8. Ceza Dairesi 2022/5659 E. , 2023/4283 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Suç uydurma, iftira
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
1.Bünyan Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 18.10.2018 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında suç uydurma suçundan kamu davası açılmıştır.
2.Bünyan Asliye Ceza Mahkemesi'nin 24.01.2019 tarihli kararıyla sanık hakkında suç uydurmadan mahkumiyet kararı verilmiştir.
3.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi'nin 17.02.2022 tarihli kararıyla Bünyan Asliye Ceza Mahkemesi'nin 24.01.2019 tarih 2018/584 Esas; 2019/18 karar sayılı ilamını kaldırarak sanığın eylemi neticesinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 267 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 1 yıl hapis cezasına hükmetmiş, aleyhe istinaf başvurusu olmadığından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 283 üncü maddesi uyarınca kazanılmış hak gözetilerek 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmetmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi sanık hakkında hükmedilen mahkumiyet kararının adaletsiz olduğu ve sanığın suçsuz olduğu, dolayısıyla kendisi lehine beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay sanığın hükümlü olarak bulunduğu Kayseri Ceza İnfaz Kurumu'ndan Sivas Ceza İnfaz Kurumu'na nakil olmak için talepte bulunduğu, nakil talep dilekçesinde birden fazla tercihte bulunması gerektiği, bu nedenle sanığın üçüncü tercihi olarak görevli memurun zorlaması ile Zile Ceza İnfaz Kurumu'nu yazdığı, devamında sanığın Zile Ceza İnfaz Kurumu'na nakledildiği, kendisinden bilgisi ve rızası dışında nakil ücretinin tahsil edildiği, bu hali ile sanığın görevli personel tarafından gasp edildiği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1.Mahkeme tarafından dosyaya kazandırılan sanığın masraflarını karşılamak kaydıyla nakil talepli imzalı dilekçesi, sanık tarafından masrafa dair imzalanan tebliğ- tebellüğ belgesi ve reddiyat makbuzları, sanığın aşamalarda alınan savunmasındaki tevilli ikrarı ve tüm dava dosyasındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın suç işleme kastının mevcut olduğu görülmekle sanık tarafından suçlamayı kabul etmediğine dair temyiz dilekçesindeki itirazlar yerinde görülmemiştir.
2.Sanık aleyhine yerel mahkemece suç uydurma suçundan mahkumiyet verilmiş, istinaf incelemesi neticesinde ise mahkumiyet hükmü iftira suçundan kurulmuştur. Suç uydurma ve iftira suçu bakımından temel ayrım Yargıtay içtihatlarınca da geliştirilen belirlenebilirlik ölçütüdür. Buna göre işlenmediğini bildiği halde hakkında soruşturma veya kovuşturma başlatmak amacıyla bir kimseye isnat edilen suç mevcutsa, bu suça yönelik ihbar veya şikayet yetkili makamlara yapıldıysa ve isnat edilen eylem bakımından fail olduğu iddia edilen kişi veya kişiler belirlenebilir nitelikte ise burada suç uydurma değil iftira suçunun mevcudiyet kazandığı kabul edilmektedir. Somut olay bakımından ise yukarıda anlatılan iftira suçunun bütün maddi ve manevi unsurlarının meydana geldiği görülmektedir. Dolayısıyla bu bakımdan istinaf incelemesi neticesinde hükmedilen iftira suçu yerinde görülmüş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Sanık hakkında kurulan hükümde, 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle cezanın 25 gün hapis cezası üzerinden infazına karar verilmesi gerekirken, sonuç cezanın 25 gün hapis cezası olarak belirlenmesi, hukuka aykırı görülmüş ise de; bu hususun 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
4.Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, mahkemenin soruşturma sonunda oluşan inanç ve takdiri ile suçun niteliğine uygun kabul ve uygulamasına ve kararın gerekçesine göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, yasalara uygun görülen hükmün onanmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün 3 numaralı bendinde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi'nin 17.02.2022 tarihli 2019/4912 Esas, 2022/734 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereği hüküm fıkrasından kazanılmış hak uygulamasının yapıldığı 2.3 numaralı paragrafın çıkartılarak yerine "5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sanığın cezasının 25 gün hapis cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi suretiyle; Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bünyan Asliye Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 07.06.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!