WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Temmuz 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2022/4823 E.  ,  2024/865 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1240 E., 2021/1601 K.

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, aynı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 18.03.2019 tarihli iddianamesiyle suça sürüklenen çocuk hakkında mağdur ...'a karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davaları açılmıştır.
2. Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.05.2019 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında mağdur ...'a yönelik eylemleri nedeniyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyet kararları verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 26.09.2019 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 26.09.2019 tarihli kararının suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 11.02.2021 tarihli ve 2020/767 Esas, 2021/1110 Karar sayılı kararı ile özetle "....Suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan (her iki mağdura yönelik) kurulan hükmün incelenmesinde;
Hükmedilen cezaların miktar ve türleri gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a. maddesi uyarınca ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuk müdafisi ile katılan Bakanlık vekilinin anılan hükme yönelik temyiz istemlerinin aynı Kanunun 298. maddesi gereğince REDDİNE,
Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı (mağdur ...'ya yönelik) suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Mağdur ...'nın aşamalardaki çelişkili beyanları ile kardeşi mağdureye yönelik eylemler nedeniyle soruşturmaya başlanmasından sonra ilk defa annesine suça sürüklenen çocuğun kendisine yönelik eylemlerinden bahsetmesi üzerine ayrıca şikayetçi olunması şeklindeki olayın intikal tarzı ve zamanı, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında mağdur ...'ya yönelik eylemi nedeniyle verilen mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükümlere yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi..." nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
5. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı 09.07.2021 tarihinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 26.09.2019 tarihli ve 2019/1475 Esas, 2019/25 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddi kararının 5271 sayılı Kanun'un 308 inci maddesinin (A) fıkrası uyarınca kaldırılması için itirazda bulunmuştur.
6. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesi, 20.09.2021 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı 18.03.2019 tarihli ve 2019/19682 Esas sayılı iddianamesi ile; mağdur ...'a yönelik "Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma" suçundan dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de; yüklenen suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğine dair her türlü şüpheden uzak, inandırıcı, mahkumiyet yeter nitelikte kesin delil elde edilemediğinden 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan ... ... vekilinin temyiz istemi, mağdurun annesinin ifadesi alınmadan, kanıt toplanmadan eksik araştırmayla verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, mağdur ifadelerinden sanığın mağduru odaya kilitleyip cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediğinin sabit olduğuna, kararın gerekçesinin bulunmadığına, karar kısmında kopyalama yapıştırma ile başka bir ismin yazıldığına bunun da kararın özensiz verildiğine işaret ettiğine, ayrıca suça sürüklenen çocuk hakkında yargılamanın devam ettiğine, en azından cinsel istismar suçundan görülen davanın sonucunun beklenmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Katılan Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin temyiz istemi, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, mağdur ve sanık beyanlarının çeliştiğine, mahkemenin bu çelişkiyi gidermesi gerektiğine, suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay suça sürüklenen çocuğun suç tarihleri arasında, aynı apartmanda üst katta oturan ve o sıralar 8-9 yaşlarında olan mağdur ...'a kapıyı açtığı, bu sırada evde kimse olmadığı, suça sürüklenen çocuğun pantolonunu indirip cinsel organını dışarıya çıkararak mağdur ...'dan cinsel organını öpmesini istediği, mağdurun karşı çıkması üzerine suça sürüklenen çocuğun eliyle mağdurun kafasını bastırarak cinsel organını zorla öptürdüğü, daha sonraki günlerde de apartman merdiveninde karşılaştığı mağduru birçok kere de kucağına oturttuğu, mağdurun 10 yaşında olduğu sıralarda suça sürüklenen çocuğun onu bilgisayar oynamak için evine çağırdığı, mağdurun kıyafetini çıkartarak cinsel organını poposuna bastırdığı ve suç tarihlerinde bu eylemleri birçok kere tekrarlayarak çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesince mağdur beyanına itibar edilerek suça sürüklenen çocuğun mağdur ...'a karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediğini kabul ederek mahkumiyet kararları vermiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesinin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir.
Bölge Adliye mahkemesinin İstinaf başvurusunun esastan reddine yönelik kararına Cumhuriyet savcısının itirazı üzerine,
C. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğine dair her türlü şüpheden uzak, inandırıcı, mahkumiyetine yeter nitelikte kesin delil elde edilemediğinden 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca suça sürüklenen çocuğun beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Olayın soruşturma makamlarınca öğrenilmesine ilişkin safahat, sanığın savunması ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında atılı suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğine dair her türlü şüpheden uzak somut kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesince verilen beraat kararı hukuka uygun bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 20.09.2021 tarihli ve 2021/1240 Esas sayılı kararında katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekili ve katılan ... vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2024 tarihinde karar verildi.