WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2022/4942 E.  ,  2024/641 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI :2019/2046 E., 2021/1344 K.
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kızılcahamam Cumhuriyet Başsavcılığının 20.12.2018 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Kızılcahamam Asliye Ceza Mahkemesinin 11.04.2019 tarihli kararıyla sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17.Ceza Dairesinin, 15.12.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusu üzerine ilk derece mahkemesinin beraat kararının kaldırılmasına, sanığın, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan kurum vekilinin temyiz isteği; üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine, takdiri indirim uygulamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın, kız kardeşi olan mağdur ...' ı cep telefonuyla oynatma bahanesiyle kömürlüğe götürdüğü ve kömürlükte mağdurun ağzını kapatarak, hile ve cebir kullanmak suretiyle cinsel amaçla hürriyetini kısıtladığı iddiasına ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesince sanık hakkında atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; "...olay tarihinde sanığın evde bulunan mağdureyi cep telefonu vereceğinden bahisle kömürlüğe basit cinsel istismar eyleminde bulunmak amacıyla götürdüğü, dolayısıyla mağdurenin bulunduğu güvenli ortamdan yasal temsilcisinin rızası olmaksızın evden çıkartıp ayrı bir bina olan kömürlüğe götürdüğü cinsel istismar eylemi süresi dışında da mağdureyi bu şekilde hürriyetinden alıkoyduğu anlaşılmakla Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak kişiyi hürriyetten yoksun kılma suçundan mağdureyi cep telefonu verme bahanesiyle kömürlüğe götürmüş ise de götürdüğünde cep telefonunu verdiği, sanık ile mağdurenin abi kardeş oldukları dolayısıyla cep telefonu verme vaadinin Türk Ceza Kanunu'nun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası anlamında hile sayılmayacağı kabul edilerek..." sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun' un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. T.C. Anayasasının 41 inci maddesinde, ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu, aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanun'un 20 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ...'nın kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği, ancak Bakanlığın davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve Kanun'dan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek, katılan Bakanlık vekilinin, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin temyiz gerekçesi yerinde görülmemiştir.
2. Oluşa ve dosya kapsamına göre sanığın, kız kardeşi olan yaşı küçük mağdur ...' ı, cep telefonu verme bahanesiyle hile kullanarak evden ayrı bir noktada bulunan kömürlüğe götürüp cinsel amaçla hürriyetini kısıtladığı somut olayda sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası uyarınca ceza tayini gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek aynı Kanun' un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca temel ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Dosya kapsamına göre sanık ...' in, mağdur ...'a yönelik cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu, şikayet tarihi olan 21.08.2016 tarihinden 4-5 yıl öncesinde ancak tam olarak tespit edilemeyen bir tarihte gerçekleştirdiği, sanığın suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu bu nedenle hakkında 5237 sayılı Kanun' un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2-3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle katılan kurum vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17.Ceza Dairesinin, 15.12.2021 tarihli ve 2019/2046 Esas, 2021/1344 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.01.2024 tarihinde karar verildi.