8. Ceza Dairesi 2022/5394 E. , 2024/816 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1083 E., 2021/1182 K.
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Söke Cumhuriyet Başsavcılığının 06.06.2018 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında başka suçlarla birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Söke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.12.2018 tarihli kararıyla sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 02.09.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, eylemin nitelendirmesine göre atılı suçu işlemediğine, mağdur olan eşinin bir anlık öfkesi sonucu vermiş olduğu beyana dayalı hüküm kurulduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanık ve mağdurenin evli oldukları ancak ayrı yaşadıkları, mağdurun ortak çocukları olan 9 aylık bebeğini hastaneye götürdüğünü haber alan sanığın, hastaneye gelerek çocuğu mağdurenin elinden alarak kendi evine zorla götürdüğü, mağdurenin de peşleri sıra konuta geldiği, mağdurenin inşaat halinde olan evden çocuğu alıp gitmek istemesi nedeniyle aralarında tartışma yaşandığı, mağdurun çocuğu alarak gitmek istemesi üzerine sanığın kapıyı kilitlemek sureti ile gitmesine engel olduğu, sanığın mağdurenin elini bilekten kırdığı, mağdurenin çocuğunun altını değiştirdikten sonra sanığın sandalyenin kırık ayağı ile mağdureye vurmaya devam ettiği, bu şekilde sanığın eşini hürriyetinden yoksun bıraktığı iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince, sanığın dolaylı ikrarından da mağduru hürriyetinden yoksun kıldığı anlaşıldığından hüküm kurulurken suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri ile sanığın kastının yoğunluğu gibi durumlar dikkate alınarak, takdiren ve tercihen alt hadden uzaklaşılarak ceza tayini yoluna gidilerek sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığından sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında eşe karşı gerçekleştirdiği eylem nedeniyle hüküm kurulurken temel cezanın doğrudan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre belirlenmesi gerekirken, hüküm kurulurken önce 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası uygulanması suretiyle kademeli uygulama yapılması ceza miktarı itibarıyla sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Dava dosyası içeriği, katılanın aşamalardaki anlatımları, katılanın adli muayene raporu, olayın kolluğa intikal şekli, tanık beyanı, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 02.09.2021 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık
görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Söke 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.01.2024 tarihinde karar verildi
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!