8. Ceza Dairesi 2022/559 E. , 2024/3420 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/708 E., 2020/1836 K.
SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık
İNCELEME KONUSU
KARAR : Durma kararı
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 26.06.2006 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.12.2008 tarihli ve 2006/365 Esas, 2008/877 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında atılı suçtan 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis ve 450,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Anılan karar 11.02.2009 tarihinde itiraz olunmaksızın kesinleşmiştir. Sanık hakkında, beş yıllık denetim süresi içerisinde 01.10.2010 tarihinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle Mahkemesine hükmün açıklanması için ihbarda bulunulmuş ancak Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2015 tarihli kararıyla hükmün açıklanmasına karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan itiraz üzerine Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.06.2020 tarihli kararıyla itirazın kabulü ile Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2015 tarihli kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir. İtirazın kabulü kararı üzerine, Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2020 tarihli kararı ile seri muhakeme usulüne uygulanması ve seri muhakeme işlemlerinin yerine getirilmesi için dosyanın Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmiş ve kararın itiraz edilmeksizin 21.04.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 26.11.2021 tarihli ve 2021/15689 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2022 tarihli ve KYB-2021/147172 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.01.2022 tarihli ve KYB-2021/147172 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Kanun'un "Seri muhakeme usulü"
başlıklı 250. maddesinde yer alan, "(Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.) (Başlığı ile Birlikte Yeniden Düzenleme: 17/10/2019- 7188/23 md.) (1) Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır:
...
b) 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 13 üncü maddesinin birinci, üçüncü ve beşinci fıkraları ile 15 inci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında belirtilen suçlar.
....
(2) Cumhuriyet savcısı veya kolluk görevlileri, şüpheliyi, seri muhakeme usulü hakkında
bilgilendirir.
(3) Cumhuriyet savcısı tarafından seri muhakeme usulünün uygulanması şüpheliye teklif edilir ve şüphelinin müdafii huzurunda teklifi kabul etmesi hâlinde bu usul uygulanır.
....
(8) Cumhuriyet savcısı, şüpheli hakkında seri muhakeme usulünün uygulanmasını yazılı olarak görevli mahkemeden talep eder. Talep yazısında;
...
h) Belirlenen yaptırım ile beşinci ve altıncı fıkra uygulanmış ise bunlara ilişkin hususlar ve güvenlik tedbirleri, gösterilir. (Ek cümle:8/7/2021-7331/22 md.) Bu fıkraya aykırı olarak düzenlendiği, belirlenen yaptırımda maddi hata yapıldığı, yaptırım hakkında 231 inci veya Türk Ceza Kanununun 50 nci ve 51 inci maddelerinin uygulanmasında objektif koşulların gerçekleşmediği ya da teklif edilen cezanın mahiyetine uygun bir güvenlik tedbiri belirtilmediği anlaşılan talep yazısı, eksikliklerin tamamlanması amacıyla mahkemece Cumhuriyet başsavcılığına iade edilir. Cumhuriyet savcısı tarafından eksiklikler tamamlandıktan ve hatalı noktalar düzeltildikten sonra talep yazısı yeniden düzenlenerek mahkemeye gönderilir.
(9) Mahkeme, şüpheliyi müdafii huzurunda dinledikten sonra üçüncü fıkradaki şartların gerçekleştiği, eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu ve dosyadaki mevcut delillere göre mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği kanaatine varırsa talep yazısında belirtilen yaptırımdan daha ağır olmamak üzere dört ila yedinci fıkra hükümleri doğrultusunda hüküm kurar; aksi takdirde talebi reddeder ve soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması amacıyla dosyayı Cumhuriyet başsavcılığına gönderir. Mazeretsiz olarak mahkemeye gelmeyen şüpheli, bu usulden vazgeçmiş sayılır.
(10) Seri muhakeme usulünün herhangi bir sebeple tamamlanamaması veya soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması amacıyla Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmesi hâllerinde, şüphelinin seri muhakeme usulünü kabul ettiğine ilişkin beyanları ile bu usulün uygulanmasına dair diğer belgeler, takip eden soruşturma ve kovuşturma işlemlerinde delil olarak kullanılamaz...
