WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2022/550 E.  ,  2024/2286 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/296 E., 2021/536 K.

Ilgın Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.07.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında işaret ve engel koymama suçundan verilen mahkûmiyet kararına ilişkin hükmün, miktar itibariyle kesin nitelikte olduğu ve 06.07.2021 tarihinde kesinleştirme şerhi düzenlendiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 10.12.2021 tarihli ve 2021/18743 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.01.2022 tarihli ve KYB-2021/154528 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.01.2022 tarihli ve KYB-2021/154528 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, 06/07/2021 tarihinde açıklanan hükümde, kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre; 15/10/2014 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararla verilen maktu vekâlet ücreti mahsup edilerek ek vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, kurulan hükümde tekrar yürürlükteki maktu vekâlet ücretinin tamamına hükmedilmek suretiyle fazla vekâlet ücreti tayininde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
Olağanüstü kanun yolu olan ve öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozmanın amacı hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararların Yargıtay’ca incelenmesini, buna bağlı olarak da kanunların uygulanmasında ülke sathında birliğe ulaşmak, hâkim veya mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkları toplum ve birey açısından hukuk yararına gidermektir.
Olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma müessesesinin konusunu oluşturabilecek kanuna aykırılık halleri, olağan kanun yolu olan temyiz nedenlerine göre dar ve kısıtlı tutulduğunda kesin hükmün otoritesi korunmuş olur.
26.10.1932 tarih ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve bu karar esas alınmak suretiyle verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairelerin süreklilik arz eden kararlarında belirtildiği üzere, kanun yararına bozma konusu olabilecek kanuna aykırılık halleri, uygulamadaki esaslı yanlışlıklar ile esasa etkili usûl hataları olup, her hukuka aykırılığın kanun yararına bozma konusu olamayacağı ancak önemli hukuka aykırılıkların kanun yararına bozma sebebi olarak kabul edilmesinde hem fayda hem zorunluluk bulunmaktadır. Sadece " hukukun zedelenmesi sonucunu doğuracak nitelikteki hukuka aykırılıklar " kanun yararına bozma sebebi oluşturabilmelidir.
Kesinleşmiş bir hükmün otoritesini kanun yararına bozma yoluyla ortadan kaldırmak için çok önemli, esaslı bir hukuka aykırılığa dayanmak gereklidir. Öyle ki, hükmün kurulmasında önemli bir noktayı oluşturan hukuka aykırılığın varlığı; toplumu, kamu vicdanını rahatsız edecek derecede bulunmalıdır. Buradaki gaye, hukuka aykırı hükmün kanun yararına bozma yoluyla ortadan kaldırılarak kamu vicdanının, adına karar verilen milletin adalete olan inancının pekiştirilmesidir. Olağanüstü temyiz olarak da adlandırılan bu denetim yolunun amacı da ismiyle müsemma şekilde kanun yani kamu yararına uygunluktur. Bu bağlamda, sadece o davayı ilgilendiren ve karardaki maddi bir meseleye ilişkin hatanın belirtilmesinde kamu yararının da bulunmadığı açıktır.
Bu açıklamalara ve yerleşik yargısal kararlara göre (Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 05.11.2008 tarihli ve 2008/9091 Esas, 2008/7078 Karar, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 14.11.2007 tarihli ve 2007/12330 Esas, 2007/8319 Karar, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 15.06.2023 tarihli ve 2023 /4280 Esas, 2023/4372 Karar, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 27.02.2013 tarihli ve 2012/28035 Esas, 2013/3196 Karar ve Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 27.12.2012 tarihli ve 2012/21561 Esas, 2012/28771 Karar sayılı kararları) vekâlet ücretinin şahsi hakka ilişkin olması nedeniyle, bu hususta kanun yararına bozma talebinde bulunulamayacağı kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle vekalet ücretine ilişkin kanun yararına bozma talebinin " önemli esaslı hukuka aykırılık " niteliğinde bulunmadığı gibi "şahsi hak" kapsamında bulunması da göz önünde bulundurulduğunda, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2024 tarihinde karar verildi.