WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2022/4890 E.  ,  2024/1961 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1919 E., 2021/923 K.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 04.02.2016 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Düzce 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.05.2017 tarihli kararıyla sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17.Ceza Dairesinin, 27.09.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine ilk derece mahkemesinin beraat kararının kaldırılmasına, sanığın, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 10 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; katılan mağdurun 18 yaşından küçük olup akıl hastalığının bulunduğa, kendini savunamayacak konumda bulunduğuna, Mahkemenin değerlendirmesinin hatalı olduğuna, sanığa üst sınırdan ceza verilmesinin ve lehine olan takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasının gerektiğine, re'sen tespit edilecek nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, olay tarihinde mağdurun 18 yaşını ikmal etmediği, tanık Suzan'ın temyiz dışı sanık ... ile mağduru tanıştırdığı, mağdurun ablasının ikametinde kaldığı dönemde temyiz dışı kalan sanık ... ile evlenme amaçlı kaçmaya karar verdiği, Hüseyin'in bu konuyu ablasının kayınpederi sanık ...'e anlattığı, Mehmet Kemal'in de mağduru motosiklet ile alıp sanık ...'in ikametine götürüp teslim ettiği, akşam saatlerinde mağdurun kimliğini kontrol ettiklerinde mağdurun yaşının küçük olduğunu anladıkları ve mağdurun şahsına zarar vermeden mağduru jandarma karakoluna teslim ettikleri, bu şekilde sanık ...'in mağduru bir yere gitme veya bir yerde kalma hürriyetinden yoksun bıraktığı iddiasına ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü;
İlk derece mahkemesince sanık hakkında atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü;
Bölge Adliye Mahkemesince; "...sanıklardan Hüseyin'in Türk Ceza Kanunun 103/1-a maddesi kapsamında olduğu saptanan mağdur ile tanışıp bir hafta görüştükten sonra kaçmaya karar verdikleri, Hüseyin'in kendi evinde beklediği, onun bilgisi dahilinde sanık ...'in motosikletle mağduru ablası Şükran'ın evinden alıp, sanık ...'in diğer köydeki evine götürdüğü, köydeki evde iki sanığın mağdurun yaşının küçük olduğunu anlayıp şahsına herhangi bir zarar vermeden pişmanlık gösterdikleri haklarında henüz soruşturma başlamadan mağdur açısından güvenli bir yer olan jandarma karakoluna götürüp teslim ettikleri şeklinde olayın gerçekleştiği..." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan beraat kararının kaldırılarak sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Katılan mağdurun ablası olan Şükran'ın "kız kardeşinin olay günü saat 12.30 sıralarında evden ayrıldığını, bir daha kendisinden haber alınamadığına" yönelik şikayetini saat 16.00 sıralarında 156 Jandarma hattını aramak suretiyle ilettiği, aynı gün saat 21.00 sıralarında katılan mağdurun evlenmek amacıyla temyiz dışı sanık ...'la kaçtığının kolluk kuvvetleri tarafından öğrenildiği anlaşılmakla; sanığın ihbardan sonra mağduru kolluk kuvvetlerine teslim ettiği olayda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 110 uncu maddesinde düzenlenen ''soruşturmaya başlanmadan önce mağdurun şahsına zararı dokunmaksızın onu kendiliğinden güvenli bir yerde serbest bırakma'' şartlarının gerçekleşmediği ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşulları oluşmadığı gözetilmeksizin sanık hakkında kurulan hükümde etkin pişmanlık hükmü uygulanarak eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesini'nin 27.09.2021 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.02.2024 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇESİ
Sanık ...'in müsnet kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu kasten (bilerek ve isteyerek) işlediğine dair dosyada delil bulunmamaktadır. Zira diğer sanık ..., mağdureyi evlenme kastı ile sanık ...'in evine getirdiğinde mağdurenin yaşını öğrenmesi üzerine sanık ... durumu jandarma görevlilerine bildirmiş ve mağdurenin teslimini sağlamıştır. Kaldı ki mağdure, sanık ...'in evine kendi isteği ile gelmiştir. Bu itibarla kasıt yönünden unsurları oluşmadığından, sanık ...'in beraatine karar veren ilk derece mahkemesinin kararı yerinde olup, bölge adliye mahkemesinin mahkûmiyet yönündeki kararının bozulması düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 29.02.2024