WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2022/4875 E.  ,  2024/2045 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/257 E., 2021/2772 K.
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 30.05.2018 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2. İstanbul Anadolu 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.10.2020 tarihli kararı ile sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen kasten yaralama suçunu oluşturduğu ve mağdurun şikayetinden vazgeçtiği anlaşıldığından, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince düşürülmesine karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, O Yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine duruşma açarak verdiği 27.12.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri ve 110 uncu maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 58 inci maddesi uyarınca hapis cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; mağdur ve tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığına, iftira atıldığına, mağdurun şikayetinden vazgeçtiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, mağdurun sanığa ait otoparkta 1 gün süreyle çalışıp kendisine kötü davranması nedeniyle ertesi gün işe gitmediği ve sanığın telefonunu engellediği bu sebeple aralarında önceye dayalı anlaşmazlık olduğu, olay günü mağdurun arkadaşı tanık T.E.K ile arabada oturdukları sırada açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen ve haklarında tefrik kararı verilen iki kişinin yanlarına gelerek kendilerini yol üzerinde bir yerde bırakmalarını istedikleri, tanığın sevk ve idaresindeki araçla bu kişileri istedikleri yere götürdükleri, burada mağdurun sanığı görünce tedirgin olarak tanıktan aracı sürmesini istediği; ancak araçta bulunan kimliği meçhul kişilerden birisinin aracın anahtarını alması nedeniyle olay yerinden ayrılamadıkları, sanığın, diğer kişilerle birlikte mağduru zorla araçtan indirip yakınlardaki bir binanın otoparkına götürdükleri, sopa ve sandalyelerle mağduru darp edip yaklaşık 20 dakika sonra serbest bıraktıkları iddiasına ilişkindir.
2. Tanık aşamalarda, mağdurun ifaedelerini doğrular yönde otoparkın içinde dört kişi olduğu, sanığın yumruk ve tokatla mağduru dövdüğü beyanında bulunmuştur.
3. Sanık savunmalarında olay yerinde tesadüfen karşılaştıklarına, amacının konuşmak olduğuna, ancak mağdur saygısızlık yaptığı için yumrukla vurduğuna dair beyanda bulunmuştur.
4. Adli tıp raporunda mağdurun yaralanmalarının basit tıbbi müdahale ile giderilir olduğu belirtilmiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Dosya kapsamı, sanığın kısmi ikrarı, müşteki beyanı, adli muayene raporu ve tanık beyanlarıyla kasten yaralama filinin sabit olduğu ancak sanığın müştekiyi kasten yaralama eylemi dışında bu süreyi aşacak şekilde yanında tutuğuna dair dosya kapsamında çelişkili beyanlar dışında her türlü şüpheden uzak kesin inandırıcı delil elde edilememesi sebebiyle sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince cezalandırılması gerektiği ve mağdurun şikayetinden vazgeçtiği anlaşıldığından, sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın sabit kabul edilen mağduru araçtan zorla indirip yakınlardaki bir binanın otoparkına götürmek ve burada yaklaşık 20 dakika kadar tutarak darp etmek şeklindeki eyleminin, cebir kullanmak suretiyle hukuka aykırı olarak mağduru bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci bendinde unsurları gösterilen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu, suçun birden fazla kişi tarafından birlikte ve silahtan sayılan sopa ve sandalyelerle işlenmesi nedeniyle aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca verilen cezasından artırım yapılmasına, bu suç nedeniyle soruşturmaya başlanmadan önce mağdurun şahsına zararı dokunmaksızın, onu kendiliğinden güvenli bir yerde serbest bırakması nedeniyle 110 uncu maddesi uyarınca verilen cezasından indirim yapılmasına, sanığın geçmişi, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları nedeniyle, 62 nci maddesi uyarınca verilen cezasından indirim yapılmaması ve sanığın ikinci kere mükerrir olması nedeniyle, verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Mağdurun sanık tarafından darp edildiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmündeki "mağdurun şahsına zararı dokunmaksızın serbest bırakma" şartı gerçekleşmediği halde uygulanması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi gereğince hükmolunan cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesine karşın hangi ilamın tekerrüre esas alındığının kararda gösterilmemesi karşısında, bu hususun infazda gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların eleştirilen hususlar dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 27.12.2021 tarihli 2021/257 Esas, 2021/2772 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştirilen hususlar dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 41. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2024 tarihinde karar verildi.