniyle de 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'unun 223/7. maddesi uyarınca, İzmir 34. Asliye Ceza Mahkemesinde aynı fiil nedeniyle daha sonraki tarihli iddianame ile açılan mükerrer davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1.a) Hükümlü hakkında İzmir 1. İnfaz Hakimliğinin 12.01.2018 tarihli kararı ile tahliye tarihinden koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verildiği ve 3 gün içerisinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat etmesi gerektiği 15.01.2018 tarihinde kendisine tebliğ edildiği halde müracaat etmediği, bu olayla ilgili İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 23.01.2018 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 292 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.10.2018 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği belirlenmiştir.
b) Aynı zamanda İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün yazısına istinaden hükümlü hakkında İzmir 2. İnfaz Hakimliğinin 24.01.2018 tarihli kararı ile kapalı infaz kurumuna iade kararı verilmesine ve hükümlüye bu kararın 02.02.2018 tarihinde tebliğine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olmadığı, bu olayla ilgili İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 07.03.2018 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 292 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde İzmir 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2018 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği belirlenmiştir.
2. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un (5275 sayılı Kanun) 105/A maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan sekizinci fıkrası;
"(8) Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeyenler ile (…) ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 292 nci ve 293 üncü maddelerinde yazılı hükümler uygulanır."
Şeklinde düzenlenmiştir. Anılan düzenlemede "denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeme" ve "kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olmama" iki seçimlik hareket olarak belirtilmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan yedinci fıkrası;
"(7) Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir."
Şeklinde düzenlenmiştir.
4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlünün aynı eylemi nedeniyle, iddianame tarihi daha sonra olan İzmir 34. Asliye Ceza Mahkemesine açılan mükerrer davanın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İzmir 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2018 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, yürütülen mükerrer davanın, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca REDDİNE, hükümlü hakkında mahkemece hükmedilen bu CEZANIN KALDIRILMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.03.2024 tarihinde karar verildi.