8. Ceza Dairesi 2022/556 E. , 2024/1695 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/279 E. 2018/7 K.
Alaşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 17.05.2012 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 268 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açıldığı, Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.02.2013 tarihli kararı ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesi delaletiyle 267 nci maddesi, 269 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve verilen cezanın aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, bu kararın 01.03.2013 tarihinde kesinleştiği, hükümlünün denetim süresi içerisinde 11.10.2013 tarihinde işlediği kasıtlı suç nedeniyle Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesi 10.01.2018 tarihli kararı ile yeniden duruşma açılarak hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesi delaletiyle 267 nci maddesi, 269 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükümlünün yüzüne karşı verilen hükmün istinaf edilmeden 06.02.2018 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 23.11.2021 tarihli ve 2021/24376 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2021 tarihli ve KYB-2021/146470 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.01.2021 tarihli ve KYB-2021/146470 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“1- 5237 sayılı Kanun’un 51/7. maddesinde yer alan "Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hakimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir.” ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 101/1. maddesinde yer alan “(1) Cezanın infazı sırasında, 98 ilâ 100 üncü maddeler gereğince mahkemeden alınması gereken kararlar duruşma yapılmaksızın verilir. Karar verilmeden önce Cumhuriyet savcısı ve hükümlünün görüşlerini yazılı olarak bildirmeleri istenebilir.” şeklindeki hükümler ile benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 06/02/2018 tarihli ve 2017/3667 esas, 2018/321 karar sayılı ilamında, "...erteli hapis cezasının aynen infazına yönelik verilecek olan kararın, hükmün infazına ilişkin olması nedeniyle duruşma açılmaksızın dosya üzerinden verilebilecek kararlardan olduğu gözetilmeksizin, merciince yapılan itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden..." şeklinde belirtildiği üzere, erteli hapis cezasının aynen infazına yönelik verilecek olan kararın, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden verilebilecek kararlardan olduğunun gözetilmemesinde,
2- Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesini müteakip, Mahkemesince sadece erteli hapis cezasının aynen infazına karar verilmesi ile yetinilmesi gerektiği nazara alınmadan, yeniden hüküm kurulmak suretiyle sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan yedinci fıkrası;
"Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hakimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir.”
Şeklinde düzenlenmiştir.
2. 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesi ile yapılan değişiklik öncesi 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un (5275 sayılı Kanun) 101 inci maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci fıkrası;
“Cezanın infazı sırasında, 98 ilâ 100 üncü maddeler gereğince mahkemeden alınması gereken kararlar duruşma yapılmaksızın verilir. Karar verilmeden önce Cumhuriyet savcısı ve hükümlünün görüşlerini yazılı olarak bildirmeleri istenebilir.”
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesi delaletiyle 267 nci maddesi, 269 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve verilen cezanın aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilen hükümlünün denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine Mahkemece dosya üzerinden duruşma açılmaksızın sadece "erteli hapis cezasının aynen infazına" karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, duruşma açılarak hükümlünün 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesi delaletiyle 267 nci maddesi, 269 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 ay hapis cezası ile mahkumiyetine dair hüküm kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.01.2018 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası, aynı maddenin dördüncü fıkrasının (b) bendi gereğince oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!