8. Ceza Dairesi 2022/557 E. , 2024/1682 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/230 E. 2019/636 K.
Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.02.2006 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hükümlü veya tutukluların ayaklanması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 296 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın 24.03.2006 tarihinde temyiz edilmeden kesinleştiği, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 17.05.2011 tarihli 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "bir yıl" ibaresinin “iki yıl” olarak değiştirilmesi nedeniyle bu konuda bir karar verilmesi konulu yazısına istinaden Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.09.2011 tarihli ek kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hükümlü veya tutukluların ayaklanması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, bu kararın 24.11.2011 tarihinde kesinleştiği, suça sürüklenen çocuk hakkında Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.04.2016 tarihli kararı ile 20.05.2015, 22.05.2015, Mayıs 2015 suç tarihli uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma ve 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçlarından mahkumiyet kararı verildiği, suça sürüklenen çocuğun yeniden suç işlediğine dair bildirimde bulunulması üzerine Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2019 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verildiği ve suça sürüklenen çocuğun istinaf başvurusunda bulunması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin 04.01.2021 tarihli kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca istinaf başvurusunun süre yönünden reddine karar verildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 23.11.2021 tarihli ve 2021/24463 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 31.12.2021 tarihli ve KYB-2021/144820 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 31.12.2021 tarihli ve KYB-2021/144820 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, kayden 31/07/1986 doğumlu olup, suçun işlendiği 25.03.2004 tarihinde 18 yaşından küçük olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/8. maddesi gereğince 3 yıl denetim süresine tâbi tutulmasına karar verilmesi gerekirken 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun, denetim süresi içerisinde 22/05/2015 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan dolayı mahkûm edildiğinin ihbâr edilmesi üzerine, denetim süresinin 24/11/2014 tarihinde sona erdiği ve denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlenmediği gerekçesiyle hükmün açıklanmasına yer olmadığına ve davanın düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hükmün açıklanmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.02.2006 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hükümlü veya tutukluların ayaklanması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 296 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın 24.03.2006 tarihinde temyiz edilmeden kesinleştiği, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 17.05.2011 tarihli 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "bir yıl" ibaresinin “iki yıl” olarak değiştirilmesi nedeniyle bu konuda bir karar verilmesi konulu yazısına istinaden Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.09.2011 tarihli ek kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hükümlü veya tutukluların ayaklanması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, bu kararın 24.11.2011 tarihinde kesinleştiği, suça sürüklenen çocuk hakkında Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.04.2016 tarihli kararı ile 20.05.2015, 22.05.2015, Mayıs 2015 suç tarihli uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma ve 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçlarından mahkumiyet kararı verildiği, suça sürüklenen çocuğun yeniden suç işlediğine dair bildirimde bulunulması üzerine Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2019 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verildiği ve suça sürüklenen çocuğun istinaf başvurusunda bulunması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin 04.01.2021 tarihli kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca istinaf başvurusunun süre yönünden reddine karar verildiği belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması” başlıklı 231 inci maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan sekizinci fıkrasının birinci cümlesi ve on birinci fıkrasının birinci cümlesi;
“(8) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. ...
...
(11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. ...”
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun, “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması” başlıklı 23 üncü maddesinin birinci fıkrası;
"(Değişik: 6/12/2006-5560/40 md.) (1) Çocuğa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda, Ceza Muhakemesi Kanunundaki koşulların varlığı halinde, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Ancak, bu kişiler açısından denetim süresi üç yıldır."
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. Denetim süresi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usûlüne uygun olarak kesinleşmesi üzerine başlar. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen suça sürüklenen çocuk, bu karar usûlüne uygun bir şekilde kesinleştikten sonra üç yıl süreyle denetime tabi tutulacak ve tabi tutulduğu denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirlerine riayet etmemesi hâlinde hüküm açıklanacaktır.
4. Suça sürüklenen çocuk hakkında hükümlü veya tutuklunun ayaklanması suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 24.11.2011 tarihinde kesinleştiği, hükümlünün denetim süresi içerisinde işlediği ihbar olunan Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.04.2016 tarihli kararına konu suçun hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleşip üç yıllık denetim süresi geçtikten sonra 20.05.2015 tarihinde işlenmiş olduğu belirlenmiştir.
5. Suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasına konu suçun, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre, 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımı süresine tabi olduğu belirlenmiştir.
6.Suça sürüklenen çocuğun atılı suçu 25.03.2004 tarihinde işlediği suça ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair durma süresi de eklendiğinde 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2019 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin 4 fıkrası (d) bendi uyarınca bozma nedeni hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!