WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Temmuz 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2022/5269 E.  ,  2024/1208 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/197 E., 2022/650 K.
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, eşe karşı eziyet
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan red ile hükmün onanması

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin hükmolunan ceza miktarı yönünden 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesinin birinci fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 318 inci maddesi gereğince REDDİNE karar verilerek inceleme yapılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve eşe karşı eziyet suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 27.10.2021 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama ve silahlı tehdit suçlarından dava açılmıştır.
2. Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 14.12.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan beraat; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama ve silahlı tehdit suçlarından mahkûmiyet kararları verilmiştir.
3. Katılan ilgili Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 25.03.2022 tarihli kararı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyet; kasten yaralama ve silahlı tehdit suçlarından verilen mahkûmiyet kararları kaldırılarak eylemin eşe karşı eziyet suçunu oluşturduğu kabul edilerek mahkûmiyet kararları verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz isteği ise, sübuta, suç unsurlarının oluşmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, eksik inceleme ve araştırmayla mahkumiyet kararı verildiğine ilişkindir.
2. Katılan ilgili Bakanlık vekilinin temyiz isteği, her iki suça yönelik olup, üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, resmi nikahlı eşi olan müşteki ile aralarında çıkan tartışma üzerine müştekiyi darp edip tehdit ettiği, hakaret ederek av tüfeği ile ateş ettiği, evden gitmek isteyen müştekinin gitmesine izin vermediği, pencereden kaçmak isteyen müştekinin ikinci kattan aşağıya düşerek yaralandığı iddiasına ilişkindir.
2. Adli Tıp Kurumunun 04.10.2021 tarihli raporunda, vücudunun çeşitli yerlerinde ekimoz, ve abrazyon ile her iki ayak bileğinde kırık olan mağdurenin mevcut yaralanmasının, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olmadığı ve vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarını ağır (4) derecede etkileyecek nitelikte olduğu belirtilmiştir.
3. Müşteki kovuşturma aşamasındaki beyanlarında, eşi olan sanığı suçtan kurtarmaya yönelik beyanlarda bulunmuş ise de, soruşturma aşamasında, kollukta, olayın hemen akabinde sıcağı sıcağına alınan beyanlarında, eşinin iki gün boyunca kendisine hakaret edip tehdit ettiğini, darp ederek evden gitmesine izin vermediğini, evden kaçmaya çalışırken pencereden düştüğünü ifade etmiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Katılanın soyut beyanı haricinde sanığın eşi olan müştekiyi öldürmeye teşebbüs eylemi yönünden dosyada herhangi somut bir delil bulunmadığı, bu itibarla yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı, sanık ve katılan beyanları ile sabit olan silahlı tehdit, adli rapor ile sabit olan kasten yaralama, katılan beyanları ile sabit olan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyet kararları verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın evden ayrılmak isteyen müştekinin gitmesine izin vermemesi şeklinde sübut bulan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu ile sistematik olarak ve belli bir süreç içinde gerçekleştirdiği kasten yaralama ve silahlı tehdit eylemlerinin kül halde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 96 ncı maddesindeki eziyet suçunu oluşturduğu gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna yönelik yapılan temyiz taleplerinin incelenmesinde;
A. Sanık hakkında, atılı suçtan hüküm kurulurken belirlenen temel cezada, 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ve 61 inci maddesinin birinci fıkrasına bir aykırılık bulunmadığından, katılan ilgili Bakanlık vekilinin bu yöndeki temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.
B. Olaylar ve olgular bölümünde belirtilen hususlar ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, atılı suçların sanık tarafından işlendiğine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ile katılan ilgili Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
2. Eziyet suçuna yönelik yapılan temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Sanığın, resmi nikahlı eşi olan müşteki ile aralarında çıkan tartışma üzerine, müştekiyi süreklilik ve devamlılık arz edecek şekilde iki gün boyunca darp edip tehdit ettiği, hakaret ederek av tüfeği ile arkasından ateş ettiği, evden gitmek isteyen müştekinin gitmesine izin vermediği, kurtulmak için pencereden kaçmak zorunda kalan müştekinin, yaklaşık beş metre yükseklikten düşerek dördüncü derecede (ağır) kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına neden olması şeklindeki eylemlerinin, eşe karşı eziyet suçunu oluşturması ile birlikte, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunun da bağımsızlığını koruduğu, sanığın bu suçtan ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a ve e) bentleri, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 22 nci maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
1. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 25.03.2022 tarihli kararına yönelik sanık müdafii ile katılan ilgili Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2. Eziyet suçu yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 25.03.2022 tarihli kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 307 nci maddesi uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8 inci maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, dava dosyasının Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.02.2024 tarihinde karar verildi.