WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2022/5379 E.  ,  2024/747 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/515 E., 2021/998K.
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine
TEMYİZ EDENLER : Sanık ... ve müdafii, katılan ...
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığının 22.05.2018 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında temyizin kapsamına göre kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7.Ceza Dairesinin 06.02.2020 tarihli bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, Şırnak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.02.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 19.10.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin olarak, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteği,
Ceza miktarının alt sınırdan verildiğine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddenin uygulanmaması gerektiğine, olayın vehameti ile bağdaşmadığına, vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık müdafinin temyiz isteği,
Mahkemece belirlenen ceza miktarının çok ağır olduğuna, şüpheden uzak, somut delil bulunmadığına, akli durum raporları arasında çelişkiler olduğuna , beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre,
1. Dava konusu olay; 9 yaşındaki mağdur çocuğun aşamalardaki samimi anlatımları ve tüm dosya içeriğinden, sanığın 2018 yılı ocak ayı içerisinde mağdurun kolundan zorla tutarak asansör ile binanın teras katına çıkarıp arkasına geçtikten sonra eliyle vücuduna dokunmaya çalıştığı, daha sonra kendi pantolununu ve iç çamaşırını indirdiği sırada mağdurun olay yerinden kaçtığı, bu olaydan iki gün sonra yine kolundan tutup sürükleyip asansöre götürererek terasa çıkarıp pantolununu ve iç çamaşırını indirdiği sırada mağdurun kaçıp eve gittiği, 2018 yılı nisan ayında sanığın mağduru kolundan tutarak zorla asansöre bindirdikten sonra beşinci kata çıkardığı sırada mağdurun korkarak yanından kaçması ve bu suretle sanığın atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulundan alınan 28.12.2020 tarihli ve çelişkiyi gideren son raporda, sanığın muayenesi, müşahedesi, tetkikleri ve adli dosyanın incelenmesi neticesinde; ceza sorumluluğunu etkileyecek veya ortadan kaldıracak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı veya akıl zayıflığı tespit edilmediği, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve inceleme dışı çocuğun cinsel istismarı suçuna karşı cezai sorumluluğunun tam olduğu tespit edilmiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
Sanığın değişik zamanlarda birden fazla kez ve cinsel amaçla mağdur çocuğun kolundan zorla tutarak asansör ile teras katına çıkardığı ve bu suretle mağdur çocuğu alıkoyduğu sabit görülerek mahkûmiyete dair karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan yargılamada, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 41 inci maddesine göre ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevi Devlete aittir.
Aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği anlaşılmış ise de, Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve Kanundan kaynaklanan koruma
görevine ilişkindir. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, sanığın kastının yoğunluğu, meydana gelen zarar ile tüm dava dosyası içeriği gözetildiğinde, İlk Derece Mahkemesince temel cezalar belirlenirken gösterilen gerekçelerde, 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 61 inci maddelerine bir aykırılık bulunmadığından, katılan Bakanlık vekilinin temel cezanın belirlenmesine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın mahkumiyetine ilişkin kararda isabetsizlik görülmemiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan bakanlık vekili ile sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 19.10.2021 tarihli kararında katılan Bakanlık vekili, sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Şırnak 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.01.2024 tarihinde karar verildi.