8. Ceza Dairesi 2022/562 E. , 2024/3252 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/417 E. 2019/371 K.
SUÇ : İftira
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Çorum Cumhuriyet Başsavcılığının 02.05.2018 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrasında açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Çorum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.05.2019 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 20.06.2019 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 10.12.2021 tarihli ve 2021/17790 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.01.2022 tarihli ve KYB-2021/156745 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.01.2022 tarihli ve KYB-2021/156745 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, sanığın şikayeti üzerine ...hakkında silahla yağma suçundan kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonunda, Çorum Ağır Ceza Mahkemesinin 13.10.2009 tarihli ve 2008/81 Esas, 2009/225 sayılı kararı ile ...'ın beraatine ve sanık hakkında iftira suçundan gereğinin takdir ve ifası için suç duyurusunda bulunulmasına karar verilerek söz konusu kararın 04.01.2010 tarihinde kesinleşmesi üzerine, sanık hakkında iftira suçundan açılan kamu davası sonunda mahkumiyet kararı verilmiş ise de; 5237 sayılı Kanun'un 267/8 inci maddesinde yer alan " İftira suçundan dolayı dava zamanaşımı, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlar." şeklindeki düzenleme uyarınca, zamanaşımı süresinin fiilin işlenmediğinin sabit olduğu 04.01.2010 tarihinden itibaren başlayacağı ve 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesine göre de iftira suçunun 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresine tabi olduğu nazara alındığında; zamanaşımı süresinin ilk kez sanığın soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı huzurunda ifadesinin alındığı 29.03.2018 tarihinde kesildiği, bu halde 04.01.2010 tarihinden zamanaşımının ilk kez kesildiği tarihe kadar 8 yıllık sürenin tamamlandığı cihetle, kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun'un "İftira" başlıklı 267 nci maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan sekizinci fıkrası;
"...
(8) İftira suçundan dolayı dava zamanaşımı, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlar.
..."
Şeklinde düzenlenmiştir.
2. 5237 sayılı Kanun'un "Dava zamanaşımı" başlıklı 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının, inceleme konusu ile ilgili olan (d) ve (e) bentleri;
"(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası;
...
d. Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl,
e. Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, geçmesiyle düşer."
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. Çorum Cumhuriyet Başsavcılığının 05.03.2008 tarihli iddianamesi ile inceleme dışı sanık .... hakkında mağdur ...'ye karşı silahla yağma suçundan açılan dava ile Çorum 1.Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında 01.07.2008 tarihli celsede tanık olarak beyanına başvurulan hükümlünün mağdur ...'un yağma eylemine katıldığına dair bir takım beyanlarda bulunması üzerine mağdur ... hakkında Çorum Cumhuriyet Başsavcılığının 09.09.2008 tarihli iddianamesi ile dava açılmıştır. Yapılan yargılama neticesinde mağdur ... hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği beraatine, hükümlünün mağdur ...'a karşı iftira eyleminde bulunduğu gerekçesi ile hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiş ve bu karar temyiz edilmeden 14.01.2010 tarihinde kesinleşmiştir.
4. Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.07.2017 tarihli ihbar yazısına istinaden hükümlü hakkında iftira suçundan başlatılan soruşturma kapsamında savunmasının, Çorum Cumhuriyet Başsavcılığında 29.03.2018 tarihinde alındığı belirlenmiştir.
5. 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanabilmesi için hükümlünün soyut olarak bir suç isnadında bulunması dışında, bu isnadın inandırıcı olabilmesi için maddi eser ve delil de hazırlaması gerekmektedir. Somut olayda, hükümlünün Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.07.2008 tarihli duruşmada mağdura yönelik nitelikli yağma eylemine katıldığına dair suç isnadında bulunması dışında uydurulan bir maddi eser veya delil bulunmadığından, eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen iftira suçunun temel şeklini oluşturduğu anlaşılmıştır.
6. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlü tarafından mağdura yöneltilen nitelikli yağmaya yardım etme fiilinden dolayı mağdur hakkında yapılan yargılama neticesinde verilen beraat kararının 14.01.2010 tarihinde kesinleştiği ve hükümlünün iftira eylemine ilişkin savcılıkta ilk olarak 29.03.2018 tarihinde "şüpheli" olarak ifadesinin alındığı göz önünde bulundurulduğunda, beraat kararının kesinleşme tarihinden hükümlünün savcılıkta savunmasının alındığı tarihe kadar olan süreçte hükümlüye yüklenen suçun yasa maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst sınırı itibariyle 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinden kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Çorum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.05.2019 tarihli ve 2018/417 Esas, 2019/371 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden;
“Sanığa yüklenen suçun yasa maddesinde öngörülen cezasının türü ve üst sınırı itibariyle 5237 sayılı 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının, mağdur hakkında yapılan yargılama neticesinde verilen beraat kararının kesinleştiği 14.01.2010 tarihinden hükümlü hakkında iftira eylemine ilişkin savcılıkta ilk kez "şüpheli" olarak savunmasının alındığı 29.03.2018 tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlü hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gözetilerek düşürülmesine"
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!