8. Ceza Dairesi 2022/539 E. , 2024/690 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/163 E., 2021/584 K.
İstanbul 1. Çocuk Mahkemesinin, 08.07.2021 tarihli kararı ile hükümlü ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan hükmolunan 2 ay 15 gün hapis ve 200,00 TL adli para cezasının istinaf edilmeksizin usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 09.12.2021 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.01.2022 tarihli ve KYB 2021/154476 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.01.2022 tarihli ve KYB-2021/154476 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5395 sayılı Çocuk Koruma Kanun'un 23/1. maddesinde yer alan “Çocuğa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda, Ceza Muhakemesi Kanunundaki koşulların varlığı halinde, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Ancak, bu kişiler açısından denetim süresi üç yıldır” şeklindeki düzenleme gereğince, hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşulları mevcut olan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilirken 3 yıllık denetim süresi belirlenmesi gerektiği halde, İstanbul 1. Çocuk Mahkemesinin 11/04/2012 tarihli kararında herhangi bir denetim süresi belirlenmediği, dolayısıyla denetim süresinin başladığından söz edilemeyeceği gözetilmeden, denetim süresi içerisinde kasten işlediği suçtan mahkum edildiğinden bahisle suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verilmesinde,
Kabule göre de;
Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu 14/08/2011 tarihinde işlediği, anılan tarih itibariyle 12-15 yaş gruba aralığında bulunduğu, 11/04/2012 tarihinde savunmasının alındığı, hakkında verilen 11/04/2012 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 25/04/2012 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 24/01/2015 tarihinde yeniden suç işlediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 25/04/2012 tarihi ile denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği 24/01/2015 tarihi arasında dava zamanaşımı süresinin 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince duracağı, 5237 sayılı Kanun'un 66/2 ve 66/1-e maddeleri uyarınca dava zamanaşımının 4 yıl, anılan Kanun'un 66/2, 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereğince olağanüstü dava zamanaşımı süresinin ise 6 yıl olduğu dikkate alındığında, sanığın sorgusunun yapıldığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı, bu haliyle zamanaşımının durduğu 25/04/2012 ile 24/01/2015 tarihleri arasındaki 2 yıl 8 ay 29 günlük sürenin, sanığın sorgusunun yapıldığı 11/04/2012'den hükmün açıklandığı 08/07/2021 tarihine kadar geçen süreden mahsup edilmesi sonucu kalan sürede 4 yıllık dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkında düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. 1 no.lu kanun yararına bozma isteminin incelenmesinde:
Her ne kadar 11.04.2012 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararda hükümlünün tabi olacağı denetim süresi belirlenmemiş ise de; kararın kesinleşmesiyle 3 yıllık deneme süresine tabi kılınma hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kanuni sonucu olup bu süre içerisinde kasten bir suç işlenmesi halinde askıda bulunan karar açıklanacaktır. Öte yandan dosyada mevcut kesinleşme şerhinde de hükümlünün 3 yıllık denetim süresine tabi kılındığı yer almaktadır. Dolayısıyla karardaki bu eksikliğin hükmün kesinleşmesine veya açıklanmasına engel teşkil etmeyeceği anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle 1 no.lu kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
B. 2 no.lu kanun yararına bozma isteminin incelenmesinde:
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hâlinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11 inci fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı nazara alındığında, dosya kapsamına göre hükümlü bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 25.04.2012 tarihi itibariyle duran zamanaşımının kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 24.01.2015 günü yeniden işlemeye başladığı ve buna göre zamanaşımının durduğu sürenin 3 ay 2 gün olduğu belirlenmiştir.
2. Suç tarihinde 12 -15 yaş grubunda olduğu anlaşılan hükümlünün yargılama konusu eylemi için 6136 sayılı Kanun'un 15 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 31 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 66 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği asli zamanaşımı süresinin 4 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 6 yıl olduğu anlaşılmıştır.
3. 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca denetim süresi içinde dava zamanaşımı duracağı için hesaplanan 2 yıl 8 ay 29 günlük zamanaşımı durma süresi de dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 11.04.2012 tarihinde sorgusu yapılarak zamanaşımı süresinin kesildiği, 4 yıllık olağan zamanaşımı süresinin sorgu tarihinden itibaren yeniden işlemeye başladığı, bu tarihten sonra dava zamaşımı süresini kesen başkaca bir işlemin bulunmadığı, bu haliyle, hükümlünün sorguya çekildiği 11.04.2012 tarihine durma süresi de eklendikten sonra hükmün açıklandığı 08.07.2021 tarihine kadar dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
4. Gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
A. 1.no.lu bozma istemi yöününden ;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
B. 2 no.lu bozma istemi yönünden;
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İstanbul 1. Çocuk Mahkemesinin, 08.07.2021 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeni hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanuna aykıırlık suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği DÜŞMESİNE, hükmedilen cezanın infaz edilmemesine ,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.01.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!