WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2022/4852 E.  ,  2024/808 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/92 E., 2022/411 K.
SUÇ : Cebir tehdit veya hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.03.2018 tarihli mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 23.08.2017 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve cebir tehdit veya hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.03.2018 tarihli kararı ile, sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 12 yıl hapis cezası, cebir tehdit veya hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince, Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.03.2018 tarihli kararına yönelik istinaf talebi ile ilgili, düzeltilerek başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
4. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin bu kararının sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 05.03.2019 tarihli ilamı ile çocuğun basit cinsel istismarı suçu yönünden onanmasına, "Çocuğun basit cinsel istismarı suçunun işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süre ile mağduru iradesiyle hareket edebilme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, kişinin vücudunun suçun konusu olması sebebiyle, mağdurun hareket edebilme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği, dosya kapsamına göre de sanığın, cinsel istismar eyleminde bulunduğu sırada mağdurun hürriyetini kısıtlayan başkaca bir hareketinin olmadığının anlaşılması karşısında, mevcut haliyle eylemin sadece TCK'nın 103/1. maddesinde düzenlenen çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek ilk derece mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü gerekirken, yazılı şekilde düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi, kanuna aykırı sanık müdafisinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden,..." bozulmasına karar verilmiştir.
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.04.2019 tarihli İtiraznamesi ile Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 05.03.2019 tarihli bozma ilamına "sanığın tanık Hüseyin'in müdahalesi ile cinsel istismar eylemine son verdiği, ancak mağduru serbest bırakmayıp olay yerinden uzaklaşırken elin tutup çekiştirerek yanında götürdüğü, mahalle içine doğru bir müddet gittikten sonra duruşmada ifadelerine başvurulmayan üç tanık tarafından durduruldukları ve mağdurun bu şekilde sanığın elinden kurtulduğu gözetildiğinde, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eyleminin cinsel istismar eylemi sonlandıktan sonra da devam ettiği, bu eylemin süresi ile sınırlı kalmadığı bu nedenle sanığa atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun yasal unsurlarının bulunduğu ve bu suça ilişkin mahkumiyet hükmünde bir isabetsizlik olmadığı düşüncesine varılmıştır." gerekçesiyle itirazda bulunulması üzerine Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 26.06.2019 tarihli ilamı ile itiraz nedenleri yerinde görülmediğinden reddine ve itirazın Yargıtay Ceza Genel Kurulunca incelenmesi için dosyanın Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiştir.
6. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.04.2021 tarih 2019/14-397 Esas 2021/170 Karar sayılı ilamı ile "... Anayasamızın 141 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34, 230 ve 232. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının karşı oy da dâhil olmak üzere gerekçeli olarak yazılmasının zorunlu olması, bu bağlamda yargılama sonucunda ulaşılan kanaatin, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer bilgi ve belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eylemlerinin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açıkça hükmün gerekçesine yansıtılmasının gerekmesi ve dosyada mağdurun kovuşturma aşamasında sanığın, elinden
tutarak aşağı doğru indirdiği ve bu sırada kendisine "Polislerle uğraşmayalım." dediği şeklindeki iddiası, tanık Tasim Yiğit’in soruşturma aşamasındaki "Sanık mağdur çocuğu başından tutarak koltuğuna sıkıştırmış ve öylece duruyordu." şeklindeki anlatımı, tanık ...’ın kovuşturma aşamasındaki sanığın mağduru çekiştirerek uzaklaşmaya çalıştığı yönündeki beyanı ve sanığın soruşturma aşamasında evine götürmek amacıyla mağdurun koluna girip aşağı doğru inmeye başladığı yönündeki savunması gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince söz konusu mağdur iddiası, tanık anlatımları ve sanık savunmasının gerekçe bölümünde tartışılarak hükme esas alınan veya reddedilen bilgi ve belgelerin açık bir şekilde belirtilmesi ve bunun dayanaklarının gösterilmesi, hangi delile neden itibar edilmediğinin dayanaklarının ise tatmin edici bir şekilde ortaya konulması, bu dayanakların da geçerli, yeterli ve kanuni olması, bu suretle suça konu eyleme ilişkin maddi olayın somutlaştırılmak suretiyle tam olarak tespit edilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, ön soruna ilişkin uyuşmazlık konusu bakımından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının değişik gerekçeyle kabulüne, Özel Daire bozma kararının kaldırılmasına, Bölge Adliye Mahkemesi kararının, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün yasal ve yeterli gerekçe içermemesi nedeniyle istinaf isteminin kabulü yerine düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi isabetsizliğinden bozulmasına, dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesine ... " şeklinde karar verilmiştir.
7. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun yukarıda zikredilen kararı doğrultusunda duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 16.03.2022 tarihli kararı ile Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.03.2018 tarihli, sanık ... hakkında mağdur ...'na karşı hürriyetinden yoksun kılmak suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; tanık beyanlarının çelişkili olup yeterli olmadığına, eksik inceleme ile verilen kararın bozulmasına ve duruşma talebinin kabulü ile sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi; cezanın üst sınırdan verilmesi gerektiğine ve lehe vekalet ücreti verilmesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesi'nin kabulü
Sanığın birlikte alkol aldığı mağdura yönelik cinsel eylemlerde bulunduğu, mağdurun karşı koymasına rağmen alkolün verdiği sarhoşluğun etkisiyle sanığa engel olamadığı, olay yerinde bulunan tanık H.Y. nin sanığa müdahale etmesi üzerine sanığın mağduru kaldırarak zorla olay yerinden götürmek istediği esnada diğer tanıkların olaya müdahil olup mağduru sanığın elinden kurtardıkları ve polis çağırdıkları, sanığın bu şekilde atılı suçları işlediği iddiasıyla cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda sanığın her iki suçtan ayrı ayrı mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesi'nin Kabulü
Sanık ... hakkında mağdur ...'na karşı cebir tehdit veya hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve çocuğun basit cinsel istismarı suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Bakanlık vekilinin temyizi yönünden;
Suçun işleniş şekli ve zamanı ile tüm dava dosyası içeriği gözetildiğinde, Bölge Adliye Mahkemesince temel ceza belirlenirken gösterilen gerekçelerde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 3 üncü ve 61 inci maddelerine bir aykırılık bulunmadığından katılan Bakanlık vekilinin üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 41 inci maddesine göre ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevi Devlete aittir.
Aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği anlaşılmış ise de, Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve Kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkindir.
5271 sayılı Kanun'un 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
B. Sanık müdafiinin temyizi yönünden;
1. Tüm dosya kapsamı ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.04.2021 tarihli 2019/14-397 Esas 2021/170 Karar sayılı ilamında belirtilen gerekçelere göre; sanığın mağdur ...'ye yönelik cinsel istismar eylemine tanık H.Y. nin müdahalesiyle son verdiği, olay yerinden uzaklaşırken mağduru bırakmayıp çekiştirerek yanında götürdüğü, bir müddet gittikten sonra tanıklar E.U., M.M. ve T.Y. tarafından durduruldukları ve bu esnada bile hala mağdurun başından tutarak koltuğuna kıstırmış şekilde tuttuğu, tanıklar tarafından mağdurun sanığın elinden kurtarıldığı hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğinin sabit olduğu anlaşıldığından, Mahkemece kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 16.03.2022 tarihli ve 2022/92 Esas sayılı kararında sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.01.2024 tarihinde karar verildi.