" şeklindeki, Geçici 5. maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki,
5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesinde yer alan, "(Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir." şeklindeki düzenlemeler birlikte nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 01/01/2020 tarihinden önce Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 26/06/2006 tarihli ve 2006/2694 esas sayılı iddianame ile kamu davası açılarak kovuşturma evresine geçildiğinin anlaşılması karşısında atılı suça ilişkin olarak seri yargılama usulünün uygulanmasının mümkün olmadığı cihetle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/12/2008 tarihli kararının 11/02/2009 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 01/10/2010 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine mahkemesince 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasına karar verilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.Uyuşmazlık konusunda bir karar vermeden önce, kanun yararına bozma istemine konu edilen hükümde belirlenen yeni bir hukuka aykırılık durumunun incelenmesi gerekmektedir.
2. 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesi; “Kanunda başka türlü yazılmış olan hâller dışında kamu davası; a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl, b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi beş yıl, c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda on beş yıl, e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl geçmesiyle düşer.” Aynı Kanun'un 67 nci maddesi ise; “(1) Soruşturma ve kovuşturma yapılmasının, izin veya karar alınması veya diğer bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna bağlı bulunduğu hâllerde; izin veya kararın alınmasına veya meselenin çözümüne veya kanun gereğince hakkında kaçak olduğu hususunda karar verilmiş olan suç faili hakkında bu karar kaldırılıncaya kadar dava zamanaşımı durur. (2) Bir suçla ilgili olarak; a) Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi,
b) Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi, c) Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi, d) Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi halinde, dava zamanaşımı kesilir. (3) Dava zamanaşımı kesildiğinde, zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar. Dava zamanaşımını kesen birden fazla nedenin bulunması halinde, zamanaşımı süresi son kesme nedeninin gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar. (4) Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar.” şeklinde düzenlenmiştir.
3. İncelenen dava dosyasında; Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.12.2008 tarihli ve 2006/365 Esas, 2008/877 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis ve 450,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş; anılan karar 11.02.2009 tarihinde itiraz olunmaksızın kesinleşmiş; sanık hakkında, beş yıllık denetim süresi içerisinde 01.10.2010 tarihinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle Mahkemesine hükmün açıklanması için ihbarda bulunulmuş ancak Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2015 tarihli kararıyla hükmün açıklanmasına karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan itiraz üzerine Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.06.2020 tarihli kararıyla itirazın kabulü ile Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2015 tarihli kararının ortadan kaldırılmasına karar verildikten sonra Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2020 tarihli kararı ile seri muhakeme usulüne uygulanması ve seri muhakeme işlemlerinin yerine getirilmesi için dosyanın Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
5. Yargılama sürecinde zamanaşımı süresini kesen sanığın savunmasının alındığı tarihten itibaren durma süresi de dahil (hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden ihbara konu kasten işlenen yeni suç arasındaki süre) olağan dava zamanaşımı süresi olan 8 yıllık sürenin dolmasıyla 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 67 nci maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince sanığın üzerine atılı suçtan açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken dosyanın seri muhakeme usulü işlemleri için Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
6. Yargıtay incelemesi sırasında saptanan ve yukarıda belirtilen yeni hukuka aykırılık nedeni, kanun yararına bozma konusu yapılmadığından belirtilen kanun yolunun niteliği gereği resen giderilemeyecektir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 17.7.2007 gün ve 2007/145-172 sayılı, 27.3.2007 gün ve 2007/73-76 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere hükümdeki diğer yasaya aykırılıklar giderilmeden, uyuşmazlık konusunda karar verilmesi halinde, hukuka aykırılıkları giderme ve ülkede uygulama birliğini hukuka uygunlukla sağlama amacına hizmet için öngörülen "Kanun yararına bozma" kurumu, bünyesinde hukuka aykırılık taşıyan hükümleri onaylama sonucunu doğuracaktır. Bu nedenle kanun yararına bozma konusunun bu aşamada sonuçlandırılmasına yer olmadığına, inceleme konusu hüküm hakkında belirlenen husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle, 24.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!