WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2022/5011 E.  ,  2024/1641 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1811 E., 2021/1255 K.
SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 11.12.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. İstanbul Anadolu 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.10.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan beraat kararı verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, duruşma açılarak verilen, 08.09.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanın istinaf başvurusu kabul edilip, hüküm kaldırılarak, sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 1 yıl 3 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, sanığın suç kastının bulunmadığına, katılanın sanığı aramadığına, suçun kişiselliği ilkesinin ihlal edildiğine, sanığın benzer olaylar nedeniyle aldığı beraat kararlarının göz ardı edildiğine, sanık ile katılan arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre, dava konusu olay, katılanın olay günü, sanığın yetkilisi olduğu çağrı merkezinin kullanımında olan telefon numarası ile arandığı, mağdura, check up ve özel ambulans hizmeti sağlanacağı söylenerek katılana ait kredi kartı bilgilerinin ele geçirildiği, sonrasında söz konusu kredi kartından 240,00 TL tutarında bir teknoloji şirketinden alışveriş yapıldığı, böylece sanığın başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü;
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan beraat kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü;
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan beraat kararının, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılarak sanığın eyleminin başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu oluşturduğu değerlendirilerek, sanık hakkında bu suçtan etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Suça konu eylem sürecinde, banka tarafından 3D güvenlik şifresinin katılanın cep telefonuna gönderildiği konusunda bir uyuşmazlık bulunmadığı, bu hususunun Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçe kısmında yapılan değerlendirmede karşılandığı yerinde ve isabetli olduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına göre, sanığın aşamalarda katılana asistanlık paketi pazarladığını savunmasına karşın, yetkilisi olduğu firma tarafından katılanın kredi kartı bilgileri kullanılarak bir teknoloji şirketinden harcama yapılmış olduğu da gözetildiğinde, katılanın iradesinin fesada uğratılarak, katılana ait kredi kartı bilgilerinin ele geçirildiği ve suç kastı ile hareket edildiği konusunda bir tereddüt bulunmadığı, sanığın katılana danışmanlık hizmeti için broşür gönderildiğine ilişkin savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu görülmüştür. Açıklanan nedenlerle tebliğnamedeki eksik araştırma nedeniyle bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanık müdafinin temyiz dilekçesi ekinde katılan adına, kredi kartından yapılan 240,00 TL'lik harcamadan fazla olmak üzere 450,00 TL tutarındaki miktarın 29.04.2021 tarihinde posta yoluyla gönderildiğine dair dekontun sunulmuş olması ve ayrıca sanık hakkında aleyhe temyiz bulunmaması dikkate alınarak, katılanın zararının tamamının karşılandığı hususunun kesin olarak tespit edilmeden yazılı şekilde etkin pişmanlık hükümleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Olayın intikal şekli ve zamanı, katılanın aşamalardaki beyanları, sanığın aşamalardaki tevilli ikrara dönük savunmaları, banka cevabi yazıları, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü cevabi yazısı, katılanın kredi kartından alışveriş yapılan teknoloji şirketinin harcamayı sanığın yetkilisi olduğu şirket tarafından yapıldığına dair beyanı ve buna ilişkin dosyaya sunduğu belgeler ve tüm dosya kapsamına göre, katılanın iradesi fesada uğratılarak kredi kart bilgileri ele geçirilip kullanılmak suretiyle yapılan harcamanın, olay tarihinde sanığın yetkilisi olduğu şirket tarafından, sanığın emir ve talimatları doğrultusunda çağrı merkezi çalışanlarınca gerçekleştirildiğinin ve bu durumun sanığın cezai sorumluluğunu kaldırmayacağının görüldüğü, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz talebi yerinde görülmemekle, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 08.09.2021 tarihli, 2019/1811 Esas, 2021/1255 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 21. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.02.2024 tarihinde karar verildi